Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kapa kaputu, dinle motoru; o metal yığınının altında sadece benzinle hava yanmıyor, milyonlarca kez dönen kauçuk bir senfoni var ki tek bir hatayı affetmez.
Korkunç bir gürültüyle koptuğunda pistonla sübaplar ringe çıkar, galibi şimdiden söyletme bana.
Esneyen dişli senteden şaşar, piston sübapla kucaklaşır... Hani o güvendiğin motor ustası var ya, "Bir şey olmaz bunlara" derken aslında cebindeki paraya göz dikmiştir, unut o masalları.
Kauçuk dediğin nedir ki? Zamanla kurur, çatlar, "ben gidiyorum" bile demeden o son dişi sıyırıverir.
Kilometresi dolmasa bile ömrü biter bazen; ya sıcaktan kavrulur ya da kaçan bir damla yağla erir gider.
Neden hâlâ o eskimiş parçayla yola devam edersin ki?
Değiştir o lanet kayışı, sonra gecenin bir yarısı otoyolda çekici beklerken anlarsın masrafın büyüğünü.
Korkunç bir gürültüyle koptuğunda pistonla sübaplar ringe çıkar, galibi şimdiden söyletme bana.
Esneyen dişli senteden şaşar, piston sübapla kucaklaşır... Hani o güvendiğin motor ustası var ya, "Bir şey olmaz bunlara" derken aslında cebindeki paraya göz dikmiştir, unut o masalları.
Kauçuk dediğin nedir ki? Zamanla kurur, çatlar, "ben gidiyorum" bile demeden o son dişi sıyırıverir.
Kilometresi dolmasa bile ömrü biter bazen; ya sıcaktan kavrulur ya da kaçan bir damla yağla erir gider.
Neden hâlâ o eskimiş parçayla yola devam edersin ki?
Değiştir o lanet kayışı, sonra gecenin bir yarısı otoyolda çekici beklerken anlarsın masrafın büyüğünü.