Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Termostat kelimesi Fransız mühendisliğinin o kibirli sokaklarında doğdu ama bizim kaputların altında tam bir kördüğüme döndü.
Yolun ortasında birden fırlayan o kırmızı hararet ibresi aslında sessiz bir çığlıktır, duymasını bilene.
Sıcaklık dengesini kuramayan bir motor, kalbi tekleyen bir insan gibidir; ne nefesi yeter ne de gücü...
Neden hep o rampa yukarı çıkarken açar bu arıza dişini, bunu hiç düşündünüz mü?
Termostat dediğin küçük bir parça, evet; fakat bütün motoru hurdaya çıkaracak kadar da inatçı.
Su kaynatmak sadece suyun işi değil, o metal yığınının dilsiz feryadıdır.
Değiştirin gitsin o eski termostatı, yok sonra çok ararsınız o eski çekişi...
Asla tesadüf değildir o ani sıcaklık dalgalanmaları, Peugeot’nun kronik ezberidir bu.
Yolun ortasında birden fırlayan o kırmızı hararet ibresi aslında sessiz bir çığlıktır, duymasını bilene.
Sıcaklık dengesini kuramayan bir motor, kalbi tekleyen bir insan gibidir; ne nefesi yeter ne de gücü...
Neden hep o rampa yukarı çıkarken açar bu arıza dişini, bunu hiç düşündünüz mü?
Termostat dediğin küçük bir parça, evet; fakat bütün motoru hurdaya çıkaracak kadar da inatçı.
Su kaynatmak sadece suyun işi değil, o metal yığınının dilsiz feryadıdır.
Değiştirin gitsin o eski termostatı, yok sonra çok ararsınız o eski çekişi...
Asla tesadüf değildir o ani sıcaklık dalgalanmaları, Peugeot’nun kronik ezberidir bu.