Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Küçücük bir metal parçasının koca bir motoru avucunun içinde tuttuğuna inanmak zor gelebilir ama durum tam olarak bu. Sürücülerin çoğu hararet ibresi kırmızıya dayandığında faturayı hemen contaya ya da devirdaim pompasına keser. Oysa sistemdeki o devasa basıncı yöneten, düzeni sağlayan gizli kahraman radyatör kapağından başkası değildir. Basit bir kapak deyip geçmeyin; içinde çalışan hassas yaylar bozulduğunda bütün soğutma sistemi adeta felç olur.
Genleşme deposundan sürekli bir su eksilmesi fark ediyorsanız ama aracın altında tek damla bile sızıntı göremiyorsanız şüphelerinizi tek bir noktaya odaklayın. Kapak, içerideki basıncı ayarlanan seviyede tutamadığında su buharlaşır ve çaktırmadan havaya karışır. Fizik kuralları nettir; basınç düştükçe suyun kaynama noktası aşağı çekilir. Kaynayan su buharlaşır, buharlaşan su yok olur… Sonra bir bakmışsınız motor susuz kalmış.
Radyatör hortumlarının motor çalışmıyorken bile adeta büzüşüp içinin çekildiğini görmek ciddi bir alarm belirtisidir. Sağlıklı bir sistemde motor soğudukça vakum valfi açılır ve içeri hava ya da yedek depodan sıvı çekilir. Kapaktaki o minik vakum mekanizması tıkandığında ise hortumlar meyve suyu kutusu gibi içine çöker. Bazen sadece kapaktaki contayı değiştirmek, koca bir hortum takımını kurtarmaya yeter.
Motoru stop ettikten sonra kaputun altından fısıltı gibi bir cıss sesi duymak ya da fokurdama sesleriyle karşılaşmak hiç normal bir durum değildir. Basınç valfi kaçıran bir radyatör kapağı, kaynayan soğutma sıvısının yedek depoya kontrolsüzce hücum etmesine yol açar. Su taşar, ortalık batar, motorun dengesi altüst olur. Araç sanki kendi kendine konuşuyor gibi garip sesler çıkarıyorsa kulak verin; kapak size veda ediyor olabilir.
Yılların birikimi olan pas ve kireç, o hassas yay mekanizmasının en büyük düşmanıdır. Zamanla sertleşen, çatlayan veya özelliğini kaybeden kauçuk contalar basıncı içeride tutamaz hale gelir. Kaputu açıp kapağı elinize aldığınızda kauçuk kısmın sertleştiğini hissediyorsanız hiç düşünmeden yenisiyle değiştirin. Zaten maliyeti komik sayılacak bir parçayı ihmal edip binlerce liralık motor rektefiyesiyle yüzleşmek akıl kârı değil.
Sıcak bir motorun radyatör kapağına asla pat diye dokunmayın, o basınçlı buhar adamı hastanelik eder. Aracınız soğukken kapağı söküp altındaki yayın esnekliğini elinizle kontrol etmek bir dakikanızı bile almaz. Basit önlemler hayat kurtarır, küçük parçalar ise koca bir motoru… Aracınızın sesini dinleyin ve o küçük kapağın işaretlerini sakın görmezden gelmeyin.
Genleşme deposundan sürekli bir su eksilmesi fark ediyorsanız ama aracın altında tek damla bile sızıntı göremiyorsanız şüphelerinizi tek bir noktaya odaklayın. Kapak, içerideki basıncı ayarlanan seviyede tutamadığında su buharlaşır ve çaktırmadan havaya karışır. Fizik kuralları nettir; basınç düştükçe suyun kaynama noktası aşağı çekilir. Kaynayan su buharlaşır, buharlaşan su yok olur… Sonra bir bakmışsınız motor susuz kalmış.
Radyatör hortumlarının motor çalışmıyorken bile adeta büzüşüp içinin çekildiğini görmek ciddi bir alarm belirtisidir. Sağlıklı bir sistemde motor soğudukça vakum valfi açılır ve içeri hava ya da yedek depodan sıvı çekilir. Kapaktaki o minik vakum mekanizması tıkandığında ise hortumlar meyve suyu kutusu gibi içine çöker. Bazen sadece kapaktaki contayı değiştirmek, koca bir hortum takımını kurtarmaya yeter.
Motoru stop ettikten sonra kaputun altından fısıltı gibi bir cıss sesi duymak ya da fokurdama sesleriyle karşılaşmak hiç normal bir durum değildir. Basınç valfi kaçıran bir radyatör kapağı, kaynayan soğutma sıvısının yedek depoya kontrolsüzce hücum etmesine yol açar. Su taşar, ortalık batar, motorun dengesi altüst olur. Araç sanki kendi kendine konuşuyor gibi garip sesler çıkarıyorsa kulak verin; kapak size veda ediyor olabilir.
Yılların birikimi olan pas ve kireç, o hassas yay mekanizmasının en büyük düşmanıdır. Zamanla sertleşen, çatlayan veya özelliğini kaybeden kauçuk contalar basıncı içeride tutamaz hale gelir. Kaputu açıp kapağı elinize aldığınızda kauçuk kısmın sertleştiğini hissediyorsanız hiç düşünmeden yenisiyle değiştirin. Zaten maliyeti komik sayılacak bir parçayı ihmal edip binlerce liralık motor rektefiyesiyle yüzleşmek akıl kârı değil.
Sıcak bir motorun radyatör kapağına asla pat diye dokunmayın, o basınçlı buhar adamı hastanelik eder. Aracınız soğukken kapağı söküp altındaki yayın esnekliğini elinizle kontrol etmek bir dakikanızı bile almaz. Basit önlemler hayat kurtarır, küçük parçalar ise koca bir motoru… Aracınızın sesini dinleyin ve o küçük kapağın işaretlerini sakın görmezden gelmeyin.