Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yaz sıcakları bastırdığında araca binip o buz gibi havayı üfletmeyi beklerken yüzünüze çarpan o boğucu sıcak var ya, işte her şeyin özeti tam olarak o hayal kırıklığıdır.
Skoda sahiplerinin garajda ya da serviste birbirine fısıldadığı en sinir bozucu sırlardan biridir klima gazı kaçağı.
O minicik deliklerin nerede saklandığını kimse tam olarak bilmez ama sonuç ortadadır: Sistem bir sabah uyanırsınız ki tamamen dilsiz kalmıştır.
Zamanla lastik hortumların kuruyup çatlaması ya da alüminyum boruların o titreşime daha fazla direnememesi...
Basit bir dolum yaptırıp geçeceğinizi sanırsınız oysa olay asla sadece gaz basmakla çözülmez.
Kompresörün o zarif uğultusu birdenbire kesildiğinde aslında içerideki değerli soğutucu akışkan çoktan havaya karışmıştır bile.
Servis yollarında harcanan o saatleri ve dökülen paraları düşününce insan kendi kendine sormadan edemiyor, bu Alman mühendisliği bu kadar hassas olmak zorunda mıydı?
Ön konsolun derinliklerinden gelen o gizemli tıslama sesine kulak verdiniz mi hiç; işte o ses kaçağın habercisidir.
Kaçak tespiti için kullanılan o özel UV boyalar bile bazen o kadar ustaca gizlenen delikleri bulamaz ki ustası bile başında saatlerce düşünür.
Sadece bir lastik conta kurudu diye bütün yazı ter içinde geçirmek reva mıdır şimdi?
Düzenli olarak sistemi çalıştırmak ve o gazı mühürlü odasında tutmak sandığınızdan çok daha fazla dikkat ister.
Kimi zaman radyatör peteklerine çarpan minicik bir taş parçası bile o pahalı sistemin tüm direncini saniyeler içinde kırabilir.
Skoda sahiplerinin garajda ya da serviste birbirine fısıldadığı en sinir bozucu sırlardan biridir klima gazı kaçağı.
O minicik deliklerin nerede saklandığını kimse tam olarak bilmez ama sonuç ortadadır: Sistem bir sabah uyanırsınız ki tamamen dilsiz kalmıştır.
Zamanla lastik hortumların kuruyup çatlaması ya da alüminyum boruların o titreşime daha fazla direnememesi...
Basit bir dolum yaptırıp geçeceğinizi sanırsınız oysa olay asla sadece gaz basmakla çözülmez.
Kompresörün o zarif uğultusu birdenbire kesildiğinde aslında içerideki değerli soğutucu akışkan çoktan havaya karışmıştır bile.
Servis yollarında harcanan o saatleri ve dökülen paraları düşününce insan kendi kendine sormadan edemiyor, bu Alman mühendisliği bu kadar hassas olmak zorunda mıydı?
Ön konsolun derinliklerinden gelen o gizemli tıslama sesine kulak verdiniz mi hiç; işte o ses kaçağın habercisidir.
Kaçak tespiti için kullanılan o özel UV boyalar bile bazen o kadar ustaca gizlenen delikleri bulamaz ki ustası bile başında saatlerce düşünür.
Sadece bir lastik conta kurudu diye bütün yazı ter içinde geçirmek reva mıdır şimdi?
Düzenli olarak sistemi çalıştırmak ve o gazı mühürlü odasında tutmak sandığınızdan çok daha fazla dikkat ister.
Kimi zaman radyatör peteklerine çarpan minicik bir taş parçası bile o pahalı sistemin tüm direncini saniyeler içinde kırabilir.