Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Otomatik bir Renault kullanıyorsanız, sabahları vitesi D konumuna aldığınızda o tanıdık, yumuşak kavrama hissini beklersiniz. Bazen o his gelmez; dişliler sanki bir an kararsız kalır, derin bir nefes alır ve ancak ondan sonra yola koyulur. Şanzıman yağı ömrünü tamamladığında ya da elektrovanalar yorulduğunda araç size ilk sinyalini böyle verir. Bir sabah vites kolunu çekerken o milisaniyelik gecikmeyi fark ederseniz, arkasında yatan mekanik yorgunluğu anlamak gerekir. Kulak kabartmakta fayda var...
Yokuş yukarı tırmanırken motor devrinin aniden yükselmesi ama arabanın hızlanmaması şanzıman kaçırma problemine işaret eder. Motorun ürettiği güç tekerleklere tam olarak iletilemiyordur, sanki gizli bir el debriyaja hafifçe basılı tutuyormuş gibi bir his uyanır içinizde. Devir saati yukarı fırlar, motor bağırır fakat o ivmelenmeyi yakalayamazsınız. Debriyaj balatası aşınmış bir manuel araçta da, basınç kaybı yaşayan bir EDC şanzımanda da senaryo neredeyse aynıdır. Güç kaybı, şanzımanın içindeki hidrolik basıncın doğru yönetilemediğinin en net göstergelerinden biridir.
Sürüş esnasında, özellikle vites küçültürken arkadan birisi hafifçe vurmuş gibi hissettiren o ani sarsıntı... Sarsıntılı geçişler, hidrolik bloktaki milimetrik kanalların tıkanmaya başladığını fısıldar sürücüye. Yağ kalınlaşmıştır, metal çapakları o hassas yolları tıkamıştır ve vites geçişleri artık pürüzsüz değildir. Renault modellerinde sıkça karşımıza çıkan bu sert vuruntular, şanzıman beyninin basıncı ayarlayamamasından kaynaklanır genellikle. Yavaşlarken arabanın altından gelen o küt sesi duyduğunuzda, vites kutusunun içindeki valflerin artık senkronize çalışamadığını kabul etmek gerekir.
Gösterge panelinde aniden beliren o meşum "Vites Kutusu Kontrol Ettirin" uyarısı insanı biraz tedirgin eder tabii. Otomatik vites kutusu, kendini korumaya almak adına belirli bir viteste kilitlenip kalabilir ki biz buna güvenli mod diyoruz. Sistem, daha büyük bir mekanik kırımı önlemek adına performansı sınırlar ve sizi en yakın servise ulaştırmayı hedefler. Böyle bir durumda aracı zorlamamak, stop edip biraz beklemek geçici bir çözüm sunabilir ancak kalıcı bir tamiratın kapısını aralamak şarttır. Elektronik bir hata mı, yoksa ciddi bir basınç kaybı mı... Bunu ancak bilgisayarlı arıza tespiti söyleyebilir.
Araba rölantide çalışırken ya da seyir halindeyken vites kutusu bölgesinden gelen o ince, sürekli uğultu sesini hiç fark ettiniz mi? Şanzıman rulmanları aşındığında ya da içerideki dişliler susuz kaldığında metal metale sürtünmeye başlar ve kabine mekanik bir ninni yayılır. Bu ses zamanla uğultudan sürtünme sesine, oradan da bariz bir tıkırtıya dönüşebilir. Şanzıman yağının seviyesi düştükçe, içerideki ısınma artar ve parçalar adeta can çekişir. Sesi müzikle bastırmak yerine, o ince uğultunun kaynağına inmek bence çok daha akıllıca bir hareket olur.
Yokuş yukarı tırmanırken motor devrinin aniden yükselmesi ama arabanın hızlanmaması şanzıman kaçırma problemine işaret eder. Motorun ürettiği güç tekerleklere tam olarak iletilemiyordur, sanki gizli bir el debriyaja hafifçe basılı tutuyormuş gibi bir his uyanır içinizde. Devir saati yukarı fırlar, motor bağırır fakat o ivmelenmeyi yakalayamazsınız. Debriyaj balatası aşınmış bir manuel araçta da, basınç kaybı yaşayan bir EDC şanzımanda da senaryo neredeyse aynıdır. Güç kaybı, şanzımanın içindeki hidrolik basıncın doğru yönetilemediğinin en net göstergelerinden biridir.
Sürüş esnasında, özellikle vites küçültürken arkadan birisi hafifçe vurmuş gibi hissettiren o ani sarsıntı... Sarsıntılı geçişler, hidrolik bloktaki milimetrik kanalların tıkanmaya başladığını fısıldar sürücüye. Yağ kalınlaşmıştır, metal çapakları o hassas yolları tıkamıştır ve vites geçişleri artık pürüzsüz değildir. Renault modellerinde sıkça karşımıza çıkan bu sert vuruntular, şanzıman beyninin basıncı ayarlayamamasından kaynaklanır genellikle. Yavaşlarken arabanın altından gelen o küt sesi duyduğunuzda, vites kutusunun içindeki valflerin artık senkronize çalışamadığını kabul etmek gerekir.
Gösterge panelinde aniden beliren o meşum "Vites Kutusu Kontrol Ettirin" uyarısı insanı biraz tedirgin eder tabii. Otomatik vites kutusu, kendini korumaya almak adına belirli bir viteste kilitlenip kalabilir ki biz buna güvenli mod diyoruz. Sistem, daha büyük bir mekanik kırımı önlemek adına performansı sınırlar ve sizi en yakın servise ulaştırmayı hedefler. Böyle bir durumda aracı zorlamamak, stop edip biraz beklemek geçici bir çözüm sunabilir ancak kalıcı bir tamiratın kapısını aralamak şarttır. Elektronik bir hata mı, yoksa ciddi bir basınç kaybı mı... Bunu ancak bilgisayarlı arıza tespiti söyleyebilir.
Araba rölantide çalışırken ya da seyir halindeyken vites kutusu bölgesinden gelen o ince, sürekli uğultu sesini hiç fark ettiniz mi? Şanzıman rulmanları aşındığında ya da içerideki dişliler susuz kaldığında metal metale sürtünmeye başlar ve kabine mekanik bir ninni yayılır. Bu ses zamanla uğultudan sürtünme sesine, oradan da bariz bir tıkırtıya dönüşebilir. Şanzıman yağının seviyesi düştükçe, içerideki ısınma artar ve parçalar adeta can çekişir. Sesi müzikle bastırmak yerine, o ince uğultunun kaynağına inmek bence çok daha akıllıca bir hareket olur.