Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabanın rölantide tir tir titremesi tesadüf değil. O kaputun altındaki dizel motor sana açıkça bir şey anlatmaya çalışıyor. Enjektör geri dönüş çizgisi patladığında ya da kaçırdığında o sarsıntı kabine kadar vurur. Direksiyonu tutarken elinin titretiğini hissediyorsan, durup bir düşün.
Sabahları marşa bastığında o motor bir türlü almıyor mu? İnatla dönüyor ama ateşlemiyor işte... Geç çalışmanın arkasındaki en büyük şüpheli her zaman geri dönüş kaçağıdır. Sistemdeki basınç geri dönüşten kaçıp gidince, enjektör ihtiyacı olan o yüksek basıncı bir türlü yakalayamıyor.
Yakıt kokusu burnuna geliyorsa iş çoktan büyümüş demektir. Şöyle kabini açıp bir bak bakalım, enjektörlerin etrafı vıcık vıcık mazot olmuş mu? Zaten o çiğ kokuyu duyduğun an anlamalıydın... Hatta bazen o sızıntı birikir, motor sıcaklığıyla birleşip felaket bir koku yayar.
Bazen gaza bastığında araba bir an duraksar. Hani arkadan biri çekiyormuş gibi olur ya, tam olarak öyle bir his. Güç aniden düşer, araba ivmelenmez. Basınç kayboluyor çünkü, enjektör silindire yeterli mazotu püskürtemiyor.
Egzozdan çıkan o koyu renkli dumana dikkat ettin mi hiç? Belki siyah, belki gri... Karışım bozulduğu için motor mazotu düzgün yakamıyor. Arkandan gelen araçların seni fark etmemesi imkansız hale geldiyse usta yolları göründü demektir.
Sesi dinlemeyi bilmen lazım. Enjektörün dibinden gelen o gıcık, fıs fıs eden kaçak sesini duymak aslında hiç zor değil. Motor çalışırken kulağını kabuta biraz yaklaştır. Tabii dikkat et kendine... O ses varsa, sızdırmazlık pulu ya da geri dönüş hortumu çoktan pes etmiştir.
Depodaki mazotun su gibi çekilmesine ne demeli? Normalde yapmadığı kadar yakıt harcamaya başladıysa araban, kaçak depoyu gizlice boşaltıyor demektir. Boşa akan her damla mazot, cebinden çıkan para. Hem performanstan oluyorsun hem cüzdandan...
Çözüm basit aslında, ertelemeyeceksin. Bir test tüpü takıp geri dönüş miktarlarını ölçtürmek topu topu on dakikalık iş. Kaçıran hortumsa değiştirirsin, pulsa yenilersin. Ufak bir sızıntı deyip geçersen, yarın bir gün bütün yakıt sistemini kucağına alırsın.
Sabahları marşa bastığında o motor bir türlü almıyor mu? İnatla dönüyor ama ateşlemiyor işte... Geç çalışmanın arkasındaki en büyük şüpheli her zaman geri dönüş kaçağıdır. Sistemdeki basınç geri dönüşten kaçıp gidince, enjektör ihtiyacı olan o yüksek basıncı bir türlü yakalayamıyor.
Yakıt kokusu burnuna geliyorsa iş çoktan büyümüş demektir. Şöyle kabini açıp bir bak bakalım, enjektörlerin etrafı vıcık vıcık mazot olmuş mu? Zaten o çiğ kokuyu duyduğun an anlamalıydın... Hatta bazen o sızıntı birikir, motor sıcaklığıyla birleşip felaket bir koku yayar.
Bazen gaza bastığında araba bir an duraksar. Hani arkadan biri çekiyormuş gibi olur ya, tam olarak öyle bir his. Güç aniden düşer, araba ivmelenmez. Basınç kayboluyor çünkü, enjektör silindire yeterli mazotu püskürtemiyor.
Egzozdan çıkan o koyu renkli dumana dikkat ettin mi hiç? Belki siyah, belki gri... Karışım bozulduğu için motor mazotu düzgün yakamıyor. Arkandan gelen araçların seni fark etmemesi imkansız hale geldiyse usta yolları göründü demektir.
Sesi dinlemeyi bilmen lazım. Enjektörün dibinden gelen o gıcık, fıs fıs eden kaçak sesini duymak aslında hiç zor değil. Motor çalışırken kulağını kabuta biraz yaklaştır. Tabii dikkat et kendine... O ses varsa, sızdırmazlık pulu ya da geri dönüş hortumu çoktan pes etmiştir.
Depodaki mazotun su gibi çekilmesine ne demeli? Normalde yapmadığı kadar yakıt harcamaya başladıysa araban, kaçak depoyu gizlice boşaltıyor demektir. Boşa akan her damla mazot, cebinden çıkan para. Hem performanstan oluyorsun hem cüzdandan...
Çözüm basit aslında, ertelemeyeceksin. Bir test tüpü takıp geri dönüş miktarlarını ölçtürmek topu topu on dakikalık iş. Kaçıran hortumsa değiştirirsin, pulsa yenilersin. Ufak bir sızıntı deyip geçersen, yarın bir gün bütün yakıt sistemini kucağına alırsın.