Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
O kaputun altındaki gıcırtıyı görmezden gelmeye devam ederseniz, o motor elinizde kalır. Sürücülerin yarıdan fazlası devirdaim pompası kayışının ne işe yaradığını bile bilmeden binlerce kilometre yol yapıyor. Kayış biraz gevşediğinde "nasıl olsa dönüyor" deyip geçmek, bilerek ve isteyerek sanayiye servet bırakmaktır. O kayış kaçırmaya başladığı an, motor bloğunuzun içinde sessiz bir kıyamet kopmaya başlar...
Su pompası yeterli devirde dönmüyorsa, soğutma sıvısı bloğun içinde hapsolur. Radyatöre gidip serinleyemeyen antifriz, motorun en hassas noktalarını saniyeler içinde kavurmaya başlar. Hararet göstergesi yavaş yavaş yükselir ama siz bunu fark ettiğinizde genellikle iş işten geçmiş olur. Yetersiz sirkülasyon, silindir kapak contasını yakmanın en kestirme, en kestirme yoludur.
Kayışın gevşemesiyle ortaya çıkan o sinir bozucu ıslık sesini duymak için usta olmaya gerek yok. Gaza her bastığınızda kaputun altından gelen o tiz cıyaklama, motorun size attığı son çığlıktır aslında. Sürtünme kaybolur, kasnak boşa döner, soğutma sistemi felç olur. Kulak tıkamak çözüm değil, aksine cebinize kurulan en büyük tuzak...
Klima açıkken aracın çekişten düşmesi ya da direksiyonun aniden sertleşmesi tesadüf mü sanıyorsunuz? Mimarisi gereği birçok araçta devirdaim kayışı şarj dinamosu veya direksiyon pompasıyla aynı hattı paylaşır. Gevşek bir kayış sadece soğutmayı değil, aracın bütün elektronik ve mekanik dengesini altüst eder. Bazen tek bir gevşek civata, bütün sistemi domino taşı gibi devirir.
Peki, o contayı yaktığınızda ne olacak? Motor kapağı sökülecek, rektifiyeye gidecek, binlerce liralık parça faturası önünüze konacak. Oysa yapacağınız şey basit: Periyodik bakımda gergi rulmanına baktırmak, kayışın esnekliğini elle kontrol etmek. Birkaç dakikalık bir kontrol, sizi haftalarca arabasız kalmaktan kurtarır. İhmalkarlık her zaman en pahalı opsiyondur.
Termostat açsa bile sıvıyı debilendiremeyen bir pompa, içi boş bir hayalden ibarettir. Motor bloku sıcaklıktan genleşip biçim değiştirmeye başladığında, pistonlar silindir duvarlarına sarmaya başlar. Yatak saran bir motoru geri getirmek mi? İmkansıza yakın. Her şey, o küçücük kauçuk parçanın tutunmayı bırakmasıyla başlar...
Arabanızın sesini dinlemeyi öğrenmek zorundasınız. En ufak bir sürtünme değişiminde, soğutma sıvısının rengindeki veya seviyesindeki anormallikte hemen kenara çekin. Bir kayışın gerginliği yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgidir otomobil dünyasında. Risk almaya değer mi, takdir sizin...
Su pompası yeterli devirde dönmüyorsa, soğutma sıvısı bloğun içinde hapsolur. Radyatöre gidip serinleyemeyen antifriz, motorun en hassas noktalarını saniyeler içinde kavurmaya başlar. Hararet göstergesi yavaş yavaş yükselir ama siz bunu fark ettiğinizde genellikle iş işten geçmiş olur. Yetersiz sirkülasyon, silindir kapak contasını yakmanın en kestirme, en kestirme yoludur.
Kayışın gevşemesiyle ortaya çıkan o sinir bozucu ıslık sesini duymak için usta olmaya gerek yok. Gaza her bastığınızda kaputun altından gelen o tiz cıyaklama, motorun size attığı son çığlıktır aslında. Sürtünme kaybolur, kasnak boşa döner, soğutma sistemi felç olur. Kulak tıkamak çözüm değil, aksine cebinize kurulan en büyük tuzak...
Klima açıkken aracın çekişten düşmesi ya da direksiyonun aniden sertleşmesi tesadüf mü sanıyorsunuz? Mimarisi gereği birçok araçta devirdaim kayışı şarj dinamosu veya direksiyon pompasıyla aynı hattı paylaşır. Gevşek bir kayış sadece soğutmayı değil, aracın bütün elektronik ve mekanik dengesini altüst eder. Bazen tek bir gevşek civata, bütün sistemi domino taşı gibi devirir.
Peki, o contayı yaktığınızda ne olacak? Motor kapağı sökülecek, rektifiyeye gidecek, binlerce liralık parça faturası önünüze konacak. Oysa yapacağınız şey basit: Periyodik bakımda gergi rulmanına baktırmak, kayışın esnekliğini elle kontrol etmek. Birkaç dakikalık bir kontrol, sizi haftalarca arabasız kalmaktan kurtarır. İhmalkarlık her zaman en pahalı opsiyondur.
Termostat açsa bile sıvıyı debilendiremeyen bir pompa, içi boş bir hayalden ibarettir. Motor bloku sıcaklıktan genleşip biçim değiştirmeye başladığında, pistonlar silindir duvarlarına sarmaya başlar. Yatak saran bir motoru geri getirmek mi? İmkansıza yakın. Her şey, o küçücük kauçuk parçanın tutunmayı bırakmasıyla başlar...
Arabanızın sesini dinlemeyi öğrenmek zorundasınız. En ufak bir sürtünme değişiminde, soğutma sıvısının rengindeki veya seviyesindeki anormallikte hemen kenara çekin. Bir kayışın gerginliği yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgidir otomobil dünyasında. Risk almaya değer mi, takdir sizin...