Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun başına geçip anahtarı çevirdiğiniz o tek saniyede göğsünüzü sıkıştıran o metalik tık sesi, aslında yılların mekanik yorgunluğunun ve ihmal edilmiş küçük sinyallerin nihai çığlığıdır. Skoda kullanıcılarının özellikle kış aylarında veya uzun yolculukların tam ortasında sıkça karşılaştığı bu marş motoru kilitlenmesi, zannedildiği gibi aniden gelişen bir talihsizlik değil; adım adım yaklaşan bir elektrik-mekanik çöküşün sonucudur. Kontak anahtarından çıkan düşük akımlı komutun, kömür yuvalarında biriken toz ve oksit yüzünden kollektöre ulaşamaması, sürücüye sanki akü bitmiş izlenimi verir ama durum çok daha derin bir aşınma hikayesidir... Bazen kömürlerin tamamen tükenmesi bazen de marş dişlisinin volan dişlisine geçmesini sağlayan selenoid valfinin sıcaklık artışıyla genleşip sıkışması, o çok güvendiğiniz aracınızı birdenbire ağır bir metal kütlesine dönüştürebilir.
Akü voltajını ölçüp 12.6 voltu gördüğünüz halde marşın dönmemesi sizi hiç yanıltmasın, çünkü asıl mesele o enerjinin marş motorunun içine girdiğinde karşılaştığı dirençtir. Yıllardır sanayide tecrübe ettiğimiz sayısız vakada gördük ki, sürücüler genellikle marş otomatiğindeki temas noktalarının karbonlaşmasını gözden kaçırıyor, sorunu sürekli dış aksamlarda arıyorlar. Anahtarı her çevirişinizde röleden gelen o cılız ses, elektrik sisteminizin sağlam olduğuna fakat marş motorunun kendi içindeki iletkenliğini kaybettiğine dair en net işarettir. Gövdeye çekilen şasi kablosundaki en ufak bir korozyon bile voltajın düşmesine yol açar; yüksek akım çekmeye çalışan marş motorı da bu gücü bulamayınca içindeki sargıları yakma pahasına zorlanır, ısınır ve en sonunda tamamen tepkisiz kalır.
Sürekli aynı anahtarlama hareketini tekrarlamak veya araba çalışmadığı halde kontağı saniyelerce basılı tutmak yapabileceğiniz en büyük mekanik hatalardan biridir. Sanayi tabiriyle "marşa basıp beklemek", kömürlerin oturduğu kollektör dilimlerini aşırı ısıtıp lehimlerini eritmekten ve marş kolektörünü kullanılmaz hale getirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Aradaki o ince çizgiyi iyi çekmek lazım; eğer ilk iki saniyede motordan beklediğiniz o canlı dönme sesini alamıyorsanız, zorlamayı derhal kesmeli, marş otomatiğinin soğumasına izin vermelisiniz. Bazen marş motorunun döküm gövdesine sert bir cisimle hafifçe vurmanın geçici bir çözüm sunduğu doğrudur ancak bu yöntem sadece kömürlerin takılı kaldığı anlar için geçerli bir acil durum fantezisidir, kesinlikle kalıcı bir tamir yöntemi olarak görülmemelidir.
Marş dişlisinin (bendix) volan dişlisine geçerken çıkardığı o tiz cırtlama sesi, mekanik aksamın zamanlamasını kaybettiğinin ve geri dönüşü olmayan bir aşınmanın başladığının en belirgin habercisidir. Dişli yataklarındaki gres yağının zamanla tozla birleşip katılaşması, bendix’in ileri atıldıktan sonra geri çekilmesini geciktirir; bu durum çalışan motorun devriyle marş motorunun milini inanılmaz bir hızda döndürmesine neden olur. Şöyle düşünün; çalışan bir motorun krank mili, marş motorunu tersine çevirmeye başladığında içerideki gezegen dişli sistemini darmadağın eder ve o an saniyeler içinde yüzlerce liralık masraf kapınızı çalar. Bu tür bir cırtlama duyduğunuz an, "bir daha yapmaz herhalde" deyip geçmek yerine, marş motorunu söküp içindeki burçları ve temizlenip yeniden greslenmesi gereken mekanik aksamı bakıma almanız şarttır.
