Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Depodaki o gizemli benzin kokusu kabine sızmaya başladığında, çoğumuz önce kapağın iyi kapanıp kapanmadığına bakarız ama mesele genelde çok daha derindedir. Yakıt deposu basınç sensörü (FTP), evaporatif emisyon (EVAP) sisteminin kalbinde durup depodaki benzin buharının yarattığı o milibar seviyesindeki minik basınç veya vakum değişimlerini motor kontrol ünitesine (ECU) bildiren hassas bir piezoelektrik elemandır. Sensörün içindeki diyafram arızalanıp ECU’ya yanlış voltaj sinyali (genelde 0.5V ile 4.5V arası değişmesi gereken o değer sabit kaldığında) gönderdiğinde, araç depoda devasa bir kaçak olduğunu ya da tam aksine deponun patlayacak kadar sıkıştığını sanır. Hani bazen araba rölantide çalışırken sebepsizce devir sarsılır, sanki nefessiz kalır ya... İşte o an sistem benzini buharlaştırıp motora yakması için göndereceği purge valfini ne kadar açacağını şaşırır.
Pompalara yanaşıp depoyu doldururken tabancanın henüz depo dolmadan zırt pırt atması kadar insanı çileden çıkaran az şey vardır herhalde. Depodaki hava tahliye edilemeyip içeride kalan basınç sensörün hatalı okunması yüzünden dışarı atılamadığında, dolum boğazında biriken yakıt hemen pompanın sensörünü tetikler ve dolumu keser. İşin teknik boyutunda, kanister temizleme valfi ile havalandırma solenoidi arasındaki o hassas denge bozulmuştur bir kere; sensör basıncı yüksek algıladığı için ventilasyon kanalını kapatır ve benzin buharı dışarı çıkamaz. Sonra saatlerce istasyonda pompayı çeyrek basarak depo doldurmaya çalışırsın... Belki de sadece tesisattaki oksitlenmiş tek bir konnektör pinidir bütün bu çileyi çektiren.
Sarı motor arıza lambası göğüste ansızın yanıp P0450 veya P0452 gibi bir hata kodunu hafızaya kazıdığında hemen en kötü senaryoyu düşünmeyin. Bu sensör genelde deponun tam üstünde veya yakıt pompası modülüne entegre şekilde yer aldığı için, sürekli benzin buharına, neme ve alt takımdan gelen o amansız titreşime maruz kalır. Zamanla sensörün referans voltaj hattı çöker veya dahili direnci değişir, bu da motor beyninin ortam basıncı ile depo içi basınç arasındaki milimetrik farkı ölçmesini imkansız kılar. Bir multimetre alıp sensör soketindeki 5 voltluk beslemeyi ve şase hattını kontrol etmek, gereksiz yere bütün depoyu aşağı indirmekten çok daha akıllıca bir hareket olur.
Gaza bastığınızda arabanın arkasından sanki birisi çekiyormuş gibi o gitsin mi gitmesin mi kararsızlığı var ya, işte o durum tam olarak yakıt haritasının şaşmasından kaynaklanır. Depo basınç sensörü arızalandığında ECU, manifolda emilecek yakıt buharı miktarını hesaplayamadığı için hava-yakıt karışım oranını (stokiyometrik oran olan 14.7:1 dengesini) koruyamaz. Karışım bir anda zenginleşir veya aşırı fakire düşer; bu da hem yakıt tüketimini bir anda tavan yaptırır hem de bujilerin üzerinde kurum birikmesine yol açar. Yani aslında küçük bir elektronik devre parçası yüzünden yakıt sisteminin bütün dengesi altüst oluyor...
