Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah garajda aracı çalıştırıp o huzursuz edici uyarı lambasıyla göz göze gelmek insanın bütün neşesini alır götürür, özellikle de mevzu uzun yolların sadık yoldaşı o ağırbaşlı Volvo olunca.
Dizel motorların doğasında var bu sessiz birikim, zamanla isin ve külün o metal peteklerin arasında yavaş yavaş sıkışıp kalması...
Hani bazen uzun süre şehir içinde düşük devirde koşturursunuz da araba sanki nefes almakta zorlanırmış gibi hantallaşır ya, işte tam o an filtrasyon sisteminin tıkanmaya başladığının en net işaretidir.
Acaba diyorum, bu devasa makineleri sadece kısa mesafeli market turizminde harcamak mıdır bütün suçlusu, yoksa kalitesiz yakıtın o görünmez kurbanı mı oluyoruz durduk yere?
Gösterge panelinde beliriveren o sinir bozucu mesajlar, motorun kendini korumaya alıp gücünü kesmesi, sanki size yavaşça "artık dur ve bana kulak ver" deyişidir bir nevi.
Yetkili servise gitmeden önce şöyle sakin kafayla bir otoyola çıkıp yüksek devirde uzun süre tempoyu artırmayı denediniz mi hiç, belki de o biriken kurumlar yüksek ısıya dayanamayıp kendi kendine kül olup uçacak...
Tabii her zaman bu kadar ucuz kurtulmak mümkün olmuyor maalesef; bazen sensörlerin bozulması ya da rezonansin tamamen kaybolması işi ehli bir ustanın müdahalesine mecbur bırakıyor insanı.
Temizletmek mi gerekir yoksa tamamen yenisiyle değiştirmek mi, işte bu soru uzun uzun düşünülmeyi hak eder çünkü parça maliyetleri gerçekten can yakıcı seviyelerde dolaşıyor bugünlerde.
Aslında bakarsanız düzenli bakım yaptırmak, kaliteli motorin kullanmak ve ara sıra o motoru hak ettiği otoban özgürlüğüyle buluşturmak bu karmaşık dertlerin çoğunu kökünden çözer...
Dizel motorların doğasında var bu sessiz birikim, zamanla isin ve külün o metal peteklerin arasında yavaş yavaş sıkışıp kalması...
Hani bazen uzun süre şehir içinde düşük devirde koşturursunuz da araba sanki nefes almakta zorlanırmış gibi hantallaşır ya, işte tam o an filtrasyon sisteminin tıkanmaya başladığının en net işaretidir.
Acaba diyorum, bu devasa makineleri sadece kısa mesafeli market turizminde harcamak mıdır bütün suçlusu, yoksa kalitesiz yakıtın o görünmez kurbanı mı oluyoruz durduk yere?
Gösterge panelinde beliriveren o sinir bozucu mesajlar, motorun kendini korumaya alıp gücünü kesmesi, sanki size yavaşça "artık dur ve bana kulak ver" deyişidir bir nevi.
Yetkili servise gitmeden önce şöyle sakin kafayla bir otoyola çıkıp yüksek devirde uzun süre tempoyu artırmayı denediniz mi hiç, belki de o biriken kurumlar yüksek ısıya dayanamayıp kendi kendine kül olup uçacak...
Tabii her zaman bu kadar ucuz kurtulmak mümkün olmuyor maalesef; bazen sensörlerin bozulması ya da rezonansin tamamen kaybolması işi ehli bir ustanın müdahalesine mecbur bırakıyor insanı.
Temizletmek mi gerekir yoksa tamamen yenisiyle değiştirmek mi, işte bu soru uzun uzun düşünülmeyi hak eder çünkü parça maliyetleri gerçekten can yakıcı seviyelerde dolaşıyor bugünlerde.
Aslında bakarsanız düzenli bakım yaptırmak, kaliteli motorin kullanmak ve ara sıra o motoru hak ettiği otoban özgürlüğüyle buluşturmak bu karmaşık dertlerin çoğunu kökünden çözer...