Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar önce ilk Honda Civic'imi aldığımda kaputu açıp o motora bakarken içimde tuhaf bir huzur vardı, ta ki o metalik hışırtıyı duyana kadar.
Normalde bu motorlar saat gibi işler, biliyorsunuz, ama bazen işler sarpa sarar ve o sağlam bildiğimiz triger zinciri bir anda başımıza bela olur.
Neden uzatıyorum ki, mesele tamamen yağ basıncı ve düzenli bakım eksikliğinde bitiyor, yani motorun kalbine iyi bakmadığınızda zincir o dişlileri yemeye başlıyor işte.
Aslında bakarsanız civata sıkılığından tutun da kullanılan yağın kalitesine kadar her detay zincirin ömrünü doğrudan etkiliyor...
Kim derdi ki o ufak şıkırtı sesi aslında günlerce size "beni değiştir" diye bağıran motorun çığlığı olsun?
Serviste ustaların ellerinde o sökülen parçaları gördüğümde içim cız etmişti, çünkü mesele sadece bir demir parçasının aşınması değil, tamamen ihmal edilen o periyodik bakımların faturasıydı.
Peki siz hiç sabah ilk marşa bastığınızda o garip zırıltıyı duydunuz mu, duymadıysanız dua edin çünkü o ses duyulduğunda artık tren kaçmış demektir.
Sürücü koltuğuna oturup gaza bastığınızda hissettiğiniz o ani güç kaybı veya motorun teklemesi var ya, hah işte tam olarak zincir diş atlamıştır ya da gergisi yerinden oynamıştır.
Sıradan bir arıza sandığınız o durum, aslında pistonlarla subapların birbirine virmesine kadar gidebilecek korkunç bir felaketin habercisi...
Zamanında o yağı değiştirmemek, üç kuruşluk tasarruf yapacağım derken binlerce liralık motor rektefiye masrafını kucaklamak demek, başka hiçbir açıklaması olamaz bunun.
Yılların gazetecisi ve tecrübeli bir sürücü olarak söylüyorum, bu japon makineleri şaka kaldırmaz, bakımını gününde yapmazsanız o zincir ilk fırsatta cebinizi de canınızı da yakar.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve sorun kendinize, en son ne zaman kaputu açıp o yağ çubuğunu çektiniz, ya da o garip sesleri gerçekten duymazlıktan mı geldiniz?
Normalde bu motorlar saat gibi işler, biliyorsunuz, ama bazen işler sarpa sarar ve o sağlam bildiğimiz triger zinciri bir anda başımıza bela olur.
Neden uzatıyorum ki, mesele tamamen yağ basıncı ve düzenli bakım eksikliğinde bitiyor, yani motorun kalbine iyi bakmadığınızda zincir o dişlileri yemeye başlıyor işte.
Aslında bakarsanız civata sıkılığından tutun da kullanılan yağın kalitesine kadar her detay zincirin ömrünü doğrudan etkiliyor...
Kim derdi ki o ufak şıkırtı sesi aslında günlerce size "beni değiştir" diye bağıran motorun çığlığı olsun?
Serviste ustaların ellerinde o sökülen parçaları gördüğümde içim cız etmişti, çünkü mesele sadece bir demir parçasının aşınması değil, tamamen ihmal edilen o periyodik bakımların faturasıydı.
Peki siz hiç sabah ilk marşa bastığınızda o garip zırıltıyı duydunuz mu, duymadıysanız dua edin çünkü o ses duyulduğunda artık tren kaçmış demektir.
Sürücü koltuğuna oturup gaza bastığınızda hissettiğiniz o ani güç kaybı veya motorun teklemesi var ya, hah işte tam olarak zincir diş atlamıştır ya da gergisi yerinden oynamıştır.
Sıradan bir arıza sandığınız o durum, aslında pistonlarla subapların birbirine virmesine kadar gidebilecek korkunç bir felaketin habercisi...
Zamanında o yağı değiştirmemek, üç kuruşluk tasarruf yapacağım derken binlerce liralık motor rektefiye masrafını kucaklamak demek, başka hiçbir açıklaması olamaz bunun.
Yılların gazetecisi ve tecrübeli bir sürücü olarak söylüyorum, bu japon makineleri şaka kaldırmaz, bakımını gününde yapmazsanız o zincir ilk fırsatta cebinizi de canınızı da yakar.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve sorun kendinize, en son ne zaman kaputu açıp o yağ çubuğunu çektiniz, ya da o garip sesleri gerçekten duymazlıktan mı geldiniz?