Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Volvo'nun o ağır, tok ve yola sapsağlam basan hissini bilmeyen yoktur herhalde; ta ki o müthiş konforu bozan o minik ama sinir bozucu tıkırtılar başlayana kadar.
Aslında direksiyonu her çevirdiğinizde tekerlekle niyetiniz arasındaki bağı kuran o gizli kahraman, yani rotil, zamanla yolların kurbanı oluyor ve o muazzam Volvo sağlamlığına gölge düşürüyor.
Çukurlara biraz hızlı girdiğinizde ya da tümsekleri hesaba katmadığınızda o parça içeriden sessizce aşınıyor, bildiğin eriyor yani.
Ön takımdan gelen o metalik vuruş sesini ilk duyduğunuzda kulak kabartmaz mısınız insan; işte o ses var ya, rotilin size "ben artık yoruldum" demesinin ta kendisidir.
Düşünsenize, tonlarca ağırlığındaki o İsveç tankı, milimetrik hesaplarla dönüyor ama o küçük mafsal boşluk yaptığında bütün o büyü bozulveriyor birdenbire.
Direksiyonu tuttuğunuzda arabanın hafiften sağa sola çekmesi, yola sanki kendi kafasına göre tutunmaya çalışması sadece rot ayarının kaçtığı anlamına gelmez ki...
Servise gidip de usta aracı kaldırıverdiğinde o boşluğu kendi gözünüzle gördükten sonra o güvendiğiniz dağlara kar yağmış gibi hissedersiniz, ne yalan söyleyeyim.
Orijinal parça takıntısı volvo söz konusu olduğunda hayati bir meseledir arkadaş, çakma ya da ucuz yan sanayi rotil takarsanız o konforu rüyanızda görürsünüz ancak.
Değiştikten sonra arabanın o eski kibar, sessiz ve kendinden emin haline geri dönmesi, insana sanki sıfır kilometre bir otomobil satın almış gibi bir huzur veriyor.
Zaten bakımını zamanında yaptırmazsanız o ufakcık boşluk büyür, yürüyen aksamın diğer pahalı parçalarını da beraberinde yer bitirir, benden söylemesi.
Aslında direksiyonu her çevirdiğinizde tekerlekle niyetiniz arasındaki bağı kuran o gizli kahraman, yani rotil, zamanla yolların kurbanı oluyor ve o muazzam Volvo sağlamlığına gölge düşürüyor.
Çukurlara biraz hızlı girdiğinizde ya da tümsekleri hesaba katmadığınızda o parça içeriden sessizce aşınıyor, bildiğin eriyor yani.
Ön takımdan gelen o metalik vuruş sesini ilk duyduğunuzda kulak kabartmaz mısınız insan; işte o ses var ya, rotilin size "ben artık yoruldum" demesinin ta kendisidir.
Düşünsenize, tonlarca ağırlığındaki o İsveç tankı, milimetrik hesaplarla dönüyor ama o küçük mafsal boşluk yaptığında bütün o büyü bozulveriyor birdenbire.
Direksiyonu tuttuğunuzda arabanın hafiften sağa sola çekmesi, yola sanki kendi kafasına göre tutunmaya çalışması sadece rot ayarının kaçtığı anlamına gelmez ki...
Servise gidip de usta aracı kaldırıverdiğinde o boşluğu kendi gözünüzle gördükten sonra o güvendiğiniz dağlara kar yağmış gibi hissedersiniz, ne yalan söyleyeyim.
Orijinal parça takıntısı volvo söz konusu olduğunda hayati bir meseledir arkadaş, çakma ya da ucuz yan sanayi rotil takarsanız o konforu rüyanızda görürsünüz ancak.
Değiştikten sonra arabanın o eski kibar, sessiz ve kendinden emin haline geri dönmesi, insana sanki sıfır kilometre bir otomobil satın almış gibi bir huzur veriyor.
Zaten bakımını zamanında yaptırmazsanız o ufakcık boşluk büyür, yürüyen aksamın diğer pahalı parçalarını da beraberinde yer bitirir, benden söylemesi.