Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Şanzıman kolunu ileri itiyorsun ama sanki arkada demir bir duvar varmış gibi öylece kalakalıyor, bazen de o meşhur metalik takırtıyla birlikte araç vites değiştirmeyi tamamen reddediyor. Debriyaj hidrolik sistemindeki en ufak bir basınç kaybı veya merkez silindirindeki kaçak, o akıcı sürüş deneyimini aniden bir kâbusa çeviriverir; peki ya sen bu durumu otoyolun ortasında yaşadıysan...
Senkronizatör dişlilerinin aşınması veya mil üzerindeki toleransların zamanla bozulması, özellikle soğuk sabahlarda birinci vitese geçişi imkansız kılan o gizli mekanik yıpranmanın ta kendisidir. Şanzıman yağı viskozitesini yitirdiğinde, içerideki senkromeçler metal üzerine metal sürtünerek dönme hızlarını eşitleyemez hale gelir ve sen o kolu zorladıkça aslında dişli uçlarını yavaş yavaş yontuyorsun.
Elektronik kontrollü otomatik şanzımanlarda işin rengi tamamen değişir, çünkü vites seçici şalter yani park sensör müşürü arızalandığında beyin vitesin hangi konumda olduğunu algılayamaz. Şanzıman beynine giden soketlerdeki oksitlenme veya tesisat kablolarındaki kılcal kopukluklar, aracın kendini korumaya alıp şanzımanı acil modda sabitlemesine yol açar; yani aslında araba kendi kendini kilitliyor...
Debriyaj baskı balata setinin ömrünü tamamlaması veya volan dişlisindeki kılcal çatlaklar, debriyaj pedalının tam ayırmamasına ve dolayısıyla ana milin dönmeye devam etmesine neden olur. Baskı bilyası bozulduğunda gelen o ince uğultu aslında sana son uyarısıdır, çünkü o bilya dağıldığı an çatalı iterken gereken kuvvet kaybolur ve sen o vites kolunu ne kadar sert çekersen çek boşa düşer.
Şanzıman kulağının yani motor takozunun kopması durumunda, motor ve şanzıman komple öne doğru yatarak vites halatlarına binen açıyı tamamen bozar ve kumanda telleri sıkışır. Vites halatı ayarının bozulması veya telin plastik mafsalının yerinden çıkması, içerideki kolun hareketini şanzıman üzerindeki kulağa iletmesini engeller; bazen sadece o küçük plastik klips kırılmıştır ama seni servise kadar koşturur.
Senkronizatör dişlilerinin aşınması veya mil üzerindeki toleransların zamanla bozulması, özellikle soğuk sabahlarda birinci vitese geçişi imkansız kılan o gizli mekanik yıpranmanın ta kendisidir. Şanzıman yağı viskozitesini yitirdiğinde, içerideki senkromeçler metal üzerine metal sürtünerek dönme hızlarını eşitleyemez hale gelir ve sen o kolu zorladıkça aslında dişli uçlarını yavaş yavaş yontuyorsun.
Elektronik kontrollü otomatik şanzımanlarda işin rengi tamamen değişir, çünkü vites seçici şalter yani park sensör müşürü arızalandığında beyin vitesin hangi konumda olduğunu algılayamaz. Şanzıman beynine giden soketlerdeki oksitlenme veya tesisat kablolarındaki kılcal kopukluklar, aracın kendini korumaya alıp şanzımanı acil modda sabitlemesine yol açar; yani aslında araba kendi kendini kilitliyor...
Debriyaj baskı balata setinin ömrünü tamamlaması veya volan dişlisindeki kılcal çatlaklar, debriyaj pedalının tam ayırmamasına ve dolayısıyla ana milin dönmeye devam etmesine neden olur. Baskı bilyası bozulduğunda gelen o ince uğultu aslında sana son uyarısıdır, çünkü o bilya dağıldığı an çatalı iterken gereken kuvvet kaybolur ve sen o vites kolunu ne kadar sert çekersen çek boşa düşer.
Şanzıman kulağının yani motor takozunun kopması durumunda, motor ve şanzıman komple öne doğru yatarak vites halatlarına binen açıyı tamamen bozar ve kumanda telleri sıkışır. Vites halatı ayarının bozulması veya telin plastik mafsalının yerinden çıkması, içerideki kolun hareketini şanzıman üzerindeki kulağa iletmesini engeller; bazen sadece o küçük plastik klips kırılmıştır ama seni servise kadar koşturur.