Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde o kızıl iblis yandığı an, sürücü koltuğundaki herkesin omzuna tonlarca yük biner; o lamba sadece bir lamba değildir çünkü, motorun son nefesini vermek üzere olduğunun fısıltısıdır... Yağ basıncı lambasının yanması, karterdeki yağ seviyesinin azalmasından ziyade, sistemdeki hidrolik basıncın kritik eşiğin altına düştüğünü ve yatakların kuru sürtünmeye maruz kaldığını gösterir.
Kalitesiz veya viskozite ömrünü tamamlamış motor yağı, sıcaklık yükseldiği an basıncı koruyamaz; viskozite kaybı dediğimiz fiziksel çöküş, yağ pompasının sistemde yeterli direnci oluşturmasını engeller... Basınç müşürünün içerisindeki diyafram yırtılması veya yay mekanizmasının yorulması da sıkça yaşanan hatalı ikaz senaryolarındandır, fakat bu ihtimale güvenip yola devam etmek tam bir intihardır.
Yağ pompasının dişlilerindeki aşınma veya tahrik zincirindeki gevşeme, debinin ve dolayısıyla basıncın aniden düşmesine yol açar; yağ filtresi içerisindeki by-pass valfinin erken açılması ise yağın süzülmeden sisteme dönmesine ve basınç kaybına neden olur... Pompa emiş borusunun dibindeki süzgecin tortuyla tıkanması, motorun kalbine giden damarlara pıhtı atmasıyla eşdeğerdir.
Karter dibine çöken karbon artıkları ve kurumlaşmış tortular, yağ süzgecini tamamen kapatarak pompanın boşa su pompalamasına benzer bir vakum yaratır... Yağ pompası emiş yapamaz hale geldiğinde, göstergedeki o lamba asla sönmez; işte bu noktada karter sökülüp o tortuların temizlenmesi hayati bir zorunluluktur.
Motor içerisindeki ana yataklar ve kol yatakları aşırı derecede aşındığında, aralarındaki boşluklar genişler ve yağ bu boşluklardan kaçarak basıncın düşmesine sebep olur... Yağ kaçağını ve basınç düşüşünü önlemenin tek yolu, yatak toleranslarının fabrikasyon değerlerine döndürülmesi veya komple motor rektifiyesidir.
Kalitesiz veya viskozite ömrünü tamamlamış motor yağı, sıcaklık yükseldiği an basıncı koruyamaz; viskozite kaybı dediğimiz fiziksel çöküş, yağ pompasının sistemde yeterli direnci oluşturmasını engeller... Basınç müşürünün içerisindeki diyafram yırtılması veya yay mekanizmasının yorulması da sıkça yaşanan hatalı ikaz senaryolarındandır, fakat bu ihtimale güvenip yola devam etmek tam bir intihardır.
Yağ pompasının dişlilerindeki aşınma veya tahrik zincirindeki gevşeme, debinin ve dolayısıyla basıncın aniden düşmesine yol açar; yağ filtresi içerisindeki by-pass valfinin erken açılması ise yağın süzülmeden sisteme dönmesine ve basınç kaybına neden olur... Pompa emiş borusunun dibindeki süzgecin tortuyla tıkanması, motorun kalbine giden damarlara pıhtı atmasıyla eşdeğerdir.
Karter dibine çöken karbon artıkları ve kurumlaşmış tortular, yağ süzgecini tamamen kapatarak pompanın boşa su pompalamasına benzer bir vakum yaratır... Yağ pompası emiş yapamaz hale geldiğinde, göstergedeki o lamba asla sönmez; işte bu noktada karter sökülüp o tortuların temizlenmesi hayati bir zorunluluktur.
Motor içerisindeki ana yataklar ve kol yatakları aşırı derecede aşındığında, aralarındaki boşluklar genişler ve yağ bu boşluklardan kaçarak basıncın düşmesine sebep olur... Yağ kaçağını ve basınç düşüşünü önlemenin tek yolu, yatak toleranslarının fabrikasyon değerlerine döndürülmesi veya komple motor rektifiyesidir.