Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Tıkırtı önce hafif bir tıkırtı şeklinde başlar, hafifçe geçiştirirsiniz ama o ses her kasiste 'ben buradayım' diye bağırır. Kia araçlarda amortisörün pes ettiğini anlamak için tamirci olmaya gerek yok; arkadan gelen o garip vuruntu her şeyi özetler zaten. Süspansiyon sistemi yorulmaya başladığında araba adeta sizinle konuşur, daha doğrusu feryat eder... Bir sabah çalıştırırsınız ve o lokurtu tam altınızda patlar.
Sert bir kasise girdiğinizde direksiyon elinizde şöyle bir sallanıyor mu, yoksa ben mi kuruntu yapıyorum? Arka tarafın kontrolsüzce esnemesi, aracın virajda bir sağa bir sola yalpalaması doğrudan patlak bir amortisörün eseridir. Şasi tam oturmuyor yola, sanki altınızda tekerlek değil de fıçılar dönüyor. Yol tutuşunun bir anda bu kadar düşmesi tesadüf olamaz.
Sürekli aynı bozuk yollardan geçiyorsanız o milin yağ sızdırması kaçınılmaz bir son, kaçamazsınız. Amortisör körüğü yırtıldı mı içeri giren toz ve çamur keçe falan dinlemez, biçer geçer. Bakarsınız dışarıdan ıslaklık var, işte o yağ sızıntısı amortisörün ruhunu teslim ettiğinin açık kanıtıdır... Temizlemeyle falan kurtaramazsınız, bitti o parça.
Usta size "sadece sorunlu olanı değiştirelim" derse oradan koşarak uzaklaşın. Amortisör dediğin meret çift değişir; solu sıfırlayıp sağdakini eski bırakırsanız arabanın dengesini tamamen şaşırırsınız, yürüyen aksamı kendi elinizle bozarsınız. Sağ sağlam görünebilir ama ömrünü tamamlamıştır o da, iki gün sonra diğeri patlar. Masraftan kaçarken daha büyük belaya davetiye çıkarmak tam olarak budur.
Lokurtu sesini müzik açıp bastırmaya çalışmak en büyük sürücü yanılsamasıdır, kendinizi kandırırsınız sadece. O amortisör emilimi yapmadıkça yük doğrudan salıncaklara, rot başlarına ve nihayetinde bilyalara biner. Küçük bir amortisör masrafından kaçarken ön takımı komple kucağınıza alırsınız... Sonra servis faturasına bakıp durursunuz.
Orijinal parça mı yoksa kaliteli bir muadil mi sorusu her Kia sahibinin uykusunu kaçırır bir noktada. Sertliği aracın karakterine uymayan bir amortisör takarsanız o canım konfor bir anda kütük gibi bir sürüşe dönüşür. Sert süspansiyon yol tutar derler ama böbrek taşınızı düşürecek seviyeye gelmesi pek de hoş bir tecrübe değil.
Aracı liftle yukarı kaldırdıklarında tekerleğin altında biriken o siyah, yapışkan lekeye iyi bakın. İhmal edilen her kilometre fren mesafenizi uzatır, virajda sizi yoldan dışarı fırlatacakmış gibi hissettirir. Aracın arkası dalgalanıyorsa, çukura girince toparlanmakta zorlanıyorsa vakit çoktan gelmiştir... İnat etmenin, ertelemenin hiç alemi yok.
Sert bir kasise girdiğinizde direksiyon elinizde şöyle bir sallanıyor mu, yoksa ben mi kuruntu yapıyorum? Arka tarafın kontrolsüzce esnemesi, aracın virajda bir sağa bir sola yalpalaması doğrudan patlak bir amortisörün eseridir. Şasi tam oturmuyor yola, sanki altınızda tekerlek değil de fıçılar dönüyor. Yol tutuşunun bir anda bu kadar düşmesi tesadüf olamaz.
Sürekli aynı bozuk yollardan geçiyorsanız o milin yağ sızdırması kaçınılmaz bir son, kaçamazsınız. Amortisör körüğü yırtıldı mı içeri giren toz ve çamur keçe falan dinlemez, biçer geçer. Bakarsınız dışarıdan ıslaklık var, işte o yağ sızıntısı amortisörün ruhunu teslim ettiğinin açık kanıtıdır... Temizlemeyle falan kurtaramazsınız, bitti o parça.
Usta size "sadece sorunlu olanı değiştirelim" derse oradan koşarak uzaklaşın. Amortisör dediğin meret çift değişir; solu sıfırlayıp sağdakini eski bırakırsanız arabanın dengesini tamamen şaşırırsınız, yürüyen aksamı kendi elinizle bozarsınız. Sağ sağlam görünebilir ama ömrünü tamamlamıştır o da, iki gün sonra diğeri patlar. Masraftan kaçarken daha büyük belaya davetiye çıkarmak tam olarak budur.
Lokurtu sesini müzik açıp bastırmaya çalışmak en büyük sürücü yanılsamasıdır, kendinizi kandırırsınız sadece. O amortisör emilimi yapmadıkça yük doğrudan salıncaklara, rot başlarına ve nihayetinde bilyalara biner. Küçük bir amortisör masrafından kaçarken ön takımı komple kucağınıza alırsınız... Sonra servis faturasına bakıp durursunuz.
Orijinal parça mı yoksa kaliteli bir muadil mi sorusu her Kia sahibinin uykusunu kaçırır bir noktada. Sertliği aracın karakterine uymayan bir amortisör takarsanız o canım konfor bir anda kütük gibi bir sürüşe dönüşür. Sert süspansiyon yol tutar derler ama böbrek taşınızı düşürecek seviyeye gelmesi pek de hoş bir tecrübe değil.
Aracı liftle yukarı kaldırdıklarında tekerleğin altında biriken o siyah, yapışkan lekeye iyi bakın. İhmal edilen her kilometre fren mesafenizi uzatır, virajda sizi yoldan dışarı fırlatacakmış gibi hissettirir. Aracın arkası dalgalanıyorsa, çukura girince toparlanmakta zorlanıyorsa vakit çoktan gelmiştir... İnat etmenin, ertelemenin hiç alemi yok.