Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Salıncak ile tekerlek taşıyıcısı arasındaki o minik mafsal var ya, işte o rotil dediğimiz parça Peugeot modellerinde adeta karakter testine tabi tutulur; yoldaki en ufak bir çukurda bile sabrını sınar.
Fransız mühendisliğinin o hassas ön takım geometrisi, bizim bozuk yollarımızla karşılaşınca maalesef erken havlu atıyor, alt tabladan gelen o tok ve metalik kütürtü aslında bana rotilin kovanından oynamaya başladığını fısıldıyor.
Ön tekerleklerden biri boşa çıkmış gibi sağa sola gezmeye başladığında, direksiyondaki o boşluk hissi insanın midesini bulandırır; milimetrik bir toleransla çalışan bu mafsalın yuvasından sıyrılması an meselesidir çünkü.
Kulak tırmalayan o gıcırtılar özellikle park manevralarında artıyorsa, rotil kafasının içindeki o plastik yatağın tamamen eridiğini ve metalin metale sürtündüğünü anlamak hiç de zor olmasa gerek.
Rotil yerinden çıkarsa ne olur hiç düşündün mü; virajın ortasında tekerleğin bodoslama dışarı fırlaması, o Peugeot'nun o an seni yolda adeta öksüz bırakması demektir ki bu riski kesinlikle almamak lazım.
Yedek parçacıdan ucuz bir yan sanayi ürünü alıp takmak sadece günü kurtarır, o kalitesiz mil bin kilometre sonra yine aynı gürültüyle kapını çalacaktır; orijinal çelik dövme parça şart.
Rotil körüğü yırtıldığı an su ve toz içeri dolar, o içerideki bilyeleri zımpara gibi yiyip bitirirken sen arkadan gelen o tıkırtılara sadece şahit olursun...
Lifte kaldırıp aracı altını incelediğinde, levye ile salıncağa şöyle bir yüklenmeni tavsiye ederim; o rotil pimi yukarı aşağı oynuyorsa o parça artık ömrünü tamamlamıştır, uzatmanın manası yok.
Fransız mühendisliğinin o hassas ön takım geometrisi, bizim bozuk yollarımızla karşılaşınca maalesef erken havlu atıyor, alt tabladan gelen o tok ve metalik kütürtü aslında bana rotilin kovanından oynamaya başladığını fısıldıyor.
Ön tekerleklerden biri boşa çıkmış gibi sağa sola gezmeye başladığında, direksiyondaki o boşluk hissi insanın midesini bulandırır; milimetrik bir toleransla çalışan bu mafsalın yuvasından sıyrılması an meselesidir çünkü.
Kulak tırmalayan o gıcırtılar özellikle park manevralarında artıyorsa, rotil kafasının içindeki o plastik yatağın tamamen eridiğini ve metalin metale sürtündüğünü anlamak hiç de zor olmasa gerek.
Rotil yerinden çıkarsa ne olur hiç düşündün mü; virajın ortasında tekerleğin bodoslama dışarı fırlaması, o Peugeot'nun o an seni yolda adeta öksüz bırakması demektir ki bu riski kesinlikle almamak lazım.
Yedek parçacıdan ucuz bir yan sanayi ürünü alıp takmak sadece günü kurtarır, o kalitesiz mil bin kilometre sonra yine aynı gürültüyle kapını çalacaktır; orijinal çelik dövme parça şart.
Rotil körüğü yırtıldığı an su ve toz içeri dolar, o içerideki bilyeleri zımpara gibi yiyip bitirirken sen arkadan gelen o tıkırtılara sadece şahit olursun...
Lifte kaldırıp aracı altını incelediğinde, levye ile salıncağa şöyle bir yüklenmeni tavsiye ederim; o rotil pimi yukarı aşağı oynuyorsa o parça artık ömrünü tamamlamıştır, uzatmanın manası yok.