Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Ateşleme sisteminin o minik ama hayati parçası tıkandığında, Skoda’nız size bunu öyle birdenbire değil, sindire sindire hissettirir. Hani sabahları kontağı çevirdiğinizde o her zamanki şık, seri motor sesi yerine sanki kaputun altında bir şeyler isteksizce dönüyormuş gibi bir hırıltı duyarsınız ya... İşte tam olarak o an, silindirlerin içinde o beklenen kusursuz kıvılcımın çakmadığının ilk işaretidir. Sanayide usta usta gezmeden önce bilmeniz gereken en temel şey, buji yıpranmaya başladığında motorun rölantideki o tatlı dengesinin tamamen bozulacağıdır. Araba durduğu yerde kendi kendine titremeye, devir saati de sanki canı sıkılıyormuş gibi hafif hafif aşağı yukarı oynamaya başladıysa, ateşleme odasında işler pek de yolunda gitmiyor demektir.
Sollamaya çıkarken gaza hafifçe yüklendiğinizde arabanın aniden isteksizleşip arkadan biri çekiyormuş gibi yığılması kadar sinir bozucu çok az şey vardır herhalde. Özellikle 1.2 veya 1.4 TSI gibi turbo beslemeli Skoda motorlarında buji arızası kendini tam da bu ani güç taleplerinde, yani tam yük altındaydı gösterir. Yanma odasına giren hava ve yakıt karışımı doğru zamanda patlamayınca motor resmen öksürmeye başlar. Siz pedala bassanız da o eski ataklığı bulamazsınız, sanki motor bir anlığına ne yapacağını unutur ve güç üretmek yerine sarsılır... Ya da tam tersi, gaza basmadığınız anlarda bile o tekleme hissi yavaş yavaş içinize bir kurt düşürmeye yeter.
Egzozdan gelen kokunun veya çıkan dumanın renginin değişmesi çoğu zaman sürücülerin gözünden kaçar ama aslında arabanın size attığı en net çığlıklardan biridir bu. Yanmamış benzin, buji kıvılcımı çakmadığı için doğrudan egzoz sistemine yönelir ve o çiğ yakıt kokusu kabine kadar sızabilir. Hatta zamanla bu durum Katalitik Konvertör gibi ateş pahası parçaların içine yanmamış benzin dolmasına ve onların da bozulmasına yol açar ki, sırf iki yüz liralık bir parçayı ihmal ettiğiniz için kendinizi binlerce liralık bir tamir faturasının karşısında bulabilirsiniz. Yolda giderken dikkatinizi çeken o garip egzoz patlamaları veya keskin benzin kokusu, aslında motorun size "bana biraz vakit ayır" deme şeklidir.
Yazın tek tıkta çalışan aracınız havalar biraz soğuduğunda nazlanmaya, marşı iki üç kez tekrarlatmayan başlayınca suçu hemen aküye atmak en kolay kaçış yoludur. Fakat asıl suçlu genellikle tırnak aralığı dolmuş, üzeri kurum kaplamış veya elektrotu erimiş o eski bujilerdir. Soğuk motorda yakıtı tutuşturmak zaten ekstra güç isterken, bir de bujinin direnci arttıysa o kıvılcım bir türlü atlamaz. Sabahları işe yetişmeye çalışırken omarş motorunun çaresizce dönme sesini dinlemek istemiyorsanız, periyodik bakımlarda "daha gider bu" denilerek geçiştirilen parçaların listesine ilk olarak bujiyi yazmalısınız.
LPG taktırılmış bir Octavia veya Superb kullanıyorsanız işler bir kat daha hassaslaşır çünkü gazın tutuşma sıcaklığı benzininkinden çok daha yüksektir. Benzinde fark etmediğiniz, önemsemediğiniz o minik kıvılcım kayıpları gazlı kullanımda devasa bir tekleme krizine dönüşebilir. Ateşleme bobini de bozuk bujinin yarattığı yüksek direnç yüzünden aşırı ısınır ve en sonunda o da pes eder. Yani anlayacağınız, zamanında değişmeyen basit bir buji, domino etkisiyle bütün ateşleme tesisatını sırayla yakmaya başlar.
