Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Eyvallah, arabaya bindiğinde gaza basarken hiç düşündün mü o deponun dibindeki tortunun nereye gittiğini? Filtre tıkanıyor işte, başka yolu yok; pislik geliyor mazotun ya da benzinin içinden, pompaya yük biniyor, enjektörler tıkanıyor... Sen hala "gideri var" diye avut kendini, o motor içeriden içten içe eriyor aslında. Değiştirmiyorsun ocağın batasıca parçayı, sonra marşa bastığında gelen o homurtu yok mu, işte o senin para olarak cebinden çıkanların ta kendisi.
Egzozdan o kara dumanı attığında ne hissediyorsun peki, gurur mu duyuyorsun yoksa görmezden mi geliyorsun o kör kör parmağım gözüne durumu? DPF yani dizel partikül filtresi denilen o lanet parça, senin o yaktığın kalitesiz yakıtın ve zamanında değiştirmediğin filtrenin cezasını çekiyor orada. Kurum bağlamış içi, nefes alamıyor makine, sensörler sinir krizinde... Uzun yola çıkıp biraz bağırtman lazım o motoru ama nerede, şehir içi trafiğinde debriyaj fren nereye kadar... Sonra "filtre tıkandı" deyip ustaya koştuğunda çıkacak o kalıp fiyatı görünce yüzünün rengi nasıl değişecek acaba.
Mazot filtresi dediğin parça üç kuruşluk bir şey aslında ama işlevine bakınca motorun böbreği adeta; suyu süzüyor, kiri tutuyor, enjektörü koruyor. Sen o filtreyi zamanında değiştirmediğin sürece su yürür o sisteme, enjektörlerin ucu çürür, basınç düşer, çekişten düşer o ağır kasa. Yokuşta bayılmasının sebebi başka bir şey değil işte, bildiğin astım hastası gibi ciğerleri dolmuş arabanın, sen hala basıyorsun o pedala acımadan.
Rejenerasyon denen o meşhur olay var ya hani, araba kendi kendini temizleyecek aklınca... Nasıl temizlesin kardeşim, şehir içinde otuz kilometreyi geçmiyorsun ki beyin o döngüyü başlatabilsin? Egzoz sıcaklığı yetmiyor, kurum yanmıyor, filtre taş gibi kalıyor ortada. Sonra panelde o lamba yanıyor, sarı sarı sırıtıyor sana; sen hala "önemli değildir ya" diyerek geçiştiriyorsun, ta ki motor kendini korumaya alıp devir kesene kadar.
Oysa işin özü bu kadar basitti, bakımları zamanında yaptırıp kaliteli yakıt alacaktın hepsi bu. Şimdi elini vicdanına koy ve söyle; en son ne zaman değiştirdin o yakıt filtresini, hatırlıyor musun gerçekten? Ustaya gidip binlerce lira bayılmadan önce aklın neredeydi peki... Yazıktır, günahtır o motora; birazcık kulak ver sesine, belki o zaman yolda kalmaktan kurtulursun.
Egzozdan o kara dumanı attığında ne hissediyorsun peki, gurur mu duyuyorsun yoksa görmezden mi geliyorsun o kör kör parmağım gözüne durumu? DPF yani dizel partikül filtresi denilen o lanet parça, senin o yaktığın kalitesiz yakıtın ve zamanında değiştirmediğin filtrenin cezasını çekiyor orada. Kurum bağlamış içi, nefes alamıyor makine, sensörler sinir krizinde... Uzun yola çıkıp biraz bağırtman lazım o motoru ama nerede, şehir içi trafiğinde debriyaj fren nereye kadar... Sonra "filtre tıkandı" deyip ustaya koştuğunda çıkacak o kalıp fiyatı görünce yüzünün rengi nasıl değişecek acaba.
Mazot filtresi dediğin parça üç kuruşluk bir şey aslında ama işlevine bakınca motorun böbreği adeta; suyu süzüyor, kiri tutuyor, enjektörü koruyor. Sen o filtreyi zamanında değiştirmediğin sürece su yürür o sisteme, enjektörlerin ucu çürür, basınç düşer, çekişten düşer o ağır kasa. Yokuşta bayılmasının sebebi başka bir şey değil işte, bildiğin astım hastası gibi ciğerleri dolmuş arabanın, sen hala basıyorsun o pedala acımadan.
Rejenerasyon denen o meşhur olay var ya hani, araba kendi kendini temizleyecek aklınca... Nasıl temizlesin kardeşim, şehir içinde otuz kilometreyi geçmiyorsun ki beyin o döngüyü başlatabilsin? Egzoz sıcaklığı yetmiyor, kurum yanmıyor, filtre taş gibi kalıyor ortada. Sonra panelde o lamba yanıyor, sarı sarı sırıtıyor sana; sen hala "önemli değildir ya" diyerek geçiştiriyorsun, ta ki motor kendini korumaya alıp devir kesene kadar.
Oysa işin özü bu kadar basitti, bakımları zamanında yaptırıp kaliteli yakıt alacaktın hepsi bu. Şimdi elini vicdanına koy ve söyle; en son ne zaman değiştirdin o yakıt filtresini, hatırlıyor musun gerçekten? Ustaya gidip binlerce lira bayılmadan önce aklın neredeydi peki... Yazıktır, günahtır o motora; birazcık kulak ver sesine, belki o zaman yolda kalmaktan kurtulursun.