Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
P2002 arıza kodu, modern dizel motorların üzerine karabasan gibi çöken o gizemli ve bir o kadar sinir bozucu uyarılardan sadece biridir. Egzozdan yayılan o hafif nefes bile bazen aracınızın beynini delirten verileri tetiklemeye yetiyor... Aslında her şey, egzoz gazının içindeki o lanet kurum zerreciklerinin filtreyi tıkamasıyla başlar. Kim derdi ki ufak bir egzoz sensörü, bütün hafta sonu keyfinizi tek bir lamba ile altüst edebilir?
Dizel partikül filtresi dediğimiz parça öyle kolay kolay pes etmez sanırsınız ama yanılıyorsunuz. Şehir içinde sürekli yarım debriyaj, düşük devirde mıy mıy ilerlemek... Ee, motoru boğuyorsunuz farkında olmadan; sonra da çıkıp neden bu arıza ışığı yandı diye kara kara düşünüyorsunuz. Belki de sorun sadece sensörün kendisindedir, kim bilir?
Servise koştugunuzda ustaların ellerinde tabletle siyah ekrana bakışları var ya, işte o an o paranın cebinizden çıkacağını anladığınız andır. Orijinal bir basınç sensörü ya da tıkalı bir petek temizliği... Hiçbiri ucuz değil, ne yazık ki değil. Araba dediğin biraz da masraf kapısıdır zaten, bunu kabullenmek gerek.
Yüksek devirde otobana çıkıp şöyle bir "italian tune-up" yapmak her zaman işe yarar mı peki? Bazen o biriken kurumları yüksek sıcaklıkta yakıp atmak mucizeler yaratır, bazen de iş işten çoktan geçmiş olur. Basarsın gaza, egzozdan siyah bir bulut fırlar ve lamba söner... İşte o an dünyanın en mutlu insanı olursun.
Sensör arızalıysa temizlik falan kurtarmaz seni, bunu kafana sokmalısın. Değişecek o parça, kaçarı yok. Sürekli arıza silip yola devam etmek günü kurtarır sadece, yarın öbür gün yine aynı yoldan geçeceksin. Gerçekten kökten bir çözüm istiyorsan, arabanın dilinden anlamayı öğrenmelisin biraz.
Dizel partikül filtresi dediğimiz parça öyle kolay kolay pes etmez sanırsınız ama yanılıyorsunuz. Şehir içinde sürekli yarım debriyaj, düşük devirde mıy mıy ilerlemek... Ee, motoru boğuyorsunuz farkında olmadan; sonra da çıkıp neden bu arıza ışığı yandı diye kara kara düşünüyorsunuz. Belki de sorun sadece sensörün kendisindedir, kim bilir?
Servise koştugunuzda ustaların ellerinde tabletle siyah ekrana bakışları var ya, işte o an o paranın cebinizden çıkacağını anladığınız andır. Orijinal bir basınç sensörü ya da tıkalı bir petek temizliği... Hiçbiri ucuz değil, ne yazık ki değil. Araba dediğin biraz da masraf kapısıdır zaten, bunu kabullenmek gerek.
Yüksek devirde otobana çıkıp şöyle bir "italian tune-up" yapmak her zaman işe yarar mı peki? Bazen o biriken kurumları yüksek sıcaklıkta yakıp atmak mucizeler yaratır, bazen de iş işten çoktan geçmiş olur. Basarsın gaza, egzozdan siyah bir bulut fırlar ve lamba söner... İşte o an dünyanın en mutlu insanı olursun.
Sensör arızalıysa temizlik falan kurtarmaz seni, bunu kafana sokmalısın. Değişecek o parça, kaçarı yok. Sürekli arıza silip yola devam etmek günü kurtarır sadece, yarın öbür gün yine aynı yoldan geçeceksin. Gerçekten kökten bir çözüm istiyorsan, arabanın dilinden anlamayı öğrenmelisin biraz.