Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sigorta poliçesini cebime koyup servisin yolunu tuttuğum o gri sabahı hiç unutmam; meğer ruhsatın arasına sıkışan o minik kağıt parçası, yolda kaldığında hayat kurtaran bir can simidiymişten öte, bazen bizzat mekanik krizlerin asıl müsebbibi olabiliyormuş...
Tam triger kayışı kopmuş, motorharareti tavan yapmışken dijital ekranda beliren o hata kodu var ya, işte o an poliçendeki teminat kapsamı ile eksperin iki dudağı arasından çıkacak "reddedildi" kelimesi arasındaki o incecik çizgide sıkışıp kalıyorsun...
Yıllar önce o eski model tofaşla otoyol ortasında kaldığımda çekici parçasını cebimden ödemiştim çünkü poliçede mini onarım limitleri o dönemin şartlarında sırf ucuz görünsün diye törpülenmişti, ne acı ders değil mi...
Hasar dosyası açılır açılmaz servisteki ustanın "abi bu parça orijinal değil o yüzden sigorta karşılamaz" deyişi beynimde çınlıyor, yan sanayi parça ile orijinal ekipman arasındaki o yüzde yirmi farkı kim cebinden ödüyor sanıyorsun...
Cam filmi ya da sonradan taktırdığın multimedya ekranı kasko poliçesine işlenmediyse, hırsızlık anında o binlerce liralık cihazın buhar olup uçtuğunu ve sigorta şirketinin tek kuruş ödemeyeceğini biliyor muydun...
Yetkili servis yerine sanayideki uzmana güvenip orijinal olmayan parça taktırmak bazen poliçeyi tamamen hükümsüz kılabiliyor, peki ya sen o poliçeyi imzalamadan önce gerçekten küçük harflerle yazılmış istisnalar kısmını dikkatlice okudun mu...
Yolda kaldığın o lanet gece saat ikide aradığın asistans hizmetinin telefonunun sürekli meşgul çalması karşısında sessizce direksiyona yaslanıp kendi kendine söylenmekten başka ne kalıyor ki geriye...
Tam triger kayışı kopmuş, motorharareti tavan yapmışken dijital ekranda beliren o hata kodu var ya, işte o an poliçendeki teminat kapsamı ile eksperin iki dudağı arasından çıkacak "reddedildi" kelimesi arasındaki o incecik çizgide sıkışıp kalıyorsun...
Yıllar önce o eski model tofaşla otoyol ortasında kaldığımda çekici parçasını cebimden ödemiştim çünkü poliçede mini onarım limitleri o dönemin şartlarında sırf ucuz görünsün diye törpülenmişti, ne acı ders değil mi...
Hasar dosyası açılır açılmaz servisteki ustanın "abi bu parça orijinal değil o yüzden sigorta karşılamaz" deyişi beynimde çınlıyor, yan sanayi parça ile orijinal ekipman arasındaki o yüzde yirmi farkı kim cebinden ödüyor sanıyorsun...
Cam filmi ya da sonradan taktırdığın multimedya ekranı kasko poliçesine işlenmediyse, hırsızlık anında o binlerce liralık cihazın buhar olup uçtuğunu ve sigorta şirketinin tek kuruş ödemeyeceğini biliyor muydun...
Yetkili servis yerine sanayideki uzmana güvenip orijinal olmayan parça taktırmak bazen poliçeyi tamamen hükümsüz kılabiliyor, peki ya sen o poliçeyi imzalamadan önce gerçekten küçük harflerle yazılmış istisnalar kısmını dikkatlice okudun mu...
Yolda kaldığın o lanet gece saat ikide aradığın asistans hizmetinin telefonunun sürekli meşgul çalması karşısında sessizce direksiyona yaslanıp kendi kendine söylenmekten başka ne kalıyor ki geriye...