Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kremayer dişlisi ile pinyon dişli arasındaki o milimetrik boşluk kulağa ne kadar masum gelirse gelsin hidrolik basıncı bindiğinde işin rengi tamamen değişir; nitekim sürücülerin en büyük yanılgısı bu ufak tıkırtıları sadece rot başı yorgunluğuna yormaktır.
Boşluğu almak adına tekerleği kilitli pozisyondayken hidrolik pompasını dakikalarca zorlamak iç rezistansı anında bitirir, yağ sıcaklığı rekor seviyeye fırlar ve sen daha ne olduğunu anlayamadan keçeler sızdırmaya başlar...
Aslında bakarsan o sızdıran keçeyi sadece dışarıdan balata spreyiyle temizleyip geçiştirmek sorunu kökten çözmez; içerideki teflon segmanlar aşındıysa o hidrolik yağı kısa sürede yine toz körüğünün içine dolacaktır.
Rot milleri sökülmeden yapılan ezbere rot ayarları, kutunun içindeki milin merkezini kaçırır ve pinyon dişlinin dişleri bir süre sonra orantısız sürtünmeden ötürü sıyırma noktasına gelir.
Yağ kaçağını kesmek için piyasada satılan kalın kıvamlı katkı maddelerini hazneye basmak, dar kanalları tıkayarak direksiyonu sertleştirir ki bu da dönüşlerde pompaya binen yükü katbekat artırır...
Hani şu çıkmacılardan alınan revizyonsuz kutular var ya, monte edilmeden önce içlerindeki tesviye kontrolü yapılmazsa ilk tam turda o dişliler yine çapak yapar.
Aslında hidrolik yağını periyodik olarak değiştirmemek, zamanla ısınan yağın özelliğini yitirmesine ve valf gövdesindeki hassas kanalların tortuyla dolmasına doğrudan davetiye çıkarır.
Direksiyonu park halindeyken sonuna kadar dayayıp o son noktada sabitlemek, tahliye valfini sürekli açık tutarak sistemi aşırı ısıtır; kimse demez ki bu hidrolik pompası neden ötüyor...
Boşluğu almak adına tekerleği kilitli pozisyondayken hidrolik pompasını dakikalarca zorlamak iç rezistansı anında bitirir, yağ sıcaklığı rekor seviyeye fırlar ve sen daha ne olduğunu anlayamadan keçeler sızdırmaya başlar...
Aslında bakarsan o sızdıran keçeyi sadece dışarıdan balata spreyiyle temizleyip geçiştirmek sorunu kökten çözmez; içerideki teflon segmanlar aşındıysa o hidrolik yağı kısa sürede yine toz körüğünün içine dolacaktır.
Rot milleri sökülmeden yapılan ezbere rot ayarları, kutunun içindeki milin merkezini kaçırır ve pinyon dişlinin dişleri bir süre sonra orantısız sürtünmeden ötürü sıyırma noktasına gelir.
Yağ kaçağını kesmek için piyasada satılan kalın kıvamlı katkı maddelerini hazneye basmak, dar kanalları tıkayarak direksiyonu sertleştirir ki bu da dönüşlerde pompaya binen yükü katbekat artırır...
Hani şu çıkmacılardan alınan revizyonsuz kutular var ya, monte edilmeden önce içlerindeki tesviye kontrolü yapılmazsa ilk tam turda o dişliler yine çapak yapar.
Aslında hidrolik yağını periyodik olarak değiştirmemek, zamanla ısınan yağın özelliğini yitirmesine ve valf gövdesindeki hassas kanalların tortuyla dolmasına doğrudan davetiye çıkarır.
Direksiyonu park halindeyken sonuna kadar dayayıp o son noktada sabitlemek, tahliye valfini sürekli açık tutarak sistemi aşırı ısıtır; kimse demez ki bu hidrolik pompası neden ötüyor...