Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Genleşme kavanozunun kapağını açtığınızda o alışık olduğunuz parlak pembe ya da yeşil sıvının yerini balçık rengi bir kıvam almışsa... Motorun kalbinde bir yerlerde, normalde asla yan yana gelmemesi gereken iki ezeli rakip el sıkışmış demektir. Yağ ve antifriz, kendi kapalı devrelerinde kendi işlerine bakması gereken iki ayrı dünya sonuçta. Birinin diğerinin bölgesine sızması, sistemdeki o hassas dengenin kökünden sarsıldığının en net kanıtıdır.
Neden olur peki bu can sıkıcı durum? Çoğu zaman faturayı hemen silindir kapak contasına keseriz ama acele etmemek lazım. Motor blokunun içindeki o incecik yağ soğutucusu patladığında da tam olarak bu manzarayla karşılaşırsınız. Yağ basıncı, soğutma sıvısının basıncından her zaman daha yüksek olduğu için sızıntı hep yağdan antifrize doğru akar. Yani aslında sistem kendi kendine bir tür sabunlaşma reaksiyonu başlatır o saniyeden sonra.
Ustanıza gittiğinizde hemen "motor bitti" korkusuna kapılmayın, önce sakin bir teşhis koymak gerekiyor. Conta çürümüş olabilir, blokta gözle görülmeyen kılcal bir çatlak baş göstermiş olabilir ya da sadece yaşlanan bir metal yorgunluğu... Hangisi olursa olsun, o kahverengi çamurlu su orada durdukça motorun hararet dengesini tamamen unutmanız gerekecek. Yağlanan antifriz artık ısıyı transfer etme yeteneğini kaybetmiştir çünkü.
Elinize bir şırınga alıp o sıvıdan biraz çekip parmaklarınızın arasında ezin derim. Eğer yapışkan, vıcık vıcık ve deterjan gibi kokan bir yapı varsa, motorun yağ kanalları ile su kanalları arasındaki duvar yıkılmış demektir. Bu durumda sadece bozulan parçayı değiştirmek de yetmez. Bütün o hortumların, radyatörün içinin özel kimyasallarla defalarca yıkanması, arındırılması şart. Aksi halde yeni koyacağınız antifriz de birkaç güne kalmaz aynı kaderi paylaşır.
Bazen de sürücüler antifriz markalarını karıştırır, organik ve inorganik sıvıları birbirine harmanlar... İşte o an kimyasal bir çökme yaşanır ve sıvı jelleşmeye başlar. Kullanıcı bunu çoğunlukla yağ karışması zanneder ama aslında içerideki katkı maddeleri birbirini kuşa çevirmiştir. Doğru teşhis koymak, cebinizden çıkacak paranın miktarını doğrudan belirler bu aşamada.
Aracınızın dilinden anlamak, periyodik olarak o kaputu kaldırıp sıvı seviyelerini kontrol etmekten geçiyor biraz da. Eğer o haznede yağ zerrecikleri yüzüyorsa, motor size gizli bir yardım çağrısı gönderiyordur aslında. Erken fark edilen bir sızıntı sizi komple bir motor revizyonundan kurtarır, bunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Kendinizi ve otomobilinizi dinleyin, o zaten neye ihtiyacı olduğunu size fısıldayacaktır.
Neden olur peki bu can sıkıcı durum? Çoğu zaman faturayı hemen silindir kapak contasına keseriz ama acele etmemek lazım. Motor blokunun içindeki o incecik yağ soğutucusu patladığında da tam olarak bu manzarayla karşılaşırsınız. Yağ basıncı, soğutma sıvısının basıncından her zaman daha yüksek olduğu için sızıntı hep yağdan antifrize doğru akar. Yani aslında sistem kendi kendine bir tür sabunlaşma reaksiyonu başlatır o saniyeden sonra.
Ustanıza gittiğinizde hemen "motor bitti" korkusuna kapılmayın, önce sakin bir teşhis koymak gerekiyor. Conta çürümüş olabilir, blokta gözle görülmeyen kılcal bir çatlak baş göstermiş olabilir ya da sadece yaşlanan bir metal yorgunluğu... Hangisi olursa olsun, o kahverengi çamurlu su orada durdukça motorun hararet dengesini tamamen unutmanız gerekecek. Yağlanan antifriz artık ısıyı transfer etme yeteneğini kaybetmiştir çünkü.
Elinize bir şırınga alıp o sıvıdan biraz çekip parmaklarınızın arasında ezin derim. Eğer yapışkan, vıcık vıcık ve deterjan gibi kokan bir yapı varsa, motorun yağ kanalları ile su kanalları arasındaki duvar yıkılmış demektir. Bu durumda sadece bozulan parçayı değiştirmek de yetmez. Bütün o hortumların, radyatörün içinin özel kimyasallarla defalarca yıkanması, arındırılması şart. Aksi halde yeni koyacağınız antifriz de birkaç güne kalmaz aynı kaderi paylaşır.
Bazen de sürücüler antifriz markalarını karıştırır, organik ve inorganik sıvıları birbirine harmanlar... İşte o an kimyasal bir çökme yaşanır ve sıvı jelleşmeye başlar. Kullanıcı bunu çoğunlukla yağ karışması zanneder ama aslında içerideki katkı maddeleri birbirini kuşa çevirmiştir. Doğru teşhis koymak, cebinizden çıkacak paranın miktarını doğrudan belirler bu aşamada.
Aracınızın dilinden anlamak, periyodik olarak o kaputu kaldırıp sıvı seviyelerini kontrol etmekten geçiyor biraz da. Eğer o haznede yağ zerrecikleri yüzüyorsa, motor size gizli bir yardım çağrısı gönderiyordur aslında. Erken fark edilen bir sızıntı sizi komple bir motor revizyonundan kurtarır, bunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Kendinizi ve otomobilinizi dinleyin, o zaten neye ihtiyacı olduğunu size fısıldayacaktır.