Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kışın o buz gibi sabahlarında direksiyona geçip motorun ısınmasını beklerken içeriye üfleyen o soğuk hava dalgası insanı gerçekten çileden çıkarabiliyor. Toyota araçların genel olarak mekanik sağlamlığına, motor ömrünün uzunluğuna ve yolda bırakmayan yapısına hepimiz hayranız elbette ama bu kalorifer sisteminin zaman zaman sergilediği o ısınmama inadı insanı çileden çıkarmaya fazlasıyla yetiyor. Yılların getirdiği tecrübeyle biliyorum ki bu sorun genellikle göründüğünden çok daha basit bir tıkanıklıktan veya ihmal edilmiş küçük bir parçadan kaynaklanıyor. Ön konsolun altındaki o karmaşık hortum düzenine bakıp hemen gözünüz korkmasın; soğutma sıvısının devirdaim yapmaması, kalorifer peteğinin kireçlenip tıkanması ya da sıcaklık klape motorunun görevini yerine getirememesi bu durumun başlıca failleridir...
Sistemin kalbinde dönen devirdaim pompasının yeterli basıncı üretememesi halinde, ısınan motor suyu maalesef kabin içerisindeki küçük radyatöre ulaşamıyor ve siz kaloriferi en sıcak konuma getirseniz bile menfezlerden ılık ile soğuk arası garip bir hava gelmeye devam ediyor. Araçta antifriz kullanımının aksatılması veya musluk suyu tercih edilmesi durumunda petek kanallarının içinde biriken tortular zamanla kemikleşir; dolayısıyla sıvının geçeceği kanallar daralır, hatta tamamen tıkandığı da olur. Hangi modeli kullanırsanız kullanın, soğutma sıvısının rengi kahverengiye dönmüşse veya genleşme kabında tuhaf çamurumsu bir birikinti fark ettiyseniz ısınma beklemek biraz hayalperestlik olur...
Bazen de sorun tamamen elektronik ya da mekanik klapelerin yönlendirme hatasından kaynaklanır ve siz dereceyi yükselttiğinizde dijital ekranda her şey yolunda görünse de içerideki kapak fiziki olarak sıcak tarafına geçmez. Torpidonun altından gelen hafif tıkırtı seslerini dinlemek, yönlendirme motorlarının çalışıp çalışmadığını anlamak adına oldukça pratik bir teşhis yöntemidir aslında. Eğer o minik klape motoru takılı kaldıysa ya da dişlileri sıyırdıysa dışarıdaki dondurucu soğuk doğrudan göğüs menfezlerinden içeriye dolmaya devam eder, siz de boşuna motorun ısınmasını beklersiniz...
Termostatın açık konumda takılı kalması ihtimalini de asla göz ardı etmemek gerekiyor, zira bu parça arızalandığında motor suyu sürekli radyatörden geçerek soğur ve ideal çalışma sıcaklığına bir türlü ulaşamaz. Hararet göstergeniz seyir halindeyken aşağı doğru düşüyorsa veya uzun süre ortadaki o ideal seviyeye tırmanamıyorsa sorunun kaynağını çok uzaklarda aramanıza gerek kalmaz. Aracın kendi motoru bile olması gereken çalışma sıcaklığına erişemezken, o ısıyı kabin içine aktarmasını beklemek fizik kurallarına biraz aykırı düşüyor...
Radyatör temizleme kimyasallarıyla peteği araçtan sökmeden ters yıkama yöntemiyle açmayı denemek çoğu zaman hayat kurtarıcı bir çözüm sunar, fakat bu işlemi yaparken basınca ve kullanılan malzemenin kalitesine ekstra özen göstermek şarttır. Yüksek basınçlı su uygulaması zayıflamış alüminyum kanalları patlatabilir ve o zaman göğsü tamamen söktürmek gibi oldukça masraflı bir süreçle karşı karşıya kalabilirsiniz. Ustaya gitmeden önce hortumların ikisinin de sıcak olup olmadığını elinizle kontrol etmek, girip çıkan suyun sıcaklık farkını hissetmek size arızanın boyutu hakkında çok net bir ipucu verecektir...
Sistemin kalbinde dönen devirdaim pompasının yeterli basıncı üretememesi halinde, ısınan motor suyu maalesef kabin içerisindeki küçük radyatöre ulaşamıyor ve siz kaloriferi en sıcak konuma getirseniz bile menfezlerden ılık ile soğuk arası garip bir hava gelmeye devam ediyor. Araçta antifriz kullanımının aksatılması veya musluk suyu tercih edilmesi durumunda petek kanallarının içinde biriken tortular zamanla kemikleşir; dolayısıyla sıvının geçeceği kanallar daralır, hatta tamamen tıkandığı da olur. Hangi modeli kullanırsanız kullanın, soğutma sıvısının rengi kahverengiye dönmüşse veya genleşme kabında tuhaf çamurumsu bir birikinti fark ettiyseniz ısınma beklemek biraz hayalperestlik olur...
Bazen de sorun tamamen elektronik ya da mekanik klapelerin yönlendirme hatasından kaynaklanır ve siz dereceyi yükselttiğinizde dijital ekranda her şey yolunda görünse de içerideki kapak fiziki olarak sıcak tarafına geçmez. Torpidonun altından gelen hafif tıkırtı seslerini dinlemek, yönlendirme motorlarının çalışıp çalışmadığını anlamak adına oldukça pratik bir teşhis yöntemidir aslında. Eğer o minik klape motoru takılı kaldıysa ya da dişlileri sıyırdıysa dışarıdaki dondurucu soğuk doğrudan göğüs menfezlerinden içeriye dolmaya devam eder, siz de boşuna motorun ısınmasını beklersiniz...
Termostatın açık konumda takılı kalması ihtimalini de asla göz ardı etmemek gerekiyor, zira bu parça arızalandığında motor suyu sürekli radyatörden geçerek soğur ve ideal çalışma sıcaklığına bir türlü ulaşamaz. Hararet göstergeniz seyir halindeyken aşağı doğru düşüyorsa veya uzun süre ortadaki o ideal seviyeye tırmanamıyorsa sorunun kaynağını çok uzaklarda aramanıza gerek kalmaz. Aracın kendi motoru bile olması gereken çalışma sıcaklığına erişemezken, o ısıyı kabin içine aktarmasını beklemek fizik kurallarına biraz aykırı düşüyor...
Radyatör temizleme kimyasallarıyla peteği araçtan sökmeden ters yıkama yöntemiyle açmayı denemek çoğu zaman hayat kurtarıcı bir çözüm sunar, fakat bu işlemi yaparken basınca ve kullanılan malzemenin kalitesine ekstra özen göstermek şarttır. Yüksek basınçlı su uygulaması zayıflamış alüminyum kanalları patlatabilir ve o zaman göğsü tamamen söktürmek gibi oldukça masraflı bir süreçle karşı karşıya kalabilirsiniz. Ustaya gitmeden önce hortumların ikisinin de sıcak olup olmadığını elinizle kontrol etmek, girip çıkan suyun sıcaklık farkını hissetmek size arızanın boyutu hakkında çok net bir ipucu verecektir...