Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yaz güneşinin asfaltı erittiği o kavurucu öğle saatlerinde, depodaki yakıtın da fiziksel olarak genleştiğini ve iç basıncın dalgalandığını çok az sürücü hesaba katar. Pompa, normal şartlarda altı bar civarında bir basınç üretmeye çalışırken, tıkanmış bir filtre bu direnci karşılayamayarak hat üzerindeki akışı aniden kesebilir... İşte o an, motorun silindir kapaklarına giden benzin veya mazot miktarı azaldığı için araç yığılır, gaz yemez ve silkeleme yapar.
Deponun dibinde yıllar boyunca biriken o tortu, balçık ve pas tanecikleri, sıcak havanın etkisiyle likit içinde çok daha serbest hareket etmeye başlar ve filtre gözeneklerini tıkayacak mükemmel bir çamur havuzu oluşturur. Bosch veya Mann-Filter marka kaliteli kâğıt elemanlar bile bu yoğun partikül baskısı altında bir süre sonra deforme olur, hatta aşırı sıcaklık farklarından ötürü içten yırtılarak bütün pisliği direkt enjektör memelerine salabilir... Aslında tam da bu noktada, filtre değişim periyodunu on bin kilometre erkene çekmek, binlerce liralık pompa ve enjektör masrafından seni anında kurtarır.
Hangi akla hizmetse servisler bu parçayı sadece kış bakımında hatırlar, oysa asıl cinnet sıcak yaz günlerinde otoyol ortasında kalındığında başlar. Yakıt hattındaki buhar kilidi yani vapor lock dediğimiz o can sıkıcı olay, filtrenin üzerindeki ısı transferini engelleyemediğinde, sıvı yakıt hat içinde aniden gaz fazına geçer ve sistem tamamen kilitlenir... Debriyaja basıp boşta beklerken motorun kendi kendine stop etmesi, büyük ihtimalle filtrenin içindeki bu termal sıkışmadan başka bir şey değildir.
Klima sonuna kadar açıkken yokuş yukarı tırmanırken araba bir anda can çekişmeye başlıyorsa, sorun büyük ihtimalle motor sıcaklığının filtre gövdesine kadar ulaşıp içindeki kalıntıları genleştirmesidir. Eski tip karbüratörlü araçlarda bile bu durum bazen şamandıra odasının kaynamasına yol açardı, şimdi ise yüksek basınçlı common rail sistemlerde filtre sıcaklığı rekor seviyelere tırmanıyor... Elini uzatıp filtrenin dış saçına dokunduğunda hissedilen o kavurucu sıcaklık, aslında içerideki malzemenin ne kadar büyük bir stres altında çalıştığının en net kanıtıdır.
Değişim zamanı geldiğinde ucuz yan sanayi ürünlere yönelmek yerine, kesinlikle ISO standartlarında üretilmiş kaliteli elemanları tercih etmelisin çünkü sıcaklık mukavemeti olmayan ucuz kağıtlar ilk yaz gününde hemen dağılıverir. Bagajında her zaman yedek bir filtre ve iki anahtar bulundurmak, belki de o kavurucu sıcakta otobanın ortasında saatlerce çekici beklemekten seni kurtaracak tek akıllıca hamledir... Zaten usta koltuğuna oturduğunda ilk sorduğu şey mazot filtresini en son ne zaman değiştirdiğin olur, çünkü o da bilir ki yaz sıcağında en zayıf halka hep tıkanmış bir filtredir.
Deponun dibinde yıllar boyunca biriken o tortu, balçık ve pas tanecikleri, sıcak havanın etkisiyle likit içinde çok daha serbest hareket etmeye başlar ve filtre gözeneklerini tıkayacak mükemmel bir çamur havuzu oluşturur. Bosch veya Mann-Filter marka kaliteli kâğıt elemanlar bile bu yoğun partikül baskısı altında bir süre sonra deforme olur, hatta aşırı sıcaklık farklarından ötürü içten yırtılarak bütün pisliği direkt enjektör memelerine salabilir... Aslında tam da bu noktada, filtre değişim periyodunu on bin kilometre erkene çekmek, binlerce liralık pompa ve enjektör masrafından seni anında kurtarır.
Hangi akla hizmetse servisler bu parçayı sadece kış bakımında hatırlar, oysa asıl cinnet sıcak yaz günlerinde otoyol ortasında kalındığında başlar. Yakıt hattındaki buhar kilidi yani vapor lock dediğimiz o can sıkıcı olay, filtrenin üzerindeki ısı transferini engelleyemediğinde, sıvı yakıt hat içinde aniden gaz fazına geçer ve sistem tamamen kilitlenir... Debriyaja basıp boşta beklerken motorun kendi kendine stop etmesi, büyük ihtimalle filtrenin içindeki bu termal sıkışmadan başka bir şey değildir.
Klima sonuna kadar açıkken yokuş yukarı tırmanırken araba bir anda can çekişmeye başlıyorsa, sorun büyük ihtimalle motor sıcaklığının filtre gövdesine kadar ulaşıp içindeki kalıntıları genleştirmesidir. Eski tip karbüratörlü araçlarda bile bu durum bazen şamandıra odasının kaynamasına yol açardı, şimdi ise yüksek basınçlı common rail sistemlerde filtre sıcaklığı rekor seviyelere tırmanıyor... Elini uzatıp filtrenin dış saçına dokunduğunda hissedilen o kavurucu sıcaklık, aslında içerideki malzemenin ne kadar büyük bir stres altında çalıştığının en net kanıtıdır.
Değişim zamanı geldiğinde ucuz yan sanayi ürünlere yönelmek yerine, kesinlikle ISO standartlarında üretilmiş kaliteli elemanları tercih etmelisin çünkü sıcaklık mukavemeti olmayan ucuz kağıtlar ilk yaz gününde hemen dağılıverir. Bagajında her zaman yedek bir filtre ve iki anahtar bulundurmak, belki de o kavurucu sıcakta otobanın ortasında saatlerce çekici beklemekten seni kurtaracak tek akıllıca hamledir... Zaten usta koltuğuna oturduğunda ilk sorduğu şey mazot filtresini en son ne zaman değiştirdiğin olur, çünkü o da bilir ki yaz sıcağında en zayıf halka hep tıkanmış bir filtredir.