Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sıcak yaz günlerinde direksiyona geçtiğinizde yüzünüze çarpan o ılık hava, sanayi yollarının görünmez habercisidir. Opel kullanıcılarının her yaz başı yaşadığı o meşhur "klima soğutmuyor" serzenişi, aslında basit bir gaz dolumuyla geçiştirilecek kadar masum değil çoğumuz için. Sistemin bir yerinde sinsi bir sızıntı var ve siz gaz bastırdıkça o gaz havaya karışıp uçup gidiyor... Ustaya gidip "abi bir gaz basalım" demek, delik kovayı suyla doldurmaya çalışmaktan farksız.
Alman mühendisliği dayanıklılığıyla övünür ama klima kompresörü ile kondanser arasındaki o hassas hatlar zamanın yıpratıcılığına pek direnemiyor. Özellikle Astra ve Corsa modellerinde yaş ilerledikçe taş çarpmaları, titreşimden gevşeyen rekorlar veya kuruyan o-ring contalar başınızı ağrıtmaya başlar. Kaçağın yerini bulmak bazen bir dedektiflik hikayesine dönüşür; UV boyalı özel boyalar, hassas gaz arama cihazları devreye girer. Hatta bazen mikroskopla bakılsa görülmeyecek küçüklükteki bir çatlak bile tüm yazınızı zehir etmeye yeter.
Cebinizden sürekli gaz parası çıkmasını istemiyorsanız, o ilk soğuk hava üflemesinde rehavete kapılmayın. Gaz kaçıran bir klima sadece sizi sıcakta bırakmaz, yağsız kalan kompresörü kilitleyerek binlerce liralık devasa bir tamir faturası çıkarır önünüze. Sistemde gaz kalmadığında kompresör kendi kendini yemeye başlar ki... Bu durum tam anlamıyla yürüyen bir bütçe felaketidir. Doğru teşhis, her zaman en ucuz tamirden daha kıymetlidir.
Torpidonun arkasından gelen o hafif "fıssss" sesi kulaklarınıza ulaşıyorsa, evaparatörle helalleşme vaktiniz gelmiş demektir. Göğsün tamamen sökülmesini gerektiren bu arıza, Opel sahiplerinin en korkulu rüyasıdır desek yeridir. İşçiliği zor, zaman alıcı ve usta tecrübesi isteyen bu süreçte doğru ellerde değilseniz, arabanızdan soğursunuz. Kaçağın kaynağını radyatörde mi yoksa kabin içindeki o gizli evaporatörde mi arayacağını bilen bir usta, sizi ağır bir maliyetten kurtarır.
Sezon başı kontrolünü sıradan bir prosedür olarak görme hatasına düşmeyin. Gaz basıp gönderen hızlı servislerden uzak durmak, önce vakum testi yaptırıp sistemin sızdırmazlığından emin olmak şart. Aracınıza değer veriyorsanız, klima sistemine sıradan bir soğutucu gözüyle değil, hassas bir kapalı devre olarak bakın. Unutmayın, iyi bakılan bir Opel kliması, en kavurucu çöl sıcaklarında bile kabin içinde kutup soğukları estirmeye devam eder.
Alman mühendisliği dayanıklılığıyla övünür ama klima kompresörü ile kondanser arasındaki o hassas hatlar zamanın yıpratıcılığına pek direnemiyor. Özellikle Astra ve Corsa modellerinde yaş ilerledikçe taş çarpmaları, titreşimden gevşeyen rekorlar veya kuruyan o-ring contalar başınızı ağrıtmaya başlar. Kaçağın yerini bulmak bazen bir dedektiflik hikayesine dönüşür; UV boyalı özel boyalar, hassas gaz arama cihazları devreye girer. Hatta bazen mikroskopla bakılsa görülmeyecek küçüklükteki bir çatlak bile tüm yazınızı zehir etmeye yeter.
Cebinizden sürekli gaz parası çıkmasını istemiyorsanız, o ilk soğuk hava üflemesinde rehavete kapılmayın. Gaz kaçıran bir klima sadece sizi sıcakta bırakmaz, yağsız kalan kompresörü kilitleyerek binlerce liralık devasa bir tamir faturası çıkarır önünüze. Sistemde gaz kalmadığında kompresör kendi kendini yemeye başlar ki... Bu durum tam anlamıyla yürüyen bir bütçe felaketidir. Doğru teşhis, her zaman en ucuz tamirden daha kıymetlidir.
Torpidonun arkasından gelen o hafif "fıssss" sesi kulaklarınıza ulaşıyorsa, evaparatörle helalleşme vaktiniz gelmiş demektir. Göğsün tamamen sökülmesini gerektiren bu arıza, Opel sahiplerinin en korkulu rüyasıdır desek yeridir. İşçiliği zor, zaman alıcı ve usta tecrübesi isteyen bu süreçte doğru ellerde değilseniz, arabanızdan soğursunuz. Kaçağın kaynağını radyatörde mi yoksa kabin içindeki o gizli evaporatörde mi arayacağını bilen bir usta, sizi ağır bir maliyetten kurtarır.
Sezon başı kontrolünü sıradan bir prosedür olarak görme hatasına düşmeyin. Gaz basıp gönderen hızlı servislerden uzak durmak, önce vakum testi yaptırıp sistemin sızdırmazlığından emin olmak şart. Aracınıza değer veriyorsanız, klima sistemine sıradan bir soğutucu gözüyle değil, hassas bir kapalı devre olarak bakın. Unutmayın, iyi bakılan bir Opel kliması, en kavurucu çöl sıcaklarında bile kabin içinde kutup soğukları estirmeye devam eder.