Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Otoparkta sabahın erken ayazında direksiyonu sağa sola şöyle bir yokladığımızda, o hantal kemikleşme hissi sadece basit bir hidrolik nazı değildir aslında...
Asfaltın üzerindeki o minik yağ damlalarını pas geçip direksiyon hidrolik haznesine baktığımızda gördüğümüz eksilme, kutunun keçelerinden sızan ilk acı feryattır.
Kremayer dişlilerinin zamanla o metalik ömrünü tüketmesi, bozuk yollardan gelen her çukur darbesiyle o mukavemetin sessizce tükenmesidir...
Kabinde hafiften kulak tırmalayan o metalik tıkırtı saniyeler içinde kaybolur ama mafsal milindeki boşluk her dönüşte biraz daha büyür.
Dönüşlerde tekerleğin eski formuna dönmek istemeyip yolda asılı kalması, hidrolik basıncının artık o dişli grubunu doğru besleyemediğinin ennet net kanıtıdır.
Peki bu direksiyon kutusu niye söylenip durur ki böyle...
Usta eline düşmeden önce o ufak sarsıntıları kafaya takmak lazım, yoksa otobanda o hidrolik tamamen boşalınca anlarsın işin rengini.
Yağ kaçağını fark edip hemen keçe değişimiyle işi kurtarmak varken, kutunun tamamen kilitlenmesini beklemek hangi mantığın eseridir...
Asfaltın üzerindeki o minik yağ damlalarını pas geçip direksiyon hidrolik haznesine baktığımızda gördüğümüz eksilme, kutunun keçelerinden sızan ilk acı feryattır.
Kremayer dişlilerinin zamanla o metalik ömrünü tüketmesi, bozuk yollardan gelen her çukur darbesiyle o mukavemetin sessizce tükenmesidir...
Kabinde hafiften kulak tırmalayan o metalik tıkırtı saniyeler içinde kaybolur ama mafsal milindeki boşluk her dönüşte biraz daha büyür.
Dönüşlerde tekerleğin eski formuna dönmek istemeyip yolda asılı kalması, hidrolik basıncının artık o dişli grubunu doğru besleyemediğinin ennet net kanıtıdır.
Peki bu direksiyon kutusu niye söylenip durur ki böyle...
Usta eline düşmeden önce o ufak sarsıntıları kafaya takmak lazım, yoksa otobanda o hidrolik tamamen boşalınca anlarsın işin rengini.
Yağ kaçağını fark edip hemen keçe değişimiyle işi kurtarmak varken, kutunun tamamen kilitlenmesini beklemek hangi mantığın eseridir...