Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gözünün önünde o kırmızı ibre yavaşça tepeye tırmanıyor, kaputtan hafif bir buhar sızmaya başlıyor ve sen direksiyonun başında öylece kalakalmış durumdasın; işte o an motorun nefes borusu kesilmiştir ve suçlunun kim olduğunu bulmak tamamen sana kalmıştır.
Sıcak bir yaz günü trafikte sıkışıp kalmışken birden yükselen hararet ibaresi karşısında panik yapmak yerine elini doğrudan kontak anahtarına ya da kaputa uzatman gerekir, çünkü bu arıza seninle inatlaşmaya başladığında ona erken müdahale etmezsen motoru eline alırsın...
Klimalı odalarda yazılmış kuru teknik kılavuzları bir kenara bırak, kaputu açtığında rölantide çalışan o motorun pervanesine bakarken aslında neyi aradığını tam olarak biliyor musun; radyatör fanı dönmüyorsa orada büyük bir elektrik kaçağı ya da sessizce patlamış bir sigorta yatıyordur.
Araç durduğu yerde kaynamaya başladığı hâlde ön taraftaki o demir yığını çılgınlar gibi dönmüyorsa mütevazı bir tornavidayı ya da eline geçecek sert bir cismi fana uzatıp hafifçe dokundurmayı dene, belki de sadece kömürleri bitmiş o tembel motor son bir hamleyle hayata dönecektir.
Müşür arızasını anlamak öyle sanıldığı kadar karmaşık bir mühendislik dehası istemez; fan müşürünün fişini çekip iki ucunu bir tel ile köprülediğinde pervane aniden jet motoru gibi çalışmaya başlıyorsa, tebrikler, bozuk olanın termostat değil bizzat o küçük parça olduğunu kendi ellerinle kanıtlamış oldun.
Bazen sigorta kutusunu açtığında göreceğin o erimiş plastik kokusu sana her şeyi anlatır; çünkü akım çekmekten pestili çıkmış otuz amperlik o dandik sigortayı yenisiyle değiştirmek yerine aynen bırakırsan yolda kalman kaçınılmaz bir sondur, bunu asla unutma.
Radyatörün alt hortumuna elini korkarak da olsa yaklaştırıp kontrol et; motor su kaynatacak kadar sıcakken o hortum hâlâ buz gibi kalıyorsa su devirdaim yapmıyor demektir ve fanı ne kadar test edersen et, su dönmedikten sonra o motor iflah olmaz...
Bütün bu kontrol mekanizmalarını tek tek denedin ve ortada hâlâ dönen bir pervane yoksa aracı daha fazla zorlayıp kapak yakma lüksün yok, çek kenara ve bir oto elektrikçinin yolunu tut, çünkü bazı arızalar senin garajdeki imkânlarını aşar dostum.
Sıcak bir yaz günü trafikte sıkışıp kalmışken birden yükselen hararet ibaresi karşısında panik yapmak yerine elini doğrudan kontak anahtarına ya da kaputa uzatman gerekir, çünkü bu arıza seninle inatlaşmaya başladığında ona erken müdahale etmezsen motoru eline alırsın...
Klimalı odalarda yazılmış kuru teknik kılavuzları bir kenara bırak, kaputu açtığında rölantide çalışan o motorun pervanesine bakarken aslında neyi aradığını tam olarak biliyor musun; radyatör fanı dönmüyorsa orada büyük bir elektrik kaçağı ya da sessizce patlamış bir sigorta yatıyordur.
Araç durduğu yerde kaynamaya başladığı hâlde ön taraftaki o demir yığını çılgınlar gibi dönmüyorsa mütevazı bir tornavidayı ya da eline geçecek sert bir cismi fana uzatıp hafifçe dokundurmayı dene, belki de sadece kömürleri bitmiş o tembel motor son bir hamleyle hayata dönecektir.
Müşür arızasını anlamak öyle sanıldığı kadar karmaşık bir mühendislik dehası istemez; fan müşürünün fişini çekip iki ucunu bir tel ile köprülediğinde pervane aniden jet motoru gibi çalışmaya başlıyorsa, tebrikler, bozuk olanın termostat değil bizzat o küçük parça olduğunu kendi ellerinle kanıtlamış oldun.
Bazen sigorta kutusunu açtığında göreceğin o erimiş plastik kokusu sana her şeyi anlatır; çünkü akım çekmekten pestili çıkmış otuz amperlik o dandik sigortayı yenisiyle değiştirmek yerine aynen bırakırsan yolda kalman kaçınılmaz bir sondur, bunu asla unutma.
Radyatörün alt hortumuna elini korkarak da olsa yaklaştırıp kontrol et; motor su kaynatacak kadar sıcakken o hortum hâlâ buz gibi kalıyorsa su devirdaim yapmıyor demektir ve fanı ne kadar test edersen et, su dönmedikten sonra o motor iflah olmaz...
Bütün bu kontrol mekanizmalarını tek tek denedin ve ortada hâlâ dönen bir pervane yoksa aracı daha fazla zorlayıp kapak yakma lüksün yok, çek kenara ve bir oto elektrikçinin yolunu tut, çünkü bazı arızalar senin garajdeki imkânlarını aşar dostum.