Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Revisyonun ardından ilk yüz kilometrede yağ çubuğunu çektiğinizde o seviyenin düşmüş olması insanı çileden çıkarır. Sanayide ustalar "motor alışıyor, segmanlar daha oturmadı" deyip geçiştirir ama işin aslı öyle basit değil. Silindir rektefiye edilirken yapılan honlama çiziklerinin açısı ve derinliği hatalıysa, yağı sıyırması gereken segman tam aksine o yağı yanma odasına taşır. Hele bir de silindir ovalleştirildiyse veya honlama çapakları silinmeden motor toplandıysa... Yağ filtresi tıkandığı an bypass valfi açılır ve o çapaklar doğrudan yataklara yürür, gerisini zaten tahmin edersiniz.
Segman uç boşluğu (gap) sente ile ölçülmeden doğrudan kapağa dizildiyse o motordan hayır beklemeyin. Kompresyon segmanı sızdırmazlığı sağlasa bile altındaki yağ segmanı kanalına tam oturmadığında, piston yukarı çıkarken yanma odasına yağ pompalar. Piston etek boşluğu toleransların üzerinde bırakıldıysa piston etek vurur, segmanların yüzeye yaptığı baskı dengesizleşir. Bazen de ustaların piyasa malı ucuz segman takımı kullanma sevdası yüzünden motor daha ilk bindirme yükünde yağ eksiltmeye başlar.
Supap gaydları değişti ama supap lastikleri tırnakla bastırılarak mı takıldı yoksa özel aparatıyla mı? Yanlış takılan bir supap lastiği daha ilk sıcaklık döngüsünde sertleşir, çatlamasa bile gaydın üzerini sıyırmayı bırakır. Üst kapaktan emme manifolduna doğru sızan yağ, emme vakumuyla birlikte doğrudan silindirlerin içine çekilir. Egzozdan mavi duman gelmiyorsa sevinmeyin; katalitik konvertör o yağı yüksek sıcaklıkta yakıp dışarıya hissettirmeden yok ediyor olabilir...
PCV valfi yani karter havalandırma sistemi revizyonda es geçildiyse karter içinde inanılmaz bir basınç birikir. Motor yenilendi, kompresyon harika denir ama karterdeki o fazla basınç yağı çubuk yuvasından veya krank keçelerinden dışarı iter. Hatta daha kötüsü; aşırı karter basıncı yağın yağ segmanı üzerinden yukarı, yanma odasına doğru fışkırmasına sebep olur. O valfi değiştirmek üç kuruşluk iştir fakat ihmal edildiğinde koca rektefiye çöpe gider.
Krank mili taşlandıktan sonra ana ve kol yatak boşlukları plastik kompresyon ölçer (plastigage) ile kontrol edildi mi sanıyorsunuz? Yatak boşluğu fazla bırakıldıysa, yağ pompası ne kadar kaliteli olursa olsun yağ basıncı düşer ve biyel kollarından püsküren fazla yağ silindir duvarlarını boğar. Segman o kadar fazla yağı sıyırmaya yetişemez. Sentetik 5W-30 koymanız gereken yere "motor yeni toplandı, alışsın" diye 20W-50 mineral yağ dolduran ustadan koşarak uzaklaşın.
Silindir kapak contası tork anahtarı kullanılmadan, kulak memesi kıvamında sıkıldıysa vay halinize. Düzensiz sıkılan kapak civataları bloğu ve silindir gömleklerini mikron düzeyinde burker, daireselliği bozar. Daireselliği bozulan bir silindirde segman ne yapsın, yüzeye tam basamaz ki. Sonra durduk yere eksilen motor yağı, bujilerin tırnaklarında kurum birikmesi ve çaresizce beklenen ikinci bir rektefiye süreci.
Segman uç boşluğu (gap) sente ile ölçülmeden doğrudan kapağa dizildiyse o motordan hayır beklemeyin. Kompresyon segmanı sızdırmazlığı sağlasa bile altındaki yağ segmanı kanalına tam oturmadığında, piston yukarı çıkarken yanma odasına yağ pompalar. Piston etek boşluğu toleransların üzerinde bırakıldıysa piston etek vurur, segmanların yüzeye yaptığı baskı dengesizleşir. Bazen de ustaların piyasa malı ucuz segman takımı kullanma sevdası yüzünden motor daha ilk bindirme yükünde yağ eksiltmeye başlar.
Supap gaydları değişti ama supap lastikleri tırnakla bastırılarak mı takıldı yoksa özel aparatıyla mı? Yanlış takılan bir supap lastiği daha ilk sıcaklık döngüsünde sertleşir, çatlamasa bile gaydın üzerini sıyırmayı bırakır. Üst kapaktan emme manifolduna doğru sızan yağ, emme vakumuyla birlikte doğrudan silindirlerin içine çekilir. Egzozdan mavi duman gelmiyorsa sevinmeyin; katalitik konvertör o yağı yüksek sıcaklıkta yakıp dışarıya hissettirmeden yok ediyor olabilir...
PCV valfi yani karter havalandırma sistemi revizyonda es geçildiyse karter içinde inanılmaz bir basınç birikir. Motor yenilendi, kompresyon harika denir ama karterdeki o fazla basınç yağı çubuk yuvasından veya krank keçelerinden dışarı iter. Hatta daha kötüsü; aşırı karter basıncı yağın yağ segmanı üzerinden yukarı, yanma odasına doğru fışkırmasına sebep olur. O valfi değiştirmek üç kuruşluk iştir fakat ihmal edildiğinde koca rektefiye çöpe gider.
Krank mili taşlandıktan sonra ana ve kol yatak boşlukları plastik kompresyon ölçer (plastigage) ile kontrol edildi mi sanıyorsunuz? Yatak boşluğu fazla bırakıldıysa, yağ pompası ne kadar kaliteli olursa olsun yağ basıncı düşer ve biyel kollarından püsküren fazla yağ silindir duvarlarını boğar. Segman o kadar fazla yağı sıyırmaya yetişemez. Sentetik 5W-30 koymanız gereken yere "motor yeni toplandı, alışsın" diye 20W-50 mineral yağ dolduran ustadan koşarak uzaklaşın.
Silindir kapak contası tork anahtarı kullanılmadan, kulak memesi kıvamında sıkıldıysa vay halinize. Düzensiz sıkılan kapak civataları bloğu ve silindir gömleklerini mikron düzeyinde burker, daireselliği bozar. Daireselliği bozulan bir silindirde segman ne yapsın, yüzeye tam basamaz ki. Sonra durduk yere eksilen motor yağı, bujilerin tırnaklarında kurum birikmesi ve çaresizce beklenen ikinci bir rektefiye süreci.