Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Fren pedalının altına sanki irili ufaklı çakıl taşları doluşmuş da her basışında teneke gıcırtısıyla karışık garip bir titreşim yayıyormuş gibi hissettiğin o anı hatırlıyor musun? Sanayi yolunu tutmadan hemen önce, düz yolda giderken bile sebepsiz yere devreye giren o tuhaf sarsıntı aslında sana mekanik bir hikaye anlatmaya çalışıyor olabilir... Araç üreticilerinin tekerlek poyrasının hemen arkasına gizlediği o küçük, tırtıklı ABS dişli halkası çatladığında ya da korozyondan diş araları çamurla dolduğunda, tekerleğin dönme hızını okumaya çalışan sensör tamamen sapıtır. Sen normal bir şehir içi hızında sakin sakin kırmızı ışığa yaklaşırken bile araç senin buzda kaydığını sanıp ABS'yi devreye sokar, pedal ayağının altında tepinmeye başlar; tekerlekten gelen o tıkırtı sesini dinledikçe insan ister istemez "acaba balatalar mı bitti yoksa daha büyük bir bela mı geliyor" diye düşünmeden edemiyor.
Gösterge panelinde aniden yanan o sarı ABS ışığı, aslında tamirciye gitmeden önce cebini koruman için sana uzatılan son şans olabilir. Bazen sabah aracını çalıştırırsın, her şey yolundadır ama ilk virajı dönüp gaza biraz yüklendiğinde o simge birdenbire gözünün içine bakmaya başlar; işte tam o an tekerlek hız sensörünün halkadaki çatlağı okuduğu ve beyne tutarsız veri gönderdiği andır. Çoğu sürücü bu ışık yanınca hemen pahalı ABS beyninin ya da sensörlerin bozulduğunu düşünüp paniğe kapılır, oysa mesele çoğu zaman birkaç yüz liralık metal bir halkanın paslanıp genişlemesinden ibarettir... Belki de ustana gitmeden önce "bunun sensörle alakası yok, sadece halkanın dişleri kırılmış olabilir mi" diye sorman seni gereksiz binlerce liradan kurtaracak, kim bilir?
Direksiyonu tam kırıp dar bir sokaktan dönerken tekerlek bölgesinden tık-tık-tık diye gelen o metalik sesi duyduğunda radyoyu kapatıp biraz dinlemeni öneririm. O ses sadece bir parçanın sürtünmesi değil, kırık bir halkanın sensörün ucuna her turda bir kez çarpıp onu yavaş yavaş aşındırmasının hazin melodisidir adeta. Zamanla o çelik parçanın üzerindeki milimetrik çatlak, nemin ve yoldan sıçrayan tuzlu suyun etkisiyle büyür; dişlerin aralığı bozuldukça aracın beyni hangi tekerleğin ne kadar hızla döndüğünü kavrayamaz hale gelir. Bir bakmışsın ki Kuru asfaltın ortasında, hiç gereği yokken fren mesafen uzamış, pedal sertleşmiş ve sen direksiyonu sıkıca kavrayıp aracın durmasını bekliyorsun...
Aks milinin üzerine çakılan bu küçük halkanın yapacağı en büyük kötülük, aracın çekiş kontrol veya stabilite sistemlerini tamamen devre dışı bırakıp seni yolda çaresiz bırakmaktır aslında. Virajda arabanın arkası hafifçe kayacak gibi olduğunda devreye girmesini beklediğin ESP sistemi, bozuk bir ABS halkası yüzünden tekerleklerden doğru bilgiyi alamayınca kendini korumaya alır ve panoda koskoca bir uyarı sembolüyle kalakalırsın. Sadece bir metrelik fren mesafesinin bile hayati önem taşıdığı o kritik anlarda, tekerlekteki basit bir dişlinin kırık olması yüzünden aracının elektroniğine güvenememek... Gerçekten de insanı direksiyon başında buz gibi soğutan, sürüş zevkini bir anda strese dönüştüren çok sinsi bir durum bu.
