Distribütör Arızası Belirtileri

Distribütör Arızası Belirtileri

Kemal Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
587
Tepkime puanı
0
Kemal Usta
Direksiyonun başına geçip anahtarı çevirdiğiniz o tanıdık anda, motorun o her zamanki neşeli hırıltısı yerine isteksiz bir öksürükle karşılaşmak... İşte tam o an, kaputun altında bir şeylerin ritmini kaybettiğini anlarsınız. Eski nesil veya biraz yaşını almış araçlarda bu ritmi belirleyen gizli bir orkestra şefi vardır; adına distribütör diyoruz. Buji kablolarına elektriği doğru sırayla ve tam zamanında dağıtmakla görevli bu küçük mekanik parça, yaşlandıkça veya yıprandıkça aracın tüm karakterini bir anda değiştirebilir. Motorun aniden sarsılmaya başlaması, gaz pedalına bastığınızda aracın isteksizce yığılması ya da sabahları bir türlü çalışmak istememesi tesadüf değildir genellikle. Kendi halinde çalışan bu parçanın içindeki kömür aşındığında, kapağında mikroskopik çatlaklar oluştuğunda veya nem topladığında, ateşleme zamanlaması tamamen şaşar. Bir zamanlar saat gibi tıkır tıkır işleyen düzen, bir anda ne zaman duracağı belli olmayan bir bilmeceye dönüşüverir...

Yolda giderken motorun birden teklemesi, sanki yakıt bitiyormuş gibi silkelenmesi sürücünün en büyük kabuslarından biridir şüphesiz. Gaza biraz daha yüklenirsiniz, araç hızlanmak yerine arkadan biri çekiyormuş gibi bocalarlar; hatta bazen egzoştan öyle bir patlama sesi gelir ki neye uğradığınızı şaşırırsınız. Çiğ yakıtın silindirlerde yanmadan egzoza ulaşması ve orada aniden patlamasıdır bu durumun asıl sebebi. Distribütör, elektrik kıvılcımını yanma odasına tam saniyenin kesirinde gönderemediğinde yakıt hava karışımı öylece kalır. Sabahın erken saatlerinde, özellikle de havanın nemli olduğu sonbahar günlerinde marşa bastığınızda motorun dönüp dönüp bir türlü çalışmaması da tamamen bu kapağın içine dolan o lanet nemle alakalıdır. İnsan çoğu zaman aküden ya da marş motorundan şüphelenir ilk etapta ama asıl suçlu hemen yanı başınızda durmaktadır.

Eski bir sanayi ustasının dükkanına yanaştığınızda, kaputu açıp şöyle bir dinlediği o motor sesi aslında her şeyi anlatır. Distribütörün içindeki tevzi makarası düzgün dönmediğinde veya platini oksitlendiğinde aracın rolantisi bir yukarı bir aşağı oynamaya başlar. Işıklarda beklerken arabanın titremesinden vites kolunun sallandığını görüyorsanız, gösterge paneline bakıp devir saatinin kendi kendine dans ettiğini fark ediyorsanız şüphelerinizi bu yöne kaydırmanızda fayda var. Hatta bazen motorun çekişten düşmesi öyle derecelere varır ki, her gün rahatça çıktığınız o ufak yokuş gözünüzde büyümeye başlar. Araba gitmek ister ama sanki nefesi yetmiyordur, sanki boğazına bir şey tıkanmıştır.

Yakıt tüketimindeki o ani ve mantıksız artışı fark ettiğinizde cebinizi yakmaya başlayan şeyin ne olduğunu uzun uzun araştırmanıza gerek kalmayabilir bazen. Düzgün ateşleme yapamayan bir motor, aynı gücü üretebilmek için silindirlere daha fazla benzin püskürtmek zorunda kalacaktır. Yani siz farkında olmadan depodaki benzin hiç yanmadan egzozdan uçup gider. Aracı rölantide çalışır halde bırakıp kaputu açtığınızda, karanlıkta hafif bir mavi kıvılcım sıçraması görüyorsanız ya da çıtır çıtır bir elektrik sesi duyuyorsanız distribütör kapağınız artık ömrünü tamamlamış demektir. Küçük bir çatlak, basit bir yıpranma gibi görünen şeylerin maliyeti zamanında müdahale edilmezse yolda kalmanın getirdiği çekici masrafıyla katlanarak büyür. Parçayı komple değiştirmek yerine bazen sadece kapağı temizlemek ya da makarayı yenilemek bile arabaya yeniden can verebilir...
 
Geri