Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Zihnimizin en parlak anında bile o duvar çarpması hissi, kelimelerin havada asılı kalması ve anlamın parmaklarımızın arasından kayıp gitmesi tesadüf değildir.
Algı kapılarımız tıkanıyor... Bilgi bombardımanı altında ezilen modern insan, duyduğunu anlama refleksini yavaş yavaş kaybediyor; çünkü beyin artık koruma içgüdüsüyle gelen her şeyi filtrelemeyi reddediyor.
Durup dinlemeyi unutalı çok oldu, değil mi? Sadece sıranın bize gelmesini bekliyoruz.
Karşımızdaki insan konuşurken bizim kafamızda başka bir senaryo dönüyor, işte o an kavrama sorunu kapımızı çalıyor ve biz bunu genelde "karşı tarafın kötü anlatması"na yorarak işin içinden sıyrılıyoruz.
Peki gerçekten mesele anlatılamamak mı, yoksa bizim duymaya tahammülümüzün kalmamış olması mı?
Zihinsel dağınıklığı bitirmek için önce o sürekli çalışan arka plan gürültüsünü susturmak şart; başka türlü odaklanmak imkansız çünkü.
Her şeyi aynı anda kavramaya çalışmak aslında hiçbir şeyi tam anlamıyla anlamamanın en kestirme yoludur... Belki de yavaşlamak gerekiyor, ne dersiniz?
Küçük notlar almak, zihne giren bilgiyi somutlaştırmak ve anlamın etrafındaki gereksiz kalabalığı temizlemek o kadar da zor olmasa gerek.
Gerçekten anlamak istiyorsan, önce anlamadığını kabul etme cesaretini göstereceksin; çünkü kibir, kavrama yeteneğinin en büyük düşmanıdır.
Dinleme kaslarımızı yeniden güçlendirmek bizim elimizde, yeter ki kolaya kaçıp her şeyi yüzeyde bırakmaktan vazgeçelim.
Algı kapılarımız tıkanıyor... Bilgi bombardımanı altında ezilen modern insan, duyduğunu anlama refleksini yavaş yavaş kaybediyor; çünkü beyin artık koruma içgüdüsüyle gelen her şeyi filtrelemeyi reddediyor.
Durup dinlemeyi unutalı çok oldu, değil mi? Sadece sıranın bize gelmesini bekliyoruz.
Karşımızdaki insan konuşurken bizim kafamızda başka bir senaryo dönüyor, işte o an kavrama sorunu kapımızı çalıyor ve biz bunu genelde "karşı tarafın kötü anlatması"na yorarak işin içinden sıyrılıyoruz.
Peki gerçekten mesele anlatılamamak mı, yoksa bizim duymaya tahammülümüzün kalmamış olması mı?
Zihinsel dağınıklığı bitirmek için önce o sürekli çalışan arka plan gürültüsünü susturmak şart; başka türlü odaklanmak imkansız çünkü.
Her şeyi aynı anda kavramaya çalışmak aslında hiçbir şeyi tam anlamıyla anlamamanın en kestirme yoludur... Belki de yavaşlamak gerekiyor, ne dersiniz?
Küçük notlar almak, zihne giren bilgiyi somutlaştırmak ve anlamın etrafındaki gereksiz kalabalığı temizlemek o kadar da zor olmasa gerek.
Gerçekten anlamak istiyorsan, önce anlamadığını kabul etme cesaretini göstereceksin; çünkü kibir, kavrama yeteneğinin en büyük düşmanıdır.
Dinleme kaslarımızı yeniden güçlendirmek bizim elimizde, yeter ki kolaya kaçıp her şeyi yüzeyde bırakmaktan vazgeçelim.