Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Tüvtürk kuyruğunda beklerken insanın aklından bin türlü soru geçiyor, acaba lastik dişleri yeterli mi, far ayarı tuttu mu... Peki ya kokpitin ortasındaki o üfleme kanalları, camdaki buğu çözülmüyor diye hafif kusur mu yazarlar yoksa ağır kusurla yolda mı bırakırlar... Kompresör kavraması devreye girmiyorsa, gaz kaçağı varsa sistem komple devre dışı kalmış demektir, muayene masasında bunu kimse söküp bakmaz ama ön cam buğu testinde o rezistansla beraber çalışan havalandırma pervanesinin çalışması şart, değil mi...
Radyatör petekleri taş izinden delinmiş, ortalıkta ne gaz kalmış ne soğuk üfleme ihtimali... Araç muayene istasyonundaki teknisyen fren testine sokarken ya da koltuk emniyet kemerini kontrol ederken klimanın soğutma derecesine bakmaz, bizzat istasyon standartlarında soğuk üflemesi zorunlu değildir zaten... Ama ön cam rezistansı ile entegre çalışan buğu giderme üflemesi çalışmıyor ve cam anında buğulanıyorsa, işte o an ağır kusur cetveline doğrudan girer o iş...
Kalorifer peteği tıkalı, kış günü buz gibi esiyor, yazın da terletiyor içerisi... Muayenede ısıtma veya soğutma performansının zayıflığına takılan bir tüvtürk personeli gördünüz mü hiç, sanmıyorum... Çünkü yönetmelik açık, sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen mekanik ve elektrikli aksamlar incelenir; gazı bitmiş bir kompresör yolda direksiyon hakimiyetini tehlikeye atmadığı sürece muayeneden geçmenize mani teşkil etmez...
Fan motoru üçüncü kademede acayip sesler çıkarıyor, rulmanlar dağılmış resmen... Gösterge panelindeki havalandırma yönlendirici teli kopmuş, cam yerine hep ayağa üflüyor rüzgarı... Bu tip mekanik aksaklıklar muayene raporuna genelde yansımaz, hafif kusur olarak bile geçmeyebilir çünkü denetçinin baktığı yer ön camın görüş açısını net tutabilen havalandırma fonksiyonudur, hepsi o kadar...
Kompresör kasnağı kilitlenmiş, V kayışını koparacak neredeyse, sesinden durulmuyor içeride... İşte bu tehlikeli işte, kayış koparsa şarj dinamosu da durur, direksiyon pompan da gider... Muayene istasyonuna gitmeden önce o kayışın durumunu bir kontrol etmek lazım, yoksa sadece klima arızası sanırsın ama yolda kalırsın aniden...
Radyatör petekleri taş izinden delinmiş, ortalıkta ne gaz kalmış ne soğuk üfleme ihtimali... Araç muayene istasyonundaki teknisyen fren testine sokarken ya da koltuk emniyet kemerini kontrol ederken klimanın soğutma derecesine bakmaz, bizzat istasyon standartlarında soğuk üflemesi zorunlu değildir zaten... Ama ön cam rezistansı ile entegre çalışan buğu giderme üflemesi çalışmıyor ve cam anında buğulanıyorsa, işte o an ağır kusur cetveline doğrudan girer o iş...
Kalorifer peteği tıkalı, kış günü buz gibi esiyor, yazın da terletiyor içerisi... Muayenede ısıtma veya soğutma performansının zayıflığına takılan bir tüvtürk personeli gördünüz mü hiç, sanmıyorum... Çünkü yönetmelik açık, sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen mekanik ve elektrikli aksamlar incelenir; gazı bitmiş bir kompresör yolda direksiyon hakimiyetini tehlikeye atmadığı sürece muayeneden geçmenize mani teşkil etmez...
Fan motoru üçüncü kademede acayip sesler çıkarıyor, rulmanlar dağılmış resmen... Gösterge panelindeki havalandırma yönlendirici teli kopmuş, cam yerine hep ayağa üflüyor rüzgarı... Bu tip mekanik aksaklıklar muayene raporuna genelde yansımaz, hafif kusur olarak bile geçmeyebilir çünkü denetçinin baktığı yer ön camın görüş açısını net tutabilen havalandırma fonksiyonudur, hepsi o kadar...
Kompresör kasnağı kilitlenmiş, V kayışını koparacak neredeyse, sesinden durulmuyor içeride... İşte bu tehlikeli işte, kayış koparsa şarj dinamosu da durur, direksiyon pompan da gider... Muayene istasyonuna gitmeden önce o kayışın durumunu bir kontrol etmek lazım, yoksa sadece klima arızası sanırsın ama yolda kalırsın aniden...