Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kontak anahtarını çeviriyorsun ama o alışkın olduğumuz tok motor sesi yerine saçma sapan bir marş uzaması duyuluyor... İşte o an mesele başlar.
Yokuş yukarı tırmanırken devir saati birden düşüyor, gaza basıyorsun ama araba sanki arkasından çekiliyormuş gibi yığılıp kalıyor.
Mazot pompasının çektiği çileyi motor kaputunun altından gelen o homurtulu ve düzensiz çalışmadan anlamak aslında çocuk oyuncağı...
Sabah ilk çalıştırmada ortalığı kaplayan o beyaz dumanı mazot kalitesine bağlayıp geçiyorsun ama asıl suçlu tıkanıp kalmış o filtre.
Gösterge panelinde yanan o sarı motor arıza lambası sana "beni dikkate al" diye bas bas bağırıyor, sen ise hâlâ ekranı silmekle meşgulsün.
Aslında her şey çok net ortada; filtre yavaş yavaş posa doluyor ve motor yeteri kadar yakıt çekemediği için o asil duruşunu kaybediyor.
Sürekli deponun dibindeki tortuyu emen bu parça bir süre sonra havlu atar, baksana araba trafikte adeta nefes alamıyor...
Değişim zamanı geldiğinde o orijinal parça yerine yan sanayi takmaya kalkarsan, bu markanın kaprisini hiç çekemezsin benden söylemesi.
Hani derler ya "ucuz etin yahni", işte bu araba o hesabı kabul etmez; en ufak bir ihmalde yolda bırakır adamı.
Yakıt filtresini zamanında değiştirmemek motor enjektörlerine kilit vurmak demektir, bunu göze alabiliyor musun gerçekten?
Yokuş yukarı tırmanırken devir saati birden düşüyor, gaza basıyorsun ama araba sanki arkasından çekiliyormuş gibi yığılıp kalıyor.
Mazot pompasının çektiği çileyi motor kaputunun altından gelen o homurtulu ve düzensiz çalışmadan anlamak aslında çocuk oyuncağı...
Sabah ilk çalıştırmada ortalığı kaplayan o beyaz dumanı mazot kalitesine bağlayıp geçiyorsun ama asıl suçlu tıkanıp kalmış o filtre.
Gösterge panelinde yanan o sarı motor arıza lambası sana "beni dikkate al" diye bas bas bağırıyor, sen ise hâlâ ekranı silmekle meşgulsün.
Aslında her şey çok net ortada; filtre yavaş yavaş posa doluyor ve motor yeteri kadar yakıt çekemediği için o asil duruşunu kaybediyor.
Sürekli deponun dibindeki tortuyu emen bu parça bir süre sonra havlu atar, baksana araba trafikte adeta nefes alamıyor...
Değişim zamanı geldiğinde o orijinal parça yerine yan sanayi takmaya kalkarsan, bu markanın kaprisini hiç çekemezsin benden söylemesi.
Hani derler ya "ucuz etin yahni", işte bu araba o hesabı kabul etmez; en ufak bir ihmalde yolda bırakır adamı.
Yakıt filtresini zamanında değiştirmemek motor enjektörlerine kilit vurmak demektir, bunu göze alabiliyor musun gerçekten?