Aracın altını bir kasisten geçerken sertçe vurduysanız veya yakın zamanda yakıt filtresi, deposu gibi parçalar değiştiyse kabloları bir incelemek şart. Sensörün kendisi piezo-dirençli bir diyaframla çalıştığı için mekanik darbelerden ya da aşırı vakum altında deponun büzüşmesinden doğrudan etkilenir ve kalibrasyonu bozulur. Bazen de tesisattaki sinyal kablosu egzoz borusuna yakın bir yerden geçiyorsa sıcaktan kavrulup şaseye temas eder. Usta usta gezmeden önce arıza tespit cihazıyla canlı verilere bakıp deponun göreceli basınç değerini izlemek, sensörün mü yoksa fiziksel bir boru çatlağının mı sorun çıkardığını şak diye ortaya koyar.
Pompalara yanaşıp depoyu doldururken tabancanın henüz depo dolmadan zırt pırt atması kadar insanı çileden çıkaran az şey vardır herhalde. Depodaki hava tahliye edilemeyip içeride kalan basınç sensörün hatalı okunması yüzünden dışarı atılamadığında, dolum boğazında biriken yakıt hemen pompanın sensörünü tetikler ve dolumu keser. İşin teknik boyutunda, kanister temizleme valfi ile havalandırma solenoidi arasındaki o hassas denge bozulmuştur bir kere; sensör basıncı yüksek algıladığı için ventilasyon kanalını kapatır ve benzin buharı dışarı çıkamaz. Sonra saatlerce istasyonda pompayı çeyrek basarak depo doldurmaya çalışırsın... Belki de sadece tesisattaki oksitlenmiş tek bir konnektör pinidir bütün bu çileyi çektiren.
Sarı motor arıza lambası göğüste ansızın yanıp P0450 veya P0452 gibi bir hata kodunu hafızaya kazıdığında hemen en kötü senaryoyu düşünmeyin. Bu sensör genelde deponun tam üstünde veya yakıt pompası modülüne entegre şekilde yer aldığı için, sürekli benzin buharına, neme ve alt takımdan gelen o amansız titreşime maruz kalır. Zamanla sensörün referans voltaj hattı çöker veya dahili direnci değişir, bu da motor beyninin ortam basıncı ile depo içi basınç arasındaki milimetrik farkı ölçmesini imkansız kılar. Bir multimetre alıp sensör soketindeki 5 voltluk beslemeyi ve şase hattını kontrol etmek, gereksiz yere bütün depoyu aşağı indirmekten çok daha akıllıca bir hareket olur.
Gaza bastığınızda arabanın arkasından sanki birisi çekiyormuş gibi o gitsin mi gitmesin mi kararsızlığı var ya, işte o durum tam olarak yakıt haritasının şaşmasından kaynaklanır. Depo basınç sensörü arızalandığında ECU, manifolda emilecek yakıt buharı miktarını hesaplayamadığı için hava-yakıt karışım oranını (stokiyometrik oran olan 14.7:1 dengesini) koruyamaz. Karışım bir anda zenginleşir veya aşırı fakire düşer; bu da hem yakıt tüketimini bir anda tavan yaptırır hem de bujilerin üzerinde kurum birikmesine yol açar. Yani aslında küçük bir elektronik devre parçası yüzünden yakıt sisteminin bütün dengesi altüst oluyor...
Aracın altını bir kasisten geçerken sertçe vurduysanız veya yakın zamanda yakıt filtresi, deposu gibi parçalar değiştiyse kabloları bir incelemek şart. Sensörün kendisi piezo-dirençli bir diyaframla çalıştığı için mekanik darbelerden ya da aşırı vakum altında deponun büzüşmesinden doğrudan etkilenir ve kalibrasyonu bozulur. Bazen de tesisattaki sinyal kablosu egzoz borusuna yakın bir yerden geçiyorsa sıcaktan kavrulup şaseye temas eder. Usta usta gezmeden önce arıza tespit cihazıyla canlı verilere bakıp deponun göreceli basınç değerini izlemek, sensörün mü yoksa fiziksel bir boru çatlağının mı sorun çıkardığını şak diye ortaya koyar.