Sarı renkli o motor arıza lambasının gösterge panelinde aniden belirivermesi çoğu sürücünün kabusudur ama aslında bir bakıma şanstır da. Göstergedeki o ikon yanıp sönmeye başladığında araba size "silindirlerden birinde misfire var, yani ateşleme kaçırıyorum" mesajını net bir şekilde verir. İhmal edip sürmeye devam ederseniz araç kendi güvenliği için motoru koruma moduna alabilir ve çekişi tamamen düşürebilir. Böyle bir durumda paniklemeden, arabayı çok zorlamadan en yakın güvendiğiniz ustaya geçmek ve teşhis cihazına bağlatıp hangi silindirin bujisinin çuvalladığını öğrenmek en mantıklı adım olacaktır.
Sollamaya çıkarken gaza hafifçe yüklendiğinizde arabanın aniden isteksizleşip arkadan biri çekiyormuş gibi yığılması kadar sinir bozucu çok az şey vardır herhalde. Özellikle 1.2 veya 1.4 TSI gibi turbo beslemeli Skoda motorlarında buji arızası kendini tam da bu ani güç taleplerinde, yani tam yük altındaydı gösterir. Yanma odasına giren hava ve yakıt karışımı doğru zamanda patlamayınca motor resmen öksürmeye başlar. Siz pedala bassanız da o eski ataklığı bulamazsınız, sanki motor bir anlığına ne yapacağını unutur ve güç üretmek yerine sarsılır... Ya da tam tersi, gaza basmadığınız anlarda bile o tekleme hissi yavaş yavaş içinize bir kurt düşürmeye yeter.
Egzozdan gelen kokunun veya çıkan dumanın renginin değişmesi çoğu zaman sürücülerin gözünden kaçar ama aslında arabanın size attığı en net çığlıklardan biridir bu. Yanmamış benzin, buji kıvılcımı çakmadığı için doğrudan egzoz sistemine yönelir ve o çiğ yakıt kokusu kabine kadar sızabilir. Hatta zamanla bu durum Katalitik Konvertör gibi ateş pahası parçaların içine yanmamış benzin dolmasına ve onların da bozulmasına yol açar ki, sırf iki yüz liralık bir parçayı ihmal ettiğiniz için kendinizi binlerce liralık bir tamir faturasının karşısında bulabilirsiniz. Yolda giderken dikkatinizi çeken o garip egzoz patlamaları veya keskin benzin kokusu, aslında motorun size "bana biraz vakit ayır" deme şeklidir.
Yazın tek tıkta çalışan aracınız havalar biraz soğuduğunda nazlanmaya, marşı iki üç kez tekrarlatmayan başlayınca suçu hemen aküye atmak en kolay kaçış yoludur. Fakat asıl suçlu genellikle tırnak aralığı dolmuş, üzeri kurum kaplamış veya elektrotu erimiş o eski bujilerdir. Soğuk motorda yakıtı tutuşturmak zaten ekstra güç isterken, bir de bujinin direnci arttıysa o kıvılcım bir türlü atlamaz. Sabahları işe yetişmeye çalışırken omarş motorunun çaresizce dönme sesini dinlemek istemiyorsanız, periyodik bakımlarda "daha gider bu" denilerek geçiştirilen parçaların listesine ilk olarak bujiyi yazmalısınız.
LPG taktırılmış bir Octavia veya Superb kullanıyorsanız işler bir kat daha hassaslaşır çünkü gazın tutuşma sıcaklığı benzininkinden çok daha yüksektir. Benzinde fark etmediğiniz, önemsemediğiniz o minik kıvılcım kayıpları gazlı kullanımda devasa bir tekleme krizine dönüşebilir. Ateşleme bobini de bozuk bujinin yarattığı yüksek direnç yüzünden aşırı ısınır ve en sonunda o da pes eder. Yani anlayacağınız, zamanında değişmeyen basit bir buji, domino etkisiyle bütün ateşleme tesisatını sırayla yakmaya başlar.
Sarı renkli o motor arıza lambasının gösterge panelinde aniden belirivermesi çoğu sürücünün kabusudur ama aslında bir bakıma şanstır da. Göstergedeki o ikon yanıp sönmeye başladığında araba size "silindirlerden birinde misfire var, yani ateşleme kaçırıyorum" mesajını net bir şekilde verir. İhmal edip sürmeye devam ederseniz araç kendi güvenliği için motoru koruma moduna alabilir ve çekişi tamamen düşürebilir. Böyle bir durumda paniklemeden, arabayı çok zorlamadan en yakın güvendiğiniz ustaya geçmek ve teşhis cihazına bağlatıp hangi silindirin bujisinin çuvalladığını öğrenmek en mantıklı adım olacaktır.