Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah garajdan çıkarken kontağı çevirdiğinde motorun o eski huzurlu mırıltısı yerine sanki boğuluyormuş gibi sarsılması insanı anında germeye yeter...
Yolda giderken gaza bastığın halde arabanın arkadan biri çekiyormuş gibi nazlanması ve bir türlü hızlanmak istememesi zaten işin rengini baştan belli eder.
Egzozdan çıkan o koyu gri dumanı aynada ilk gördüğünde "Eyvah, yine mi masraf?" diye iç geçirmen pek haksız sayılmaz aslında...
Motoru stop edip kaputu kaldırdığında o tıkırtılı sesin tam olarak nereden geldiğini anlamaya çalışmak sanırım en sinir bozucu anlardan biridir.
Sanki lastiklerden biri patlamış gibi durduk yere rolantide sallanan bir direksiyon hissediyorsan, bu işin ucu maalesef yakıt sistemine dayanır.
Kontrol panelinde yanıp sönen o sarı motor arıza lambası sanki yüzüne bakıp alay ediyormuş gibi sinir bozucu bir kararlılıkla yanmaya devam eder...
Depo her zamankinden çok daha hızlı boşalıyor gibi geliyorsa, yakıtın yanma odasına düzgün püskürtülemediğini ve boşa harcandığını kabullenmek gerekir.
Özellikle kış sabahları motor tamamen soğukken marşa basmak adeta bir işkenceye dönüşür ve o araba çalışana kadar çektiğin çile yanına kâr kalır.
Kimi zaman trafikte kırmızı ışıkta beklerken motor birdenbire kendi kendine sessizce stop ediverir; işte o an insanın canı gerçekten sıkılır.
Usta koltuğuna oturup gaza hafifçe dokunduğunda aldığı o garip tepkiyle başını sallaması, enjektörlerin artık "beni değiştir" diye bağırdığının resmidir.
Yolda giderken gaza bastığın halde arabanın arkadan biri çekiyormuş gibi nazlanması ve bir türlü hızlanmak istememesi zaten işin rengini baştan belli eder.
Egzozdan çıkan o koyu gri dumanı aynada ilk gördüğünde "Eyvah, yine mi masraf?" diye iç geçirmen pek haksız sayılmaz aslında...
Motoru stop edip kaputu kaldırdığında o tıkırtılı sesin tam olarak nereden geldiğini anlamaya çalışmak sanırım en sinir bozucu anlardan biridir.
Sanki lastiklerden biri patlamış gibi durduk yere rolantide sallanan bir direksiyon hissediyorsan, bu işin ucu maalesef yakıt sistemine dayanır.
Kontrol panelinde yanıp sönen o sarı motor arıza lambası sanki yüzüne bakıp alay ediyormuş gibi sinir bozucu bir kararlılıkla yanmaya devam eder...
Depo her zamankinden çok daha hızlı boşalıyor gibi geliyorsa, yakıtın yanma odasına düzgün püskürtülemediğini ve boşa harcandığını kabullenmek gerekir.
Özellikle kış sabahları motor tamamen soğukken marşa basmak adeta bir işkenceye dönüşür ve o araba çalışana kadar çektiğin çile yanına kâr kalır.
Kimi zaman trafikte kırmızı ışıkta beklerken motor birdenbire kendi kendine sessizce stop ediverir; işte o an insanın canı gerçekten sıkılır.
Usta koltuğuna oturup gaza hafifçe dokunduğunda aldığı o garip tepkiyle başını sallaması, enjektörlerin artık "beni değiştir" diye bağırdığının resmidir.