Kavrama Çatalı Arızası

Kavrama Çatalı Arızası

Hamza Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
590
Tepkime puanı
0
Hamza Usta
Geçen hafta klinikte kahve içerken eski bir dostum kapıdan süzüldü; yüzünde o malum, hem heyecanlı hem tedirgin ifade... Yıllardır hayalini kurduğu ameliyat gününü almış nihayet ama elinde tuttuğu o paketle bana bakıp "Bundan gerçekten vazgeçmem şart mı?" diye soruyor. Şart dostum, valla bak, sadece bir duman deyip geçemiyorsun işte. O nikotin dediğimiz meret damarları öyle bir büzüyor ki, ameliyat masasında saatlerce uğraşan cerrahın emeğini tek bir fırtla heba edebiliyorsun. Dokulara kan gitmeyince ne olur, hiç düşündün mü?

Ameliyattan çıkmışsın, her şey yolunda sanıyorsun, aynada o düşlediğin görüntüyü görme hevesiyle yanıp tutuşuyorsun falan... Sonra bir bakıyorsun dikiş hatlarında garip bir morarma, anlamsız bir sızı. Sigara içen bünyede yara iyileşmesi tam bir kaplumbağa hızı, hatta bazen duruyor bile. Kan oksijen taşımıyor ki, hücreler nasıl kendini yenilesin abi? Yaraların kapanmaz, o dikişler açılır, izler desen zaten almış başını gitmiş...

Doku ölümü deriz biz tıpta, yani nekroz... Duymuş muydun hiç bu kelimeyi, o kadar tatsız bir durum ki. Özellikle meme ucu gibi kanlanmanın milimetrik hassasiyette olduğu bölgelerde risk tavan yapıyor. Nikotin kılcal damarları tıkadıkça o gencecik doku oksijensizlikten çürümeye başlıyor resmen. Hani o hayal ettiğin dolgun, simetrik ve estetik duruş var ya... Bir bakmışsın protezin etrafında büzüşmüş, formu bozulmuş bir dokuyla kalakalmışsın ortada.

Bir gün küt diye kesmek zor geliyor, biliyorum, nikotin bağımlılığı öyle hafife alınacak bir şey değil ki zaten. Ama estetik operasyon bir lüks, bedenine yaptığın büyük bir yatırım. Ameliyattan en az bir ay önce o paketi fırlatıp atmak zorundasın, ameliyat sonrasında da en az bir o kadar mesafe koyacaksın arana. Ya riske girip hayallerini çöpe atacaksın ya da iki ay dişini sıkıp o aynadaki muazzam sonuca odaklanacaksın... Seçim senin.
 
Geri