Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
EGR valfi arızası, modern dizel ve benzinli motorların en sinsi ve en çok masraf açan kronik kâbusudur. Araç sahibi, yokuş yukarı çıkarken birden gelen o boğuk hırıltıyı ve motorun gaz yemediğini fark ettiği an aslında binlerce liralık bir sürecin de fitili ateşlenmiştir.
Fabrika verileri ne söylerse söylesin, özellikle şehir içi trafikte sürekli dur-kalk yapan bir Skoda'nın emme manifoldunun o kurum bağlamaması fizik kurallarına aykırıdır. Egzoz gazının tekrar yanma odasına gönderilmesi mantığı kağıt üzerinde kusursuz görünse de, Türk yakıt kalitesi ve dur-kalk çilesiyle birleştiğinde işler sarpa sarıyor.
Servis rampasına çıkan her üç Skoda'dan ikisinde bu lanet valfin simsiyah katranla kaplandığını kendi gözlerimle gördüm. Ustalar hemen değişim çığlıkları atar; çünkü parça maliyeti ve işçilik dükkanın o haftaki cirosunu doğrudan kurtarır... Peki ya asıl mesele değişim değilse?
Motor arıza lambası yandığı an panik yapıp sanayiye koşanların %90'ı ellerinde yüklü bir fatura ile geri dönerler. Oysa balata spreyi ve biraz el emeğiyle çözülebilecek bir karbon birikintisi, sırf parça satma hırsı yüzünden sıfırıyla değiştiriliyor; bu kadarı da fazla ama.
Çekişten düşen bir araba sadece sürücüsünü yormaz, ruhunu da törpüler. Gaza basarsınız ama araba sanki arkasından çekiliyormuş gibi ağırkanlı hareket eder; işte o an motorun nefessiz kaldığı, o metal yığınının adeta boğulduğu andır.
Düzenli olarak yüksek devirde kullanılmayan, sürekli düşük vites ve düşük devirde sömürülen motorlar EGR'yi adeta kendi elleriyle tıkarlar. Otobana çıkıp şöyle bir "üfletmek" varken, neden herkes sanayideki ustaantonun iki dudağının arasında can versin ki?
Valfi söküp temizletmek yerine doğrudan iptal ettirenleri de anlamak mümkün değil, kısa vadede huzur verir ama muayeneden geçemeyince anlarsınız dünya kaç bucak. Mühendislerin o kadar hesap edip koyduğu bir parça sökülüp atılır mı hiç, sonra motorun dengesi altüst olunca "neden böyle oldu" diye bakakalırsınız.
Her gaz pedalına bastığınızda arkadan çıkan o siyah bulut sadece çevreye zarar vermez, cüzdanınızın da nasıl eridiğinin resmidir aslında. Skoda sahibi olmak özen ister, titizlik ister; öyle her arıza lambasına elinizde tornavidayla müdahale edemezsiniz ama mantıklı da yaklaşmak zorundasınız.
Fabrika verileri ne söylerse söylesin, özellikle şehir içi trafikte sürekli dur-kalk yapan bir Skoda'nın emme manifoldunun o kurum bağlamaması fizik kurallarına aykırıdır. Egzoz gazının tekrar yanma odasına gönderilmesi mantığı kağıt üzerinde kusursuz görünse de, Türk yakıt kalitesi ve dur-kalk çilesiyle birleştiğinde işler sarpa sarıyor.
Servis rampasına çıkan her üç Skoda'dan ikisinde bu lanet valfin simsiyah katranla kaplandığını kendi gözlerimle gördüm. Ustalar hemen değişim çığlıkları atar; çünkü parça maliyeti ve işçilik dükkanın o haftaki cirosunu doğrudan kurtarır... Peki ya asıl mesele değişim değilse?
Motor arıza lambası yandığı an panik yapıp sanayiye koşanların %90'ı ellerinde yüklü bir fatura ile geri dönerler. Oysa balata spreyi ve biraz el emeğiyle çözülebilecek bir karbon birikintisi, sırf parça satma hırsı yüzünden sıfırıyla değiştiriliyor; bu kadarı da fazla ama.
Çekişten düşen bir araba sadece sürücüsünü yormaz, ruhunu da törpüler. Gaza basarsınız ama araba sanki arkasından çekiliyormuş gibi ağırkanlı hareket eder; işte o an motorun nefessiz kaldığı, o metal yığınının adeta boğulduğu andır.
Düzenli olarak yüksek devirde kullanılmayan, sürekli düşük vites ve düşük devirde sömürülen motorlar EGR'yi adeta kendi elleriyle tıkarlar. Otobana çıkıp şöyle bir "üfletmek" varken, neden herkes sanayideki ustaantonun iki dudağının arasında can versin ki?
Valfi söküp temizletmek yerine doğrudan iptal ettirenleri de anlamak mümkün değil, kısa vadede huzur verir ama muayeneden geçemeyince anlarsınız dünya kaç bucak. Mühendislerin o kadar hesap edip koyduğu bir parça sökülüp atılır mı hiç, sonra motorun dengesi altüst olunca "neden böyle oldu" diye bakakalırsınız.
Her gaz pedalına bastığınızda arkadan çıkan o siyah bulut sadece çevreye zarar vermez, cüzdanınızın da nasıl eridiğinin resmidir aslında. Skoda sahibi olmak özen ister, titizlik ister; öyle her arıza lambasına elinizde tornavidayla müdahale edemezsiniz ama mantıklı da yaklaşmak zorundasınız.