Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kaputun altından gelen o tiz, metalik gıcırtı tesadüf olamaz; triger gergi rulmanı "ben gidiyorum" diye bas bas bağırıyordur. Birçok sürücü bu sesi görmezden gelip teybin sesini açmayı seçer ama motor bloğunun içindeki o kilit mekanizma çoktan pes etmeye başlamıştır. Bilyanın içindeki gres yağı kuruduğunda, bilyalar yatağında aşınır ve sürtünme tavan yapar. Hani bazen sabahları aracı ilk çalıştırdığınızda kulağınıza tırmalayıcı bir ıslık sesi gelir ya... İşte tam olarak o an, zamanlama mekanizması kendi sonunu hazırlıyordur.
Triger kayışının sente kaçırması, bir motorun başına gelebilecek en büyük felaketlerin başında gelir. Gergi rulmanı görevini yapıp kayışı ideal gerginlikte tutamadığında, kayış diş atlar ve pistonlar valflere acımasızca çarpar. Subaplar bükülür, silindir kapağı zarar görür, hatta bazen blok çatlayabilir; kısacası motor rektefiye masrafı kapıya dayanır. Yani aslında zamanlama sistemini ayakta tutan şey o küçücük bilya...
Motordan gelen ritmik bir vuruntu sesi duyuyorsanız, sorunu sadece triger kayışında aramak büyük bir yanılgı olur. Gergi rulmanının eksenel boşluk yapması, kayışın kenarlara sürterek lif lif tiftiklenmesine ve nihayetinde kopmasına yol açar. Kayış pürüzsüz görünebilir ama arkasındaki gergi mekanizması yorulmuşsa o pürüzsüzlüğün hiçbir hükmü kalmaz. Kasnağın kilitlenmesiyle birlikte kayışın sıyrılıp gitmesi sadece birkaç saniyelik iştir.
Rölantide çalışırken aracın titremesi veya ivmelenme anında yaşanan o garip tekleme hissi size neyi anlatıyor dersiniz? Kayışın gevşemesiyle birlikte emme ve egzoz zamanlaması milisaniyelik kaymalara uğrar; bu da yanma odasındaki verimi doğrudan baltalar. Sürücü gaz pedalına bastığında motorun kararsız kalması, ateşleme sırasının o minik rulman yüzünden şaşmasından başka bir şey değildir. Performans düşer, yakıt tüketimi tavan yapar, egzozdan siyah duman yükselmeye başlar.
Aracınızı bakıma götürdüğünüzde "sadece kayışı değiştirsek yeter" diyen ustadan arkanıza bakmadan uzaklaşın. Eski gergi rulmanının üzerine takılan sıfır bir triger kayışı, bombanın fünyesini eski bırakıp dinamiti yenilemeye benzer. İki parçanın çalışma ömrü ve toleransları birbiriyle doğrudan entegredir; biri yenileniyorsa diğeri de mutlaka çöpe gitmelidir. Üç kuruş tasarruf edeceğim derken komple motoru kucağına alan kaç tane sürücü gördü bu sanayiler...
Kayışın üzerindeki yüzey aşınmalarına, parlaklaşmış noktalara dikkatli bakın; rulman sıkışıyordur. Bilyanın dönmekte zorlanması, arkasında bıraktığı kayış yüzeyini tabiri caizse zımparalar ve aşırı ısınmaya sebep olur. Yüksek ısı ise kauçuk malzemenin yapısını bozup ömrünü yarı yarıya düşürür. Kaputun altından buram buram yanık lastik kokusu geliyorsa...
Triger seti değişim periyotları sadece kilometreye değil, zamana da bağlıdır ve gergi bilyası bu sürenin en zayıf halkasıdır. Araç az kullanılsa bile rulmanın içindeki koruyucu gres zamanla kimyasal yapısını kaybeder, kurur ve sertleşir. Km dolmadı diye değişimi ertelemek, o gergiyi her gün biraz daha ölüme terk etmektir. O yüzden siz siz olun, kilometreniz gelmese bile dördüncü, beşinci yılda o gergiyi mutlaka kontrol ettirin.
Triger kayışının sente kaçırması, bir motorun başına gelebilecek en büyük felaketlerin başında gelir. Gergi rulmanı görevini yapıp kayışı ideal gerginlikte tutamadığında, kayış diş atlar ve pistonlar valflere acımasızca çarpar. Subaplar bükülür, silindir kapağı zarar görür, hatta bazen blok çatlayabilir; kısacası motor rektefiye masrafı kapıya dayanır. Yani aslında zamanlama sistemini ayakta tutan şey o küçücük bilya...
Motordan gelen ritmik bir vuruntu sesi duyuyorsanız, sorunu sadece triger kayışında aramak büyük bir yanılgı olur. Gergi rulmanının eksenel boşluk yapması, kayışın kenarlara sürterek lif lif tiftiklenmesine ve nihayetinde kopmasına yol açar. Kayış pürüzsüz görünebilir ama arkasındaki gergi mekanizması yorulmuşsa o pürüzsüzlüğün hiçbir hükmü kalmaz. Kasnağın kilitlenmesiyle birlikte kayışın sıyrılıp gitmesi sadece birkaç saniyelik iştir.
Rölantide çalışırken aracın titremesi veya ivmelenme anında yaşanan o garip tekleme hissi size neyi anlatıyor dersiniz? Kayışın gevşemesiyle birlikte emme ve egzoz zamanlaması milisaniyelik kaymalara uğrar; bu da yanma odasındaki verimi doğrudan baltalar. Sürücü gaz pedalına bastığında motorun kararsız kalması, ateşleme sırasının o minik rulman yüzünden şaşmasından başka bir şey değildir. Performans düşer, yakıt tüketimi tavan yapar, egzozdan siyah duman yükselmeye başlar.
Aracınızı bakıma götürdüğünüzde "sadece kayışı değiştirsek yeter" diyen ustadan arkanıza bakmadan uzaklaşın. Eski gergi rulmanının üzerine takılan sıfır bir triger kayışı, bombanın fünyesini eski bırakıp dinamiti yenilemeye benzer. İki parçanın çalışma ömrü ve toleransları birbiriyle doğrudan entegredir; biri yenileniyorsa diğeri de mutlaka çöpe gitmelidir. Üç kuruş tasarruf edeceğim derken komple motoru kucağına alan kaç tane sürücü gördü bu sanayiler...
Kayışın üzerindeki yüzey aşınmalarına, parlaklaşmış noktalara dikkatli bakın; rulman sıkışıyordur. Bilyanın dönmekte zorlanması, arkasında bıraktığı kayış yüzeyini tabiri caizse zımparalar ve aşırı ısınmaya sebep olur. Yüksek ısı ise kauçuk malzemenin yapısını bozup ömrünü yarı yarıya düşürür. Kaputun altından buram buram yanık lastik kokusu geliyorsa...
Triger seti değişim periyotları sadece kilometreye değil, zamana da bağlıdır ve gergi bilyası bu sürenin en zayıf halkasıdır. Araç az kullanılsa bile rulmanın içindeki koruyucu gres zamanla kimyasal yapısını kaybeder, kurur ve sertleşir. Km dolmadı diye değişimi ertelemek, o gergiyi her gün biraz daha ölüme terk etmektir. O yüzden siz siz olun, kilometreniz gelmese bile dördüncü, beşinci yılda o gergiyi mutlaka kontrol ettirin.