Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sıcak yaz gününde arabaya binip klimayı açtığınızda yüzünüze vuran o ılık, hatta fırın gibi hava yok mu? İşte o an, Opel mühendislerine olan tüm sempatiniz bir saniyede buharlaşır gider. Bu araçların kliması bozulduğu zaman yarım yamalak arıza vermez; çat diye kalırsınız ortada. Özellikle Astra, Corsa ya da Insignia kullanıyorsanız bu senaryoyla karşılaşma ihtimaliniz bir tesadüf değil, adeta bir kaderdir. Kompresör kilitlenir, ses yapmaya başlar ya da kasnak bilyası dağılır... Liste uzar gider.
Neden bu Alman harikaları yazın en sıcak gününü seçer pes etmek için? Çoğu sürücü suçu hemen gaza atar, "gazı bitti herhalde" deyip geçiştirir ama mesele o kadar basit değil. Gaz dolumu yaptırırsınız, iki gün sonra yine aynı hamam havası. Çünkü içeride metal metale sürtüyor, kompresörün pistonları can çekişiyor. Ses çıkarmaya başladığı an müdahale etmezseniz, o metal çapakları bütün klima sistemine yayılır ve maliyet bir anda üç katına çıkar.
Yıllardır sanayide gördüğüm en büyük yanlış, işi bilmeyen ustalara o kompresörü tamir ettirmeye çalışmaktır. Tamir edilir mi? Evet, bazen sadece debriyaj seti değişir ve kurtarır. Ama çoğu zaman "biz bunu revizyon yaparız" diyenlerin elinde o parça iki ay sonra tekrar patlar. Ya orijinal parçayla değişim yapacaksınız ya da sıfır, kaliteli bir yan sanayi taktıracaksınız... Başka yolu yok.
O klimadan gelen "cik cik" sesini veya devir arttıkça yükselen o uğultuyu duymazdan gelmeyin. Aracı çalıştırırken klimayı açık unutmak, yüksek devirde giderken pat diye klimayı devreye sokmak... Bu tür kullanıcı hataları zaten ömrü sınırlı olan mekanizmayı iyice bitiriyor. Siz klimaya nazik davranmazsanız, o da size en ihtiyacınız olan anda acımaz.
Sistemi komple yıkatmadan yeni kompresör taktıran o kadar çok insan gördüm ki... Sonra ne mi oluyor? Eskisinden kalan çapaklar yeni takılan sıfır kompresörü de iki haftada çöpe çeviriyor. Temizlik şart. Tüm tesisatın, radyatörün özel ilaçlarla yıkanması gerek. İşini bilen bir ustaya denk gelmediyseniz yandınız demektir.
Opel’in bu kronik derdiyle yaşamayı öğreneceksiniz ya da her yaz başında sanayi yollarında helak olacaksınız. Bakımını zamanında yaptırmak, polen filtresini aksatmamak ve gaz basıncını sürekli kontrol ettirmek tek kaçış yolunuz. Aksi takdirde o arabanın içinde ter dökerek sürmeye devam edersiniz... Tercih sizin.
Neden bu Alman harikaları yazın en sıcak gününü seçer pes etmek için? Çoğu sürücü suçu hemen gaza atar, "gazı bitti herhalde" deyip geçiştirir ama mesele o kadar basit değil. Gaz dolumu yaptırırsınız, iki gün sonra yine aynı hamam havası. Çünkü içeride metal metale sürtüyor, kompresörün pistonları can çekişiyor. Ses çıkarmaya başladığı an müdahale etmezseniz, o metal çapakları bütün klima sistemine yayılır ve maliyet bir anda üç katına çıkar.
Yıllardır sanayide gördüğüm en büyük yanlış, işi bilmeyen ustalara o kompresörü tamir ettirmeye çalışmaktır. Tamir edilir mi? Evet, bazen sadece debriyaj seti değişir ve kurtarır. Ama çoğu zaman "biz bunu revizyon yaparız" diyenlerin elinde o parça iki ay sonra tekrar patlar. Ya orijinal parçayla değişim yapacaksınız ya da sıfır, kaliteli bir yan sanayi taktıracaksınız... Başka yolu yok.
O klimadan gelen "cik cik" sesini veya devir arttıkça yükselen o uğultuyu duymazdan gelmeyin. Aracı çalıştırırken klimayı açık unutmak, yüksek devirde giderken pat diye klimayı devreye sokmak... Bu tür kullanıcı hataları zaten ömrü sınırlı olan mekanizmayı iyice bitiriyor. Siz klimaya nazik davranmazsanız, o da size en ihtiyacınız olan anda acımaz.
Sistemi komple yıkatmadan yeni kompresör taktıran o kadar çok insan gördüm ki... Sonra ne mi oluyor? Eskisinden kalan çapaklar yeni takılan sıfır kompresörü de iki haftada çöpe çeviriyor. Temizlik şart. Tüm tesisatın, radyatörün özel ilaçlarla yıkanması gerek. İşini bilen bir ustaya denk gelmediyseniz yandınız demektir.
Opel’in bu kronik derdiyle yaşamayı öğreneceksiniz ya da her yaz başında sanayi yollarında helak olacaksınız. Bakımını zamanında yaptırmak, polen filtresini aksatmamak ve gaz basıncını sürekli kontrol ettirmek tek kaçış yolunuz. Aksi takdirde o arabanın içinde ter dökerek sürmeye devam edersiniz... Tercih sizin.