Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu hafifçe sola kırarsın, alt taraftan o gıcırtı gelir. Renault grubunda bu ses yabancı değil, çoğu sürücü zaten alışmıştır. Amortisör Takozlarının Aşınması tam da böyle bir şey işte; sessizce başlar, sonra kendini hissettirir. Bazen sadece bir tıkırtıdır duyduğun, bazen de lokum gibi yolda takozun yıprandığını basbayağı anlarsın. Otomobilin ön takımı aslında sana sürekli bir şeyler anlatmaya çalışır... Anlayana elbette.
Kasıslerden geçerken aracın arkası fazla mı esniyor? Amortisör patlamış olabilir, hidrolik sızdırmıştır çoktan. Yağ sızıntısı başladımı o parçadan artık hayır gelmez, değişim vakti gelmiştir. Renault'ların o yumuşak sürüş hissi bir anda kaybolur, araba yolda gezinmeye başlar. Sanki direksiyon senin elinde değilmiş gibi bir his girer içeri. Tehlikeli mi? Fazlasıyla.
Yayların sertleşmesi veya çökmesi sürüş konforunu doğrudan baltalıyor. Çukura girersin, vuruntu doğrudan şasiye vurur, içini cız ettirir. Acaba patlak amortisörle kaç kilometre daha gidilir ki? Gitmemek lazım aslında ama işte, insanız, erteliyoruz çoğu zaman... Oysa ertelenen her süspansiyon arızası, rot başlarına ve salıncaklara fazladan yük bindirmekten başka bir işe yaramıyor.
Sadece amortisörün kendisi değil ki sorun, bilyası var, körüğü var, takozu var. Küçük bir kauçuk parçanın yırtılması bile bütün sistemin çalışma dengesini bir anda altüst edebilir. Çamur girer, toz girer, çalışan aksamı içeriden yavaş yavaş yer bitirir. Parçayı orijinaliyle değiştirmeli mi yoksa yan sanayi de iş görür mü? Tamircilerin bu konuda kafası her zaman biraz karışıktır.
Fren mesafesinin bir anda uzadığını fark ettin mi hiç? İşte o an akla ilk gelen şey fren balatası olur ama asıl suçlu çoğu zaman zıplayan tekerleklerdir. Amortisör patlaksa tekerlek yola tam basamaz, sürekli hafifçe zıplar durur. Yolu tutamayan araba da haliyle kolay kolay durmak bilmez. Bir bakmışsın önündeki araca tehlikeli şekilde yaklaşmışsın...
Sağ amortisörü değiştireyim, sol nasılsa sağlam duruyor demek en büyük tuzaktır. Çift değiştirmeyeceksen hiç dokunma daha iyi, dengesizlik yaratırsın araçta. Bir tarafı sıfır, diğer tarafı yorgun olan bir Renault virajda seni fazlasıyla üzer. Yoldaki savrulmayı engellemek istiyorsan o iki tarafı her zaman eşitleyeceksin. Ustaya güvenirsin ama yine de başında durup bakmakta fayda var.
Kasıslerden geçerken aracın arkası fazla mı esniyor? Amortisör patlamış olabilir, hidrolik sızdırmıştır çoktan. Yağ sızıntısı başladımı o parçadan artık hayır gelmez, değişim vakti gelmiştir. Renault'ların o yumuşak sürüş hissi bir anda kaybolur, araba yolda gezinmeye başlar. Sanki direksiyon senin elinde değilmiş gibi bir his girer içeri. Tehlikeli mi? Fazlasıyla.
Yayların sertleşmesi veya çökmesi sürüş konforunu doğrudan baltalıyor. Çukura girersin, vuruntu doğrudan şasiye vurur, içini cız ettirir. Acaba patlak amortisörle kaç kilometre daha gidilir ki? Gitmemek lazım aslında ama işte, insanız, erteliyoruz çoğu zaman... Oysa ertelenen her süspansiyon arızası, rot başlarına ve salıncaklara fazladan yük bindirmekten başka bir işe yaramıyor.
Sadece amortisörün kendisi değil ki sorun, bilyası var, körüğü var, takozu var. Küçük bir kauçuk parçanın yırtılması bile bütün sistemin çalışma dengesini bir anda altüst edebilir. Çamur girer, toz girer, çalışan aksamı içeriden yavaş yavaş yer bitirir. Parçayı orijinaliyle değiştirmeli mi yoksa yan sanayi de iş görür mü? Tamircilerin bu konuda kafası her zaman biraz karışıktır.
Fren mesafesinin bir anda uzadığını fark ettin mi hiç? İşte o an akla ilk gelen şey fren balatası olur ama asıl suçlu çoğu zaman zıplayan tekerleklerdir. Amortisör patlaksa tekerlek yola tam basamaz, sürekli hafifçe zıplar durur. Yolu tutamayan araba da haliyle kolay kolay durmak bilmez. Bir bakmışsın önündeki araca tehlikeli şekilde yaklaşmışsın...
Sağ amortisörü değiştireyim, sol nasılsa sağlam duruyor demek en büyük tuzaktır. Çift değiştirmeyeceksen hiç dokunma daha iyi, dengesizlik yaratırsın araçta. Bir tarafı sıfır, diğer tarafı yorgun olan bir Renault virajda seni fazlasıyla üzer. Yoldaki savrulmayı engellemek istiyorsan o iki tarafı her zaman eşitleyeceksin. Ustaya güvenirsin ama yine de başında durup bakmakta fayda var.