Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kondansatör dediğimiz o petekli yapı, aracın ön tamponunun hemen arkasında, motor radyatörünün tam önüne gizlenmiş durumdadır. İçinden yüksek basınçlı R134a veya yeni nesil R1234yf gazı geçerken, kompresörün bastığı o fırın gibi sıcak gazın sıvılaşması için harici bir hava akışına muhtaçtır; fan dönmediği an gaz soğuyamaz. Sıcaklık düştükçe yoğunlaşması gereken soğutucu akışkan, radyatör fanı durduğu vakit gaz fazında sıkışıp kalır. Yani fanın çalışmaması doğrudan kondansatörün görevini aksatması demektir ki bu da kabine buz gibi hava üflemesi gereken sistemin bir anda ılık üflemeye başlamasıyla sonuçlanır...
Trafikte kırmızı ışıkta beklerken klimanın bir anda pes edip ılık üflemeye başlaması, sonra otobana çıkıp hızlanınca tekrar soğutması size de tanıdık geliyor mu? Araba hareket halindeyken önden giren doğal rüzgar kondansatörü bir şekilde idare eder, gazı bir nebze soğutur. Ama araç durduğunda veya sıkışık trafikte seyrederken o hayati hava akımını yaratacak tek bir güç kalır geriye: Soğutma fanı. Fan motoru kilitlendiğinde ya da fan rezistansı yandığında yüksek basınç sensörü devreyi anında korumaya alır. Sistem aşırı basınçtan patlamasın diye kompresör debriyajını boşa çıkarır otomobil... Haliyle seyir halindeki ferahlık ile dur-kalk trafikteki eziyet arasındaki o devasa uçurum tamamen bu pervanenin keyfine bağlıdır.
Peki sistemdeki yüksek basınç sadece iklimlendirmenin kesilmesiyle mi sınırlı kalır zannediyorsunuz? Asla. Yüksek basınç hattındaki bar değeri kritik seviyelere tırmandığında, klima kompresörü inanılmaz bir mekanik yük altında ezilmeye başlar. Kasnak kayışı zorlanır, kompresör pistonları aşırı ısınır ve yağlama özelliğini yitiren sistem içi gaz, kompresörün kilitlenip tamamen çöp olmasına yol açabilir. Ufacık bir fan motoru veya röle arızasını zamanında fark etmeyip ertelemek, günün sonunda koca bir kompresör değişim faturasıyla yüzleşmek demektir bazen. Bir röle maliyeti nerede, komple klima kompresörü ve hat temizliği masrafı nerede...
Otomobilin soğutma sistemi ile klima döngüsü sanılanın aksine bağımsız iki ayrı dünya değil, adeta etle tırnak gibidir. Çift kademeli fan sistemine sahip araçlarda birinci kademe rezistansı patladığında fan sadece motor harareti tavan yapınca ikinci kademede yırtınarak çalışır. Bu durum motorun hararet yapmasını belki engeller ama o esnada klima kondansatörü aşırı ısıdan kavrulur. Motor bloğunu koruyoruz zannederken kabin içindeki konfordan olmak tam olarak bu teknik aksaklıktan kaynaklanır. Fanın ilk kademesi devre dışıysa klima sistemi yüksek basınç korumasına geçip kendini sürekli açıp kapatır; kompresörün röleden gelen o tık tık sesleri aslında sistemin bir nevi "can çekişme" çığlığıdır.
Trafikte kırmızı ışıkta beklerken klimanın bir anda pes edip ılık üflemeye başlaması, sonra otobana çıkıp hızlanınca tekrar soğutması size de tanıdık geliyor mu? Araba hareket halindeyken önden giren doğal rüzgar kondansatörü bir şekilde idare eder, gazı bir nebze soğutur. Ama araç durduğunda veya sıkışık trafikte seyrederken o hayati hava akımını yaratacak tek bir güç kalır geriye: Soğutma fanı. Fan motoru kilitlendiğinde ya da fan rezistansı yandığında yüksek basınç sensörü devreyi anında korumaya alır. Sistem aşırı basınçtan patlamasın diye kompresör debriyajını boşa çıkarır otomobil... Haliyle seyir halindeki ferahlık ile dur-kalk trafikteki eziyet arasındaki o devasa uçurum tamamen bu pervanenin keyfine bağlıdır.
Peki sistemdeki yüksek basınç sadece iklimlendirmenin kesilmesiyle mi sınırlı kalır zannediyorsunuz? Asla. Yüksek basınç hattındaki bar değeri kritik seviyelere tırmandığında, klima kompresörü inanılmaz bir mekanik yük altında ezilmeye başlar. Kasnak kayışı zorlanır, kompresör pistonları aşırı ısınır ve yağlama özelliğini yitiren sistem içi gaz, kompresörün kilitlenip tamamen çöp olmasına yol açabilir. Ufacık bir fan motoru veya röle arızasını zamanında fark etmeyip ertelemek, günün sonunda koca bir kompresör değişim faturasıyla yüzleşmek demektir bazen. Bir röle maliyeti nerede, komple klima kompresörü ve hat temizliği masrafı nerede...
Otomobilin soğutma sistemi ile klima döngüsü sanılanın aksine bağımsız iki ayrı dünya değil, adeta etle tırnak gibidir. Çift kademeli fan sistemine sahip araçlarda birinci kademe rezistansı patladığında fan sadece motor harareti tavan yapınca ikinci kademede yırtınarak çalışır. Bu durum motorun hararet yapmasını belki engeller ama o esnada klima kondansatörü aşırı ısıdan kavrulur. Motor bloğunu koruyoruz zannederken kabin içindeki konfordan olmak tam olarak bu teknik aksaklıktan kaynaklanır. Fanın ilk kademesi devre dışıysa klima sistemi yüksek basınç korumasına geçip kendini sürekli açıp kapatır; kompresörün röleden gelen o tık tık sesleri aslında sistemin bir nevi "can çekişme" çığlığıdır.