Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar boyunca test sürüşlerinde, servis köşelerinde ya da otoyol kenarlarında az mı kaput açtık... Honda denince akla ilk gelen o meşhur motor dayanıklılığıdır, evet; fakat işin kablo demetlerine, sigorta kutularına ve sensör dünyasına gelince işler bazen o kadar da masum ilerlemiyor. Özellikle Civic ve Jazz modellerinde kronikleşen şarj dinamosu –alternatör– voltaj dalgalanmaları, gösterge panelinde adeta bir yılbaşı ağacı manzarası yaratır... Sürücü aniden direksiyonun sertleştiğini hisseder, akü lambası yakıp söner ve o an "Yine ne oluyor?" sorusu zihne düştüğü gibi çekici aranmaya başlanır. Aslında bu durum, alternatörün içindeki konjektörün ısıya yenik düşmesinden başka bir şey değildir; sıcak havalarda bu parça adeta kendinden geçer.
Peki bu akü kutup başlarındaki o gizemli yeşil oksitlenmeler neden her bakımda yeniden biter hiç düşündünüz mü... Nemli iklimlerde, özellikle kapalı garaj görmeyen araçlarda, şase kablolarının bağlandığı metal yüzeyler adeta mikro-galvanik hücreye döner ve akımı zayıflatır. Marş basarken gelen o tek "tık" sesi var ya, işte o ses ustanın en sevmediği sestir çünkü marş kömürlerinin bitik olduğunu ya da marş motoru sargılarının kavrulduğunu söyler bize... Marşa basıp da göstergelerin aniden kısılması, akünün ömrünü tamamladığından ziyade ana besleme kablosunun direncini artırdığının net bir kanıtıdır, sakın elinizle vurup çalıştırmaya çalışmayın.
CR-V ve Accord serilerinde ise multimedya ekranlarının kararması veya geri görüş kamerası kilitlenmeleri adeta birer sinir harbidir... Direksiyon simidinin arkasındaki sargı filmi, yani spiralli kablo, her dönüşte biraz daha aşınır ve bir gün korna birden çalmaz ya da airbag arıza ışığı yanıp söniverir. Bu kablonun içindeki iletken yollar zamanla kopar; tamir etmek yerine orijinaliyle değiştirmek şarttır yoksa yolculuk boyunca o arıza lambası gözünüze batar durur... Far anahtarlarının erimesi de işin tuzu biberidir, özellikle yüksek wattlı ampul hevesiyle yapılan yanlış tesisat gün gelir sigorta panelini komple eritir.
Aracın beyni olan ECU, yani motor kontrol ünitesi, bazen motor su sıcaklık sensöründen gelen yanlış veriyle adeta şok geçirir... Sensör soketine dolan en ufak bir yağ kaçağı, aracın sabahları üçleme yaparak çalışmasına ve egzozdan çiğ yakıt kokusu gelmesine yol açar; bu yüzden soket temizliği hayati önem taşır. Ateşleme bobinlerinin soket tırnakları zamanla kırılır ve motor sarsıntılı çalışmaya başlar, usta "Bobin yanmış" der ama aslında sorun sadece temassızlıktır... Kontak anahtarını çevirdiğinizde o akaryakıt pompasının vınlama sesini duymuyorsanız, arka koltuğun altındaki benzin pompası rölesi muhtemelen lehim çatlatmıştır, lehim havmiyle o kartı tazelemek bazen sizi büyük masraftan kurtarır.
Peki bu akü kutup başlarındaki o gizemli yeşil oksitlenmeler neden her bakımda yeniden biter hiç düşündünüz mü... Nemli iklimlerde, özellikle kapalı garaj görmeyen araçlarda, şase kablolarının bağlandığı metal yüzeyler adeta mikro-galvanik hücreye döner ve akımı zayıflatır. Marş basarken gelen o tek "tık" sesi var ya, işte o ses ustanın en sevmediği sestir çünkü marş kömürlerinin bitik olduğunu ya da marş motoru sargılarının kavrulduğunu söyler bize... Marşa basıp da göstergelerin aniden kısılması, akünün ömrünü tamamladığından ziyade ana besleme kablosunun direncini artırdığının net bir kanıtıdır, sakın elinizle vurup çalıştırmaya çalışmayın.
CR-V ve Accord serilerinde ise multimedya ekranlarının kararması veya geri görüş kamerası kilitlenmeleri adeta birer sinir harbidir... Direksiyon simidinin arkasındaki sargı filmi, yani spiralli kablo, her dönüşte biraz daha aşınır ve bir gün korna birden çalmaz ya da airbag arıza ışığı yanıp söniverir. Bu kablonun içindeki iletken yollar zamanla kopar; tamir etmek yerine orijinaliyle değiştirmek şarttır yoksa yolculuk boyunca o arıza lambası gözünüze batar durur... Far anahtarlarının erimesi de işin tuzu biberidir, özellikle yüksek wattlı ampul hevesiyle yapılan yanlış tesisat gün gelir sigorta panelini komple eritir.
Aracın beyni olan ECU, yani motor kontrol ünitesi, bazen motor su sıcaklık sensöründen gelen yanlış veriyle adeta şok geçirir... Sensör soketine dolan en ufak bir yağ kaçağı, aracın sabahları üçleme yaparak çalışmasına ve egzozdan çiğ yakıt kokusu gelmesine yol açar; bu yüzden soket temizliği hayati önem taşır. Ateşleme bobinlerinin soket tırnakları zamanla kırılır ve motor sarsıntılı çalışmaya başlar, usta "Bobin yanmış" der ama aslında sorun sadece temassızlıktır... Kontak anahtarını çevirdiğinizde o akaryakıt pompasının vınlama sesini duymuyorsanız, arka koltuğun altındaki benzin pompası rölesi muhtemelen lehim çatlatmıştır, lehim havmiyle o kartı tazelemek bazen sizi büyük masraftan kurtarır.