Peki, orijinal parça değişimi mi yoksa yetkili bir elektrik ustasının elinden çıkacak kapsamlı bir revizyon mu tercih edilmeli? Şahsi tecrübelerim gösteriyor ki, orijinal gövde yapısı korunan, kolektörü tornalanmış, kömürleri kaliteli malzemeyle değiştirilmiş ve selenoidi yenilenmiş bir Skoda marş motoru, piyasadaki yan sanayi sıfır ürünlerin birçoğundan çok daha uzun ömürlü çalışmaktadır. Yan sanayi ürünlerde kullanılan bakır alaşımların iletkenlik kalitesi düşük olduğundan, ilk birkaç aydan sonra özellikle sıcak motorda marşın yavaş dönmesi gibi garip sorunlar kafanızı kurcalamaya başlar. Kendi aracınızın üzerindeki fabrikasyon parçayı uzman bir elde tamamen söktürüp içindeki burçları, kömür tablasını ve otomatik mekanizmasını kaliteli parçalarla yeniletmek, hem cüzdanınızı korur hem de yolda kalma riskinizi sıfıra yakın bir seviyeye indirir.
Akü voltajını ölçüp 12.6 voltu gördüğünüz halde marşın dönmemesi sizi hiç yanıltmasın, çünkü asıl mesele o enerjinin marş motorunun içine girdiğinde karşılaştığı dirençtir. Yıllardır sanayide tecrübe ettiğimiz sayısız vakada gördük ki, sürücüler genellikle marş otomatiğindeki temas noktalarının karbonlaşmasını gözden kaçırıyor, sorunu sürekli dış aksamlarda arıyorlar. Anahtarı her çevirişinizde röleden gelen o cılız ses, elektrik sisteminizin sağlam olduğuna fakat marş motorunun kendi içindeki iletkenliğini kaybettiğine dair en net işarettir. Gövdeye çekilen şasi kablosundaki en ufak bir korozyon bile voltajın düşmesine yol açar; yüksek akım çekmeye çalışan marş motorı da bu gücü bulamayınca içindeki sargıları yakma pahasına zorlanır, ısınır ve en sonunda tamamen tepkisiz kalır.
Sürekli aynı anahtarlama hareketini tekrarlamak veya araba çalışmadığı halde kontağı saniyelerce basılı tutmak yapabileceğiniz en büyük mekanik hatalardan biridir. Sanayi tabiriyle "marşa basıp beklemek", kömürlerin oturduğu kollektör dilimlerini aşırı ısıtıp lehimlerini eritmekten ve marş kolektörünü kullanılmaz hale getirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Aradaki o ince çizgiyi iyi çekmek lazım; eğer ilk iki saniyede motordan beklediğiniz o canlı dönme sesini alamıyorsanız, zorlamayı derhal kesmeli, marş otomatiğinin soğumasına izin vermelisiniz. Bazen marş motorunun döküm gövdesine sert bir cisimle hafifçe vurmanın geçici bir çözüm sunduğu doğrudur ancak bu yöntem sadece kömürlerin takılı kaldığı anlar için geçerli bir acil durum fantezisidir, kesinlikle kalıcı bir tamir yöntemi olarak görülmemelidir.
Marş dişlisinin (bendix) volan dişlisine geçerken çıkardığı o tiz cırtlama sesi, mekanik aksamın zamanlamasını kaybettiğinin ve geri dönüşü olmayan bir aşınmanın başladığının en belirgin habercisidir. Dişli yataklarındaki gres yağının zamanla tozla birleşip katılaşması, bendix’in ileri atıldıktan sonra geri çekilmesini geciktirir; bu durum çalışan motorun devriyle marş motorunun milini inanılmaz bir hızda döndürmesine neden olur. Şöyle düşünün; çalışan bir motorun krank mili, marş motorunu tersine çevirmeye başladığında içerideki gezegen dişli sistemini darmadağın eder ve o an saniyeler içinde yüzlerce liralık masraf kapınızı çalar. Bu tür bir cırtlama duyduğunuz an, "bir daha yapmaz herhalde" deyip geçmek yerine, marş motorunu söküp içindeki burçları ve temizlenip yeniden greslenmesi gereken mekanik aksamı bakıma almanız şarttır.
Peki, orijinal parça değişimi mi yoksa yetkili bir elektrik ustasının elinden çıkacak kapsamlı bir revizyon mu tercih edilmeli? Şahsi tecrübelerim gösteriyor ki, orijinal gövde yapısı korunan, kolektörü tornalanmış, kömürleri kaliteli malzemeyle değiştirilmiş ve selenoidi yenilenmiş bir Skoda marş motoru, piyasadaki yan sanayi sıfır ürünlerin birçoğundan çok daha uzun ömürlü çalışmaktadır. Yan sanayi ürünlerde kullanılan bakır alaşımların iletkenlik kalitesi düşük olduğundan, ilk birkaç aydan sonra özellikle sıcak motorda marşın yavaş dönmesi gibi garip sorunlar kafanızı kurcalamaya başlar. Kendi aracınızın üzerindeki fabrikasyon parçayı uzman bir elde tamamen söktürüp içindeki burçları, kömür tablasını ve otomatik mekanizmasını kaliteli parçalarla yeniletmek, hem cüzdanınızı korur hem de yolda kalma riskinizi sıfıra yakın bir seviyeye indirir.