Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde o sarı ışık yandığı an insanın canı sıkılıyor, biliyorum. Lastik basınç uyarı sistemi dediğimiz bu nane, bazen gerçekten lastik patladığı için değil, sırf havalar soğudu diye bile panik yaratmayı sever. Havayı bastın, benzinlikte elin ayağın toz oldu, her şey tamam sanıyorsun ama o ışık sönmüyor... İşte orada durup araca "tamam, yeni basınç değerimiz artık bu" demen lazım. Arabanın menüsüne girip araç ayarları altından TPMS bölümünü bulacaksın, süreç aslında bu kadar basit. Bazı araçlarda torpido gözünde ya da direksiyonun sol alt tarafında fiziksel bir reset tuşu olur, ona birkaç saniye basılı tutman yeter. Sistem yeni değerleri hafızaya alırken o ışık birkaç kez yanıp söner ve sonunda pes edip söner.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, her markanın da bu kalibrasyonu yapma kafası bambaşka. Mesela bazı araçlar tuşa bastığın an işi bitirmez, senden birkaç kilometre yol yapmanı bekler. Arabayı çalıştırıp düz bir yolda saatte kırk elli kilometre hızla bir beş on dakika sürmen gerekir ki sensörler tekerleğin dönme hızını yeniden ölçüp kendini kalibre edebilsin. Yolda giderken "acaba oldu mu, neden hala yanıyor" diye dert etme, o kendi kendine halleder. Bazen de menüde "Set" seçeneğine basarsın ve araç durduğu yerde saniyeler içinde yeni durumu kabullenir. Kendi aracının huyunu suyunu bilmen şart, yoksa benzinlikte ekranla bakışıp durursun...
Lastiğe havayı tam bastığından emin olmadan bu sıfırlama işine girmek, kendi kendini kandırmaktan başka bir şey değil. Havada bir dengesizlik varsa, siz kalibrasyon yapsanız da o sensör bir süre sonra yine çıldıracaktır. Dört tekerleğin de kapı içindeki etikette yazan doğru PSI değerinde olduğundan emin olacaksın, soğuk lastikle ölçüm yapacaksın. Birisi 32 iken diğeri 28 PSI kalırsa, sisteme bunu yeni standart diye yutturamazsın. Yuttursan bile ilk virajda sistem yine ötmeye başlar, seni yarı yolda bırakır.
Sık yapılan bir hata da mevsim geçişlerinde yaşanıyor. Kış gelir, hava soğur, gazlar sıkışır ve lastik basıncı kendiliğinden düşer. Sen hemen gidip kalibrasyon butonuna basarsan, aslında düşük basıncı "normal" olarak araca öğretmiş olursun. Yapma. Önce havanı tamamla, lastikler olması gereken basınca gelsin, sonra kalibrasyon sürecini başlat. Yani sorunu çözmeden üzerini örtmeye çalışmak, arabanın güvenlik sistemini tamamen kör etmek anlamına gelir ki bu da hiç akıl karı değil.
Bazen de ne yaparsan yap o lanet ışık sönmek bilmez. Tuşa basarsın, menüden sıfırlarsın, yola çıkar kilometrelerce sürersin ama paneldeki o göz sana bakmaya devam eder... Belli ki sensörün pili bitmiş ya da tekerlek değişimi sırasında janttaki o hassas parçaya zarar verilmiş. Böyle durumlarda zorlamanın, menüler arasında kaybolmanın bir alemi yok. Direkt bir lastikçiye gidip sensörlerin frekansını kontrol ettirmek, gerekirse o sensörü değiştirmek gerekir. Elektronik işi nihayetinde, bazen de parçanın kendisi miadını doldurur.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var, her markanın da bu kalibrasyonu yapma kafası bambaşka. Mesela bazı araçlar tuşa bastığın an işi bitirmez, senden birkaç kilometre yol yapmanı bekler. Arabayı çalıştırıp düz bir yolda saatte kırk elli kilometre hızla bir beş on dakika sürmen gerekir ki sensörler tekerleğin dönme hızını yeniden ölçüp kendini kalibre edebilsin. Yolda giderken "acaba oldu mu, neden hala yanıyor" diye dert etme, o kendi kendine halleder. Bazen de menüde "Set" seçeneğine basarsın ve araç durduğu yerde saniyeler içinde yeni durumu kabullenir. Kendi aracının huyunu suyunu bilmen şart, yoksa benzinlikte ekranla bakışıp durursun...
Lastiğe havayı tam bastığından emin olmadan bu sıfırlama işine girmek, kendi kendini kandırmaktan başka bir şey değil. Havada bir dengesizlik varsa, siz kalibrasyon yapsanız da o sensör bir süre sonra yine çıldıracaktır. Dört tekerleğin de kapı içindeki etikette yazan doğru PSI değerinde olduğundan emin olacaksın, soğuk lastikle ölçüm yapacaksın. Birisi 32 iken diğeri 28 PSI kalırsa, sisteme bunu yeni standart diye yutturamazsın. Yuttursan bile ilk virajda sistem yine ötmeye başlar, seni yarı yolda bırakır.
Sık yapılan bir hata da mevsim geçişlerinde yaşanıyor. Kış gelir, hava soğur, gazlar sıkışır ve lastik basıncı kendiliğinden düşer. Sen hemen gidip kalibrasyon butonuna basarsan, aslında düşük basıncı "normal" olarak araca öğretmiş olursun. Yapma. Önce havanı tamamla, lastikler olması gereken basınca gelsin, sonra kalibrasyon sürecini başlat. Yani sorunu çözmeden üzerini örtmeye çalışmak, arabanın güvenlik sistemini tamamen kör etmek anlamına gelir ki bu da hiç akıl karı değil.
Bazen de ne yaparsan yap o lanet ışık sönmek bilmez. Tuşa basarsın, menüden sıfırlarsın, yola çıkar kilometrelerce sürersin ama paneldeki o göz sana bakmaya devam eder... Belli ki sensörün pili bitmiş ya da tekerlek değişimi sırasında janttaki o hassas parçaya zarar verilmiş. Böyle durumlarda zorlamanın, menüler arasında kaybolmanın bir alemi yok. Direkt bir lastikçiye gidip sensörlerin frekansını kontrol ettirmek, gerekirse o sensörü değiştirmek gerekir. Elektronik işi nihayetinde, bazen de parçanın kendisi miadını doldurur.