Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın o ilk soğuğunda Renault'nun koltuğuna oturup anahtarı çevirdiğinizde, fandan yüzünüze vurması gereken o sıcacık havanın aksine buz gibi bir esinti gelmesi... İnsanın bütün neşesini alıp götüren, direksiyon başında eldivenle oturmanıza neden olan o meşhur dert işte.
Klima panelinden dereceyi en yükseğe getiriyorsunuz, fan son hızda dönüyor ama nafaka yok. Göstergedeki motor soğutma suyu sıcaklık sensörünün, yani o bildiğimiz hararet ibresinin duruşuna bir bakın bakalım; orta çizgiye bir türlü ulaşamıyor veya tam oraya gelip sonra birden aşağı mı düşüyor?
Termostat dediğimiz o minik vana açık konumda takılı kaldığında, antifrizli su sürekli radyatörden geçip soğuyor ve motor ideal çalışma sıcaklığı olan 90 dereceye bir türlü ulaşamıyor. Haliyle kalorifer kazanına giden sıcak su miktarında büyük bir düşüş yaşanıyor, yani aslında kalorifer tesisatı sağlam ama motorun kendisi ısınamıyor ki size sıcak hava versin...
Bazen de bakıyorsunuz hararet ibresi tam kıvamında, motor sıcacık ama fandan gelen hava yine ılıkla soğuk arası gidip geliyor. İşte orada şüpheler doğrudan göğsün arkasına gizlenmiş olan o küçük kalorifer peteğine yöneliyor.
Sistemde zamanla biriken kireç, çamurlaşmış pas ve kalitesiz antifriz kullanımı, o minör su kanallarını tıkıyor işte... Su akışı zayıflayınca, üfleme fanı petekten geçen havayı ısıtmaya yetişemiyor; yani sıcak su oraya gidiyor gitmesine ama peteğin içinden rahatça dolaşıp ısıyı havaya aktaramıyor.
Aracın altında veya iç mekandaki halıların üzerinde bir ıslaklık var mı hiç dikkat ettiniz mi? Motor soğutma sıvısının seviyesi genleşme kabında yavaş yavaş azalıyorsa, kalorifer vana bağlantılarından ya da peteğin kendisinden sızan gözenekli bir kaçak, sistemde hava yapılmasına yol açabiliyor.
Soğutma sisteminde oluşan o hava kabarcıkları, suyun sirkülasyonunu tamamen kesip kaloriferin bir anda soğuk üflemesine sebep olur. Hani bir an sıcak üfleyip gaza basınca düzelir gibi olur, sonra rölantide yine buza keser ya...
Dijital veya manuel klima yönlendirme klapelerini hareket ettiren o küçük motorda veya tel mekanizmasında bir kopukluk yaşanmış olabilir mi? Sıcak-soğuk ayar düğmesini çevirdiğinizde arkada o yönlendirme kanadı dönmüyor ve hava sürekli dışarıdan gelen soğuk klape pozisyonunda takılı kalıyor olabilir.
Özellikle Megane ve Clio grubunda sıkça rastladığımız bu klape aktüatörü arızalandığında, sistem aslında sıcacık suyla doludur ama o sıcaklık kabin içine yönlendirilemez... Düğmeyle oynarken göğsün derinliklerinden gelen hafif tıkırtı sesleri, mekanizmanın zorlandığını ve kanadın takıldığını anlatır bize.
Belki de problem sanıldığından çok daha basit bir detayda hidden... Polen filtresi en son ne zaman değişti, yapraklar ve tozlar yüzünden tamamen tıkanmış bir filtre, fanın üflediği havanın petek üzerinden geçmesini tamamen engelleyebilir.
Debisi düşen havanın sıcaklığı da hissedilmez hale gelir; fan bas avazı çıktığı kadar bağırır ama havalandırma menfezinden parmak ucunuza sadece cılız bir rüzgar değer. Önce basit şeylerden başlamak gerek, bir polen filtresini söküp bakmak bazen yüzlerce liralık petek temizleme masrafından kurtarır insanı.
Devirdaim pompası dediğimiz su pompası, kanatçıkları aşındığı için soğutma sıvısını yeterli basınçla kalorifer radyatörüne pompalayamıyor da olabilir. Rölantide dururken buz gibi üfleyen havanın, gaza basıp devir yükseldikçe biraz olsun ısınmasının arkasındaki gizli fail genellikle bu pompadır işte.
Triger seti değişirken ihmal edilen bir devirdaim, zamanla o plastik veya metal kanatlarını kaybeder ve suyu çevirmekte zorlanır... Hal böyle olunca sıcak su motor bloğunda hapsolur ama kabin içine kadar ulaşacak gücü bulamaz.
İşe önce antifriz seviyesini ve kalitesini kontrol ederek başlamak en mantıklısı. Tıkalı bir petek için sanayide hemen "göğüs sökülecek" diyen ustalara koşmadan önce, özel temizleme makineleri ve kimyasallarla tersten tazyikli su basılarak yapılan petek yıkama işlemini bir denemekte fayda var.
Termostatı orijinal derecesinde yenilemek, sistemin havasını güzelce almak ve kaliteden ödün vermeden doğru antifriz karışımını koymak... Bazen küçücük bir hava alma tapası bile sizi o dondurucu kış sabahlarında sıcacık bir sürüşten mahrum bırakabilir.
Klima panelinden dereceyi en yükseğe getiriyorsunuz, fan son hızda dönüyor ama nafaka yok. Göstergedeki motor soğutma suyu sıcaklık sensörünün, yani o bildiğimiz hararet ibresinin duruşuna bir bakın bakalım; orta çizgiye bir türlü ulaşamıyor veya tam oraya gelip sonra birden aşağı mı düşüyor?
Termostat dediğimiz o minik vana açık konumda takılı kaldığında, antifrizli su sürekli radyatörden geçip soğuyor ve motor ideal çalışma sıcaklığı olan 90 dereceye bir türlü ulaşamıyor. Haliyle kalorifer kazanına giden sıcak su miktarında büyük bir düşüş yaşanıyor, yani aslında kalorifer tesisatı sağlam ama motorun kendisi ısınamıyor ki size sıcak hava versin...
Bazen de bakıyorsunuz hararet ibresi tam kıvamında, motor sıcacık ama fandan gelen hava yine ılıkla soğuk arası gidip geliyor. İşte orada şüpheler doğrudan göğsün arkasına gizlenmiş olan o küçük kalorifer peteğine yöneliyor.
Sistemde zamanla biriken kireç, çamurlaşmış pas ve kalitesiz antifriz kullanımı, o minör su kanallarını tıkıyor işte... Su akışı zayıflayınca, üfleme fanı petekten geçen havayı ısıtmaya yetişemiyor; yani sıcak su oraya gidiyor gitmesine ama peteğin içinden rahatça dolaşıp ısıyı havaya aktaramıyor.
Aracın altında veya iç mekandaki halıların üzerinde bir ıslaklık var mı hiç dikkat ettiniz mi? Motor soğutma sıvısının seviyesi genleşme kabında yavaş yavaş azalıyorsa, kalorifer vana bağlantılarından ya da peteğin kendisinden sızan gözenekli bir kaçak, sistemde hava yapılmasına yol açabiliyor.
Soğutma sisteminde oluşan o hava kabarcıkları, suyun sirkülasyonunu tamamen kesip kaloriferin bir anda soğuk üflemesine sebep olur. Hani bir an sıcak üfleyip gaza basınca düzelir gibi olur, sonra rölantide yine buza keser ya...
Dijital veya manuel klima yönlendirme klapelerini hareket ettiren o küçük motorda veya tel mekanