Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah arabanın kapısını açıp anahtarı çevirdiğinizde o göğüsten gelen cansız tık sesi var ya, işte o ses aslında bir gecede gerçekleşen bir felaketin habercisidir. Akünün durduk yere boşalması genellikle üretim hatasından değil, tesisatın bir yerinde sessizce çalışan parazit bir yükten kaynaklanır. Bazen bagaj kapandığında sönmeyen minik bir aydınlatma ampulü, bazen de sonradan taktırılan ucuz bir alarm devresi... Bir bakmışsınız, araç uykudayken bile sistemden düzenli olarak miliamper seviyesinde güç çekmeye devam ediyor.
Peki bu gizli akım çekişini (parasitic drain) kendi imkanlarımızla tespit etmek gerçekten mümkün mü? Çok karmaşık cihazlara ihtiyacınız yok aslında, kaliteli bir dijital multimetre ve biraz sabır işinizi görecektir. Kutup başını söküp araya ampermetre modundaki cihazı seri olarak bağladığınızda, ekranın gösterdiği o rakam size aracınızın gerçekte uyuyup uyumadığını açıkça söyler. Tesisattaki sızıntıyı bulmak tam anlamıyla bir iz sürme oyununa dönüşür o andan itibaren.
Kontak kapandıktan sonra modern araçların beyinleri (ECU) hemen derin uyku moduna geçmez, bu noktada aceleci davranmamak şart. Tüm kapıları kilitleyip, kaput kilidini bile tornavida ucuyla kapalı konumda kandırarak en az yirmi dakika beklemeniz gerekir. Sistem ancak tam anlamıyla dinlenmeye geçtiğinde ölçülen Değer 0.05 Amper (50mA) sınırını aşmıyorsa içiniz rahat olsun. Ama ekranda 0.20 A veya daha yüksek bir değer çakılı kalmışsa... Tesisatta net bir sızıntı var demektir.
Sıra geldi o meşhur sigorta kutusu operasyonuna; yani kaçak hattını nokta atışı bulma evresine. Sigortaları tek tek cımbızla çekerken gözünüz sürekli multimetrenin ekranında olmalı, çekilen akımın aniden sıfırlandığı veya düştüğü an faili yakaladınız demektir. Hangi sigortanın atandığı devre çöktüyse —örneğin teyp, iç aydınlatma ya da merkezi kilit— sorun tam olarak o hatta sıkışmıştır. Bazen tek bir rölenin yapışık kalması bile bütün bir gece boyunca akünün canını okumaya yeter.
Elektrik ustalarının en çok karşılaştığı hata, orijinal donanıma yapılan bilinçsiz müdahalelerdir kuşkusuz. Sonradan eklenen multimedya ekranları, amfiler ya da araç içi kameralar kontak arkası (ACC) hat yerine doğrudan aküye bağlandığında kaçak kaçınılmaz olur. Tesisatı orijinal şemasına sadık kalmadan kesip biçmek, aracın fabrikasyon elektrik dengesini tamamen altüst eder. Kablo demetlerindeki korozyon veya şasiye temas eden soyuk bir kablo yüzünden haftalarca akü değiştiren kullanıcılar gördüm.
Sorunun kaynağını bulduğunuzda geçici çözümlerle vakit kaybetmeyin, devreyi komple izole edin veya gerekiyorsa ilgili bileşeni yenisiyle değiştirin. Bazen sadece arızalı bir alternatör diyotu yüzünden araç stop halindeyken akım tersine akar ve aküyü içten içe tüketir. Kendi başınıza çözemediğiniz karmaşık can-bus hatalarında mutlaka profesyonel bir oto-elektrik teşhis (diyagnoz) cihazına başvurmanız en doğrusu olacaktır. Doğru müdahale edilmeyen bir kaçak akım, ileride çok daha ciddi elektronik arızaların önünü açabilir.
Peki bu gizli akım çekişini (parasitic drain) kendi imkanlarımızla tespit etmek gerçekten mümkün mü? Çok karmaşık cihazlara ihtiyacınız yok aslında, kaliteli bir dijital multimetre ve biraz sabır işinizi görecektir. Kutup başını söküp araya ampermetre modundaki cihazı seri olarak bağladığınızda, ekranın gösterdiği o rakam size aracınızın gerçekte uyuyup uyumadığını açıkça söyler. Tesisattaki sızıntıyı bulmak tam anlamıyla bir iz sürme oyununa dönüşür o andan itibaren.
Kontak kapandıktan sonra modern araçların beyinleri (ECU) hemen derin uyku moduna geçmez, bu noktada aceleci davranmamak şart. Tüm kapıları kilitleyip, kaput kilidini bile tornavida ucuyla kapalı konumda kandırarak en az yirmi dakika beklemeniz gerekir. Sistem ancak tam anlamıyla dinlenmeye geçtiğinde ölçülen Değer 0.05 Amper (50mA) sınırını aşmıyorsa içiniz rahat olsun. Ama ekranda 0.20 A veya daha yüksek bir değer çakılı kalmışsa... Tesisatta net bir sızıntı var demektir.
Sıra geldi o meşhur sigorta kutusu operasyonuna; yani kaçak hattını nokta atışı bulma evresine. Sigortaları tek tek cımbızla çekerken gözünüz sürekli multimetrenin ekranında olmalı, çekilen akımın aniden sıfırlandığı veya düştüğü an faili yakaladınız demektir. Hangi sigortanın atandığı devre çöktüyse —örneğin teyp, iç aydınlatma ya da merkezi kilit— sorun tam olarak o hatta sıkışmıştır. Bazen tek bir rölenin yapışık kalması bile bütün bir gece boyunca akünün canını okumaya yeter.
Elektrik ustalarının en çok karşılaştığı hata, orijinal donanıma yapılan bilinçsiz müdahalelerdir kuşkusuz. Sonradan eklenen multimedya ekranları, amfiler ya da araç içi kameralar kontak arkası (ACC) hat yerine doğrudan aküye bağlandığında kaçak kaçınılmaz olur. Tesisatı orijinal şemasına sadık kalmadan kesip biçmek, aracın fabrikasyon elektrik dengesini tamamen altüst eder. Kablo demetlerindeki korozyon veya şasiye temas eden soyuk bir kablo yüzünden haftalarca akü değiştiren kullanıcılar gördüm.
Sorunun kaynağını bulduğunuzda geçici çözümlerle vakit kaybetmeyin, devreyi komple izole edin veya gerekiyorsa ilgili bileşeni yenisiyle değiştirin. Bazen sadece arızalı bir alternatör diyotu yüzünden araç stop halindeyken akım tersine akar ve aküyü içten içe tüketir. Kendi başınıza çözemediğiniz karmaşık can-bus hatalarında mutlaka profesyonel bir oto-elektrik teşhis (diyagnoz) cihazına başvurmanız en doğrusu olacaktır. Doğru müdahale edilmeyen bir kaçak akım, ileride çok daha ciddi elektronik arızaların önünü açabilir.