Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Otomobil dediğin karmaşık kablolar, sigortalar ve minik rölelerden oluşan, bazen insanı deli eden gizemli bir makinedir. Yolda giderken aniden stop eden bir araba, sürücünün kalbine kısa bir korku dalgası salar, hemen sağa çekilir ve kaput açılıp boş boş bakılır. Aslında sorunun kaynağı çoğunlukla motorun kalbine benzin pompalayan o küçük elektrikli parçanın elektriksiz kalmasıdır. Deponun içindeki yakıt pompası çalışmayı bıraktığında, motor ne kadar sağlam olursa olsun tek bir damla yakıt bile yakamaz...
Sigorta kutusunda yerini almış o küçük plastik parça, aslında bütün devrenin hayat sigortasıdır, yani fazla akım geçince kendini feda eder. Aracı çalıştırmak için kontağı çevirdiğinizde o hafif vızıltı sesi gelmiyorsa, benzin pompasının sigortası sessizce atmış olabilir ve siz bunu ancak marş motoru boşuna döndüğünde anlarsınız. Elektrik akımı bir anda kesilince pompa da anında durur, işte o an her şey biter, araba yürümeyi reddeder. Sürücü marşa basıp durur ama nafile, çünkü ana damarlara giden hayat suyu o küçük telin kopmasıyla kesilmiştir...
Eski ustalar bilir, bu tür ani duruşlarda ilk bakılacak yerlerden biri torpido gözünün altındaki ya da motor kaputunun kenarındaki sigorta panelidir. Pompanın sigortası attıysa, yenisini takarsınız ve araba tek marşta çalışır; ama ya sigorta hemen yine atarsa? İşte o zaman işin rengi değişir, muhtemelen pompada ya da kablo tesisatında gizli bir kısa devre vardır, yani mesele sadece plastik bir sigorta değiştirmekle çözülmez. Sürekli sigorta attıran bir arıza, sürücüyü yolda bırakmaktan öte, can sıkıcı bir elektrik laboratuvarı deneyine dönüşür...
Direksiyon başına geçtiğinizde aracınızın çıkardığı sesleri dinlemek bazen hayat kurtarır, özellikle kontağı açtığınız anki o tıkırtı ve vızıltı çok şey anlatır. Pompa arızası ya da sigorta atması durumu, trafikte en akıcı anda bile insanı ansızın yakalayabilir, hazırlıksız yakalanmamak için ufak tefek yedek sigortaları hep el altında tutmak gerek. Sonuçta metal yığını dediğimiz bu araçlar, en zayıf halkaları kadar güçlüdür ve bazen sadece onluk bir sigorta bütün yolculuğun kaderini belirler...
Sigorta kutusunda yerini almış o küçük plastik parça, aslında bütün devrenin hayat sigortasıdır, yani fazla akım geçince kendini feda eder. Aracı çalıştırmak için kontağı çevirdiğinizde o hafif vızıltı sesi gelmiyorsa, benzin pompasının sigortası sessizce atmış olabilir ve siz bunu ancak marş motoru boşuna döndüğünde anlarsınız. Elektrik akımı bir anda kesilince pompa da anında durur, işte o an her şey biter, araba yürümeyi reddeder. Sürücü marşa basıp durur ama nafile, çünkü ana damarlara giden hayat suyu o küçük telin kopmasıyla kesilmiştir...
Eski ustalar bilir, bu tür ani duruşlarda ilk bakılacak yerlerden biri torpido gözünün altındaki ya da motor kaputunun kenarındaki sigorta panelidir. Pompanın sigortası attıysa, yenisini takarsınız ve araba tek marşta çalışır; ama ya sigorta hemen yine atarsa? İşte o zaman işin rengi değişir, muhtemelen pompada ya da kablo tesisatında gizli bir kısa devre vardır, yani mesele sadece plastik bir sigorta değiştirmekle çözülmez. Sürekli sigorta attıran bir arıza, sürücüyü yolda bırakmaktan öte, can sıkıcı bir elektrik laboratuvarı deneyine dönüşür...
Direksiyon başına geçtiğinizde aracınızın çıkardığı sesleri dinlemek bazen hayat kurtarır, özellikle kontağı açtığınız anki o tıkırtı ve vızıltı çok şey anlatır. Pompa arızası ya da sigorta atması durumu, trafikte en akıcı anda bile insanı ansızın yakalayabilir, hazırlıksız yakalanmamak için ufak tefek yedek sigortaları hep el altında tutmak gerek. Sonuçta metal yığını dediğimiz bu araçlar, en zayıf halkaları kadar güçlüdür ve bazen sadece onluk bir sigorta bütün yolculuğun kaderini belirler...