Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Peugeot Hararet Arıza Lambası Neden Yanar?
Yolun ortasında, o tanıdık ve bir o kadar da sinir bozucu kırmızı hararet ikaz lambasının ansızın yanması... İnsanın aniden kalbine indiren o saniyeler var ya, işte tam o an bütün keyif kaçar ve direksiyondaki o rahat duruş yerini derin bir strese bırakır.
Motor suyu dediğimiz sıvı, aslında o demir yığınının damarlarındaki can damarıdır ve o su bir şekilde eksildiğinde ya da devridaim yapmayı bıraktığında metal parçalar birbirini yiyip bitirmeye başlar.
Aslında bu durum sadece bir su eksilmesi meselesi de değil bazen; kim bilir belki de radyatör petekleri yılların verdiği yorgunlukla iyice tıkanmıştır ya da ön taraftaki o küçük ama hayat kurtaran fan motoru sigorta attığı için sessizce durmuştur.
Sıcak bir yaz gününde trafikte saatlerce dur-kalk yaparken o ibrenin yukarı tırmanışını izlemek resmen işkence gibidir; motor resmen "ben artık nefes alamıyorum, dur" diye feryat eder ama biz genellikle müziğin sesinden ya da klimanın uğultusundan bunu çok geç fark ederiz.
Devridaim pompası denilen o gizli kahraman zamanla aşınıp kanatlarını kaybettiğinde su dönmeyi keser, su dönmeyince de motorun içindeki o cehennem ateşi dışarı taşacak yer arar ve sonuç kaçınılmazdır.
O kırmızı lamba yandığı an sakın yola devam edeyim deme, hemen sağa çek, motoru rölantide biraz dinlendir ama sakın ha sıcak motorun kaputunu açıp da o genleşme deposunun kapağını balıklama açmaya kalkma, yoksa o kaynar su yüzüne patlar da ömür boyu unutamayacağın bir acı bırakır.
Termostat dediğimiz o küçük mekanik parça açık konumda sıkışıp kalmayı unutup kapalı konumda takılıp kaldığında, su radyatöre hiç uğramadan motorun içinde dönüp durur ve bu da motorun saniyeler içinde kaynamasına zemin hazırlar.
Yıllarca antifriz koyulmamış, sadece musluk suyuyla idare edilmiş motorların içi nasıl pas bağlar bir bilsen; o pas tabakası resmen bir yalıtım katmanı oluşturur ve suyun soğutma görevini yapmasını engeller.
Gösterge panelindeki o arıza lambası bazen de motor aslında çok da sıcak değilken sadece müşürün arızalanması yüzünden yalancı çoban gibi yanıp durur ama sen yine de o riski asla alma ve kesinlikle ustaya göster.
Aracının bakımını zamanında yaptırmak, o kaputun altına ara sıra şöyle bir göz atıp su seviyesini kontrol etmek seni trafikte o rezil duruma düşmekten kurtaracak en basit ama en etkili yoldur.
Yolun ortasında, o tanıdık ve bir o kadar da sinir bozucu kırmızı hararet ikaz lambasının ansızın yanması... İnsanın aniden kalbine indiren o saniyeler var ya, işte tam o an bütün keyif kaçar ve direksiyondaki o rahat duruş yerini derin bir strese bırakır.
Motor suyu dediğimiz sıvı, aslında o demir yığınının damarlarındaki can damarıdır ve o su bir şekilde eksildiğinde ya da devridaim yapmayı bıraktığında metal parçalar birbirini yiyip bitirmeye başlar.
Aslında bu durum sadece bir su eksilmesi meselesi de değil bazen; kim bilir belki de radyatör petekleri yılların verdiği yorgunlukla iyice tıkanmıştır ya da ön taraftaki o küçük ama hayat kurtaran fan motoru sigorta attığı için sessizce durmuştur.
Sıcak bir yaz gününde trafikte saatlerce dur-kalk yaparken o ibrenin yukarı tırmanışını izlemek resmen işkence gibidir; motor resmen "ben artık nefes alamıyorum, dur" diye feryat eder ama biz genellikle müziğin sesinden ya da klimanın uğultusundan bunu çok geç fark ederiz.
Devridaim pompası denilen o gizli kahraman zamanla aşınıp kanatlarını kaybettiğinde su dönmeyi keser, su dönmeyince de motorun içindeki o cehennem ateşi dışarı taşacak yer arar ve sonuç kaçınılmazdır.
O kırmızı lamba yandığı an sakın yola devam edeyim deme, hemen sağa çek, motoru rölantide biraz dinlendir ama sakın ha sıcak motorun kaputunu açıp da o genleşme deposunun kapağını balıklama açmaya kalkma, yoksa o kaynar su yüzüne patlar da ömür boyu unutamayacağın bir acı bırakır.
Termostat dediğimiz o küçük mekanik parça açık konumda sıkışıp kalmayı unutup kapalı konumda takılıp kaldığında, su radyatöre hiç uğramadan motorun içinde dönüp durur ve bu da motorun saniyeler içinde kaynamasına zemin hazırlar.
Yıllarca antifriz koyulmamış, sadece musluk suyuyla idare edilmiş motorların içi nasıl pas bağlar bir bilsen; o pas tabakası resmen bir yalıtım katmanı oluşturur ve suyun soğutma görevini yapmasını engeller.
Gösterge panelindeki o arıza lambası bazen de motor aslında çok da sıcak değilken sadece müşürün arızalanması yüzünden yalancı çoban gibi yanıp durur ama sen yine de o riski asla alma ve kesinlikle ustaya göster.
Aracının bakımını zamanında yaptırmak, o kaputun altına ara sıra şöyle bir göz atıp su seviyesini kontrol etmek seni trafikte o rezil duruma düşmekten kurtaracak en basit ama en etkili yoldur.