Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sanayide ustaların ağzından düşmeyen o meşhur parça var ya, işte o tıkanınca arabanın iştahı birden açılıyor. Katalitik konvertör temiz ve sağlıklı çalışırken motordan çıkan gazları rahatça dışarı üfler, yakıtı da koklar. Gelgelelim, içi kurumla dolup o gözenekler kapandığında motor adeta nefessiz kalır. Egzoz gazı dışarı kaçamadığı için motora geri basınç yapar ve pistonlar zorlanmaya başlar. Haliyle o eski performansı yakalamak için gaza daha çok basmak zorunda kalırsın...
Arabanın çekişten düştüğünü hissettiğin an aslında cüzdanının da hafiflemeye başladığı andır. Motor, sıkışan gazı dışarı atmak için ekstra bir efor sarf ederken normalden çok daha fazla yakıt tüketmeye başlar. Yakıt tüketimini artıran şey konvertörün kendisi değil, onun görevini yapamaz hale gelmesidir aslında. Yani parça arızalandığında ya da dolduğunda sistemin dengesi tamamen altüst olur.
Gösterge panelinde o hiç sevilmeyen motor arıza lambası yandıysa bir şeylerin ters gittiği kesin. Çiğ yakıt kokusu egzozdan burnuna gelmeye başladıysa, muhtemelen konvertör artık işlevini yitirmiştir. Zengin karışımla çalışan motor hem benzini ya da dizeli adeta içer hem de o pahalı parçayı eritir. Bazen sadece küçük bir sensör arızası bile sistemi bu noktaya getirebilir...
Aracı sürekli düşük devirde ve sadece şehir içi kısa mesafelerde kullanmak bu parçanın en büyük düşmanıdır. Egzoz sistemi yeterince ısınamadığı için kurumlar içeride birikir, gözenekleri tıkar. Arada bir otobana çıkıp arabayı biraz devirli kullanmak, yüksek ısıyla o kurumları yakıp dışarı atmaya yardımcı olur. Kurumdan temizlenmiş bir egzoz sistemi, motorun rahat nefes alması ve yakıtın ideal seviyede kalması demektir.
Piyasada satılan bazı temizleyici katkı maddeleri erken teşhiste işe yarayabilir ama mucize beklememek lazım. Eğer tıkanıklık çok ileri seviyedeyse, o parçayı söktürüp temizletmek ya da yenisiyle değiştirmekten başka çaren kalmaz. Parçayı tamamen iptal ettirmeyi düşünenler oluyor bazen, sakın o hataya düşme. Çevreye verilen zararı geçtim, egzoz geri basıncı tamamen ortadan kalktığı için motorun alt devirleri ölür ve araba yine çok yakar.
Arabanın çekişten düştüğünü hissettiğin an aslında cüzdanının da hafiflemeye başladığı andır. Motor, sıkışan gazı dışarı atmak için ekstra bir efor sarf ederken normalden çok daha fazla yakıt tüketmeye başlar. Yakıt tüketimini artıran şey konvertörün kendisi değil, onun görevini yapamaz hale gelmesidir aslında. Yani parça arızalandığında ya da dolduğunda sistemin dengesi tamamen altüst olur.
Gösterge panelinde o hiç sevilmeyen motor arıza lambası yandıysa bir şeylerin ters gittiği kesin. Çiğ yakıt kokusu egzozdan burnuna gelmeye başladıysa, muhtemelen konvertör artık işlevini yitirmiştir. Zengin karışımla çalışan motor hem benzini ya da dizeli adeta içer hem de o pahalı parçayı eritir. Bazen sadece küçük bir sensör arızası bile sistemi bu noktaya getirebilir...
Aracı sürekli düşük devirde ve sadece şehir içi kısa mesafelerde kullanmak bu parçanın en büyük düşmanıdır. Egzoz sistemi yeterince ısınamadığı için kurumlar içeride birikir, gözenekleri tıkar. Arada bir otobana çıkıp arabayı biraz devirli kullanmak, yüksek ısıyla o kurumları yakıp dışarı atmaya yardımcı olur. Kurumdan temizlenmiş bir egzoz sistemi, motorun rahat nefes alması ve yakıtın ideal seviyede kalması demektir.
Piyasada satılan bazı temizleyici katkı maddeleri erken teşhiste işe yarayabilir ama mucize beklememek lazım. Eğer tıkanıklık çok ileri seviyedeyse, o parçayı söktürüp temizletmek ya da yenisiyle değiştirmekten başka çaren kalmaz. Parçayı tamamen iptal ettirmeyi düşünenler oluyor bazen, sakın o hataya düşme. Çevreye verilen zararı geçtim, egzoz geri basıncı tamamen ortadan kalktığı için motorun alt devirleri ölür ve araba yine çok yakar.