Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Japon mühendisliğinin o kusursuz saat gibi çalışan mekanizması bazen sırf siz yağını suyunu unuttunuz diye size küser ve o meşhur arıza lambasıyla konuşmaya başlar.
VTEC sisteminin kalbinde yer alan o küçük solenoid valf tıkandığında motor sanki bir anda nefesi kesilmiş gibi öksürmeye başlar. Yağ basıncı düşer, devir dönmez olur; yani o sevdiğiniz canavar birden sıradan bir işçi araba evresine geri döner...
Subap sesini duymayan şoför ya sağır ya da radyoyu fazlasıyla açmıştır. Ayarsız subaplar zamanla yanar, kompresyon düşer ve o sağlam bloktan eser kalmaz; yazık değil mi o güzelim makineye?
Rölantide dalgalanma yapan bir motor size aslında "beni temizle" diye yalvarıyordur. Boğaz kelebeği kurum bağlar, rölanti motoru şaşkına döner ve dur kalklarda araba resmen stop etmek için bahane arar...
Yağ eksiltme meselesini hep halı altına süpürürsünüz ama o piston segmanları aşındığında egzozdan gelen o mavi duman gerçeği yüzünüze tokat gibi çarpar.
Ateşleme bobini bir kez delindi mi motor üç silindir çalışmaya başlar, direksiyon titrer ve siz yolda giderken koltuğunuzda horon tepiyormuş gibi hissedersiniz.
Katalitik konutör tıkanması uzun yolda nefessiz kalmaktır; araba gaza basarsınız ama gitmez, sanki arkadan biri çeki halatıyla tutuyordur.
Her arıza bir bütçe meselesi değil, aslında biraz da bakımsızlığın faturasıdır. Zamanında değişmeyen bir antifriz bile alüminyum bloğu çürütmeye yeter, farkında bile olmazsınız...
VTEC sisteminin kalbinde yer alan o küçük solenoid valf tıkandığında motor sanki bir anda nefesi kesilmiş gibi öksürmeye başlar. Yağ basıncı düşer, devir dönmez olur; yani o sevdiğiniz canavar birden sıradan bir işçi araba evresine geri döner...
Subap sesini duymayan şoför ya sağır ya da radyoyu fazlasıyla açmıştır. Ayarsız subaplar zamanla yanar, kompresyon düşer ve o sağlam bloktan eser kalmaz; yazık değil mi o güzelim makineye?
Rölantide dalgalanma yapan bir motor size aslında "beni temizle" diye yalvarıyordur. Boğaz kelebeği kurum bağlar, rölanti motoru şaşkına döner ve dur kalklarda araba resmen stop etmek için bahane arar...
Yağ eksiltme meselesini hep halı altına süpürürsünüz ama o piston segmanları aşındığında egzozdan gelen o mavi duman gerçeği yüzünüze tokat gibi çarpar.
Ateşleme bobini bir kez delindi mi motor üç silindir çalışmaya başlar, direksiyon titrer ve siz yolda giderken koltuğunuzda horon tepiyormuş gibi hissedersiniz.
Katalitik konutör tıkanması uzun yolda nefessiz kalmaktır; araba gaza basarsınız ama gitmez, sanki arkadan biri çeki halatıyla tutuyordur.
Her arıza bir bütçe meselesi değil, aslında biraz da bakımsızlığın faturasıdır. Zamanında değişmeyen bir antifriz bile alüminyum bloğu çürütmeye yeter, farkında bile olmazsınız...