Rot balansçıya gittiğinde lifte kaldırılan aracın altına şöyle bir kafanı uzatıp tekerleklerin iç kısmına bakmayı hiç denedin mi? Genelde kimse o çamurlu, yağlı aks kafalarının olduğu yere bakmak istemez ama çatlamış bir dişli halkası oradan sana adeta "ben buradayım" diye bağırır. Pasın metali kaldırması sonucu halkanın dışarı doğru esnemesi, hatta bazen yerinden tamamen çıkıp aks üzerinde boşta dönmeye başlaması öyle nadir görülen bir şey de değildir hani. Şayet araban belli bir hıza ulaştığında abs ışığını yakıp düşük hızlarda sessiz kalıyorsa, ya da fren yapmadığın halde pedalda ince bir karıncalanma hissettiriyorsa, boşuna başka yerlerde kusur arama; git ve o emektar dişli halkasının sağlık durumunu kontrol ettir.
Gösterge panelinde aniden yanan o sarı ABS ışığı, aslında tamirciye gitmeden önce cebini koruman için sana uzatılan son şans olabilir. Bazen sabah aracını çalıştırırsın, her şey yolundadır ama ilk virajı dönüp gaza biraz yüklendiğinde o simge birdenbire gözünün içine bakmaya başlar; işte tam o an tekerlek hız sensörünün halkadaki çatlağı okuduğu ve beyne tutarsız veri gönderdiği andır. Çoğu sürücü bu ışık yanınca hemen pahalı ABS beyninin ya da sensörlerin bozulduğunu düşünüp paniğe kapılır, oysa mesele çoğu zaman birkaç yüz liralık metal bir halkanın paslanıp genişlemesinden ibarettir... Belki de ustana gitmeden önce "bunun sensörle alakası yok, sadece halkanın dişleri kırılmış olabilir mi" diye sorman seni gereksiz binlerce liradan kurtaracak, kim bilir?
Direksiyonu tam kırıp dar bir sokaktan dönerken tekerlek bölgesinden tık-tık-tık diye gelen o metalik sesi duyduğunda radyoyu kapatıp biraz dinlemeni öneririm. O ses sadece bir parçanın sürtünmesi değil, kırık bir halkanın sensörün ucuna her turda bir kez çarpıp onu yavaş yavaş aşındırmasının hazin melodisidir adeta. Zamanla o çelik parçanın üzerindeki milimetrik çatlak, nemin ve yoldan sıçrayan tuzlu suyun etkisiyle büyür; dişlerin aralığı bozuldukça aracın beyni hangi tekerleğin ne kadar hızla döndüğünü kavrayamaz hale gelir. Bir bakmışsın ki Kuru asfaltın ortasında, hiç gereği yokken fren mesafen uzamış, pedal sertleşmiş ve sen direksiyonu sıkıca kavrayıp aracın durmasını bekliyorsun...
Aks milinin üzerine çakılan bu küçük halkanın yapacağı en büyük kötülük, aracın çekiş kontrol veya stabilite sistemlerini tamamen devre dışı bırakıp seni yolda çaresiz bırakmaktır aslında. Virajda arabanın arkası hafifçe kayacak gibi olduğunda devreye girmesini beklediğin ESP sistemi, bozuk bir ABS halkası yüzünden tekerleklerden doğru bilgiyi alamayınca kendini korumaya alır ve panoda koskoca bir uyarı sembolüyle kalakalırsın. Sadece bir metrelik fren mesafesinin bile hayati önem taşıdığı o kritik anlarda, tekerlekteki basit bir dişlinin kırık olması yüzünden aracının elektroniğine güvenememek... Gerçekten de insanı direksiyon başında buz gibi soğutan, sürüş zevkini bir anda strese dönüştüren çok sinsi bir durum bu.
Rot balansçıya gittiğinde lifte kaldırılan aracın altına şöyle bir kafanı uzatıp tekerleklerin iç kısmına bakmayı hiç denedin mi? Genelde kimse o çamurlu, yağlı aks kafalarının olduğu yere bakmak istemez ama çatlamış bir dişli halkası oradan sana adeta "ben buradayım" diye bağırır. Pasın metali kaldırması sonucu halkanın dışarı doğru esnemesi, hatta bazen yerinden tamamen çıkıp aks üzerinde boşta dönmeye başlaması öyle nadir görülen bir şey de değildir hani. Şayet araban belli bir hıza ulaştığında abs ışığını yakıp düşük hızlarda sessiz kalıyorsa, ya da fren yapmadığın halde pedalda ince bir karıncalanma hissettiriyorsa, boşuna başka yerlerde kusur arama; git ve o emektar dişli halkasının sağlık durumunu kontrol ettir.