Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın kör ayazında o kontağı çevirip de makinenin sessizliğe gömülmesi insana ömründen ömür yer.
Start vermeye çalışırken gelen o dişli sıyırma sesinin altındaki derin mekanik hüznü acaba kaç kişi gerçekten anlar...
Marş motorunun ufacık dişlisi dönüyor dönüyor ama o koca döküm kütleyi bir türlü yakalayamıyor işte.
Dişliler aşınıyor zamanla; metal metale sürtüne sürtüne o eski keskinliğini yitiriyor ve sonunda tamamen pes ediyor.
Acaba o marş basmıyor şikayetiyle servisin yolunu tutan sürücü, sorunun aslında binlerce kilometre boyunca biriken o küçük ihmallerden doğduğunu fark ediyor mu...
Sadece kömür ya da marş dinamosu arızası sanılan o durum, dönüp dolaşıyor volan dişlisinin o hırpalanmış yüzeyine dayanıyor.
Değiştirmek zahmetli, şanzımanı indirmek büyük amelelik...
Usta eline feneri alır, dişlilere şöyle bir bakar ve kafasını sallar; bu saatten sonra orası kurtulmaz artık, yenisi takılacak.
Oysa biraz dikkat, debriyajı yarıda bırakmamak ya da marş basarken motorun tamamen durmasını beklemek bu masrafı belki de yıllarca öteleyebilirdi.
İçeriden gelen o cır cır sesini duyup da hala ısrarla kontağı zorlamanın mantığı nedir ki zaten...
Kendi aracınıza bu kötülüğü neden yaparsınız ki; o metal dişliler size her seferinde çalışmak için yalvarırken siz onları adeta öğütüyorsunuz.
Şanzıman inecek, motorun kalbi sayılan o ağır demir sökülecek ve dişliler tek tek elden geçirilecek.
Zamanında bakım görmeyen her mekanizma gibi volan da bir gün masaya yatırılmayı ve hesabını sormayı çok iyi bilir.
Start vermeye çalışırken gelen o dişli sıyırma sesinin altındaki derin mekanik hüznü acaba kaç kişi gerçekten anlar...
Marş motorunun ufacık dişlisi dönüyor dönüyor ama o koca döküm kütleyi bir türlü yakalayamıyor işte.
Dişliler aşınıyor zamanla; metal metale sürtüne sürtüne o eski keskinliğini yitiriyor ve sonunda tamamen pes ediyor.
Acaba o marş basmıyor şikayetiyle servisin yolunu tutan sürücü, sorunun aslında binlerce kilometre boyunca biriken o küçük ihmallerden doğduğunu fark ediyor mu...
Sadece kömür ya da marş dinamosu arızası sanılan o durum, dönüp dolaşıyor volan dişlisinin o hırpalanmış yüzeyine dayanıyor.
Değiştirmek zahmetli, şanzımanı indirmek büyük amelelik...
Usta eline feneri alır, dişlilere şöyle bir bakar ve kafasını sallar; bu saatten sonra orası kurtulmaz artık, yenisi takılacak.
Oysa biraz dikkat, debriyajı yarıda bırakmamak ya da marş basarken motorun tamamen durmasını beklemek bu masrafı belki de yıllarca öteleyebilirdi.
İçeriden gelen o cır cır sesini duyup da hala ısrarla kontağı zorlamanın mantığı nedir ki zaten...
Kendi aracınıza bu kötülüğü neden yaparsınız ki; o metal dişliler size her seferinde çalışmak için yalvarırken siz onları adeta öğütüyorsunuz.
Şanzıman inecek, motorun kalbi sayılan o ağır demir sökülecek ve dişliler tek tek elden geçirilecek.
Zamanında bakım görmeyen her mekanizma gibi volan da bir gün masaya yatırılmayı ve hesabını sormayı çok iyi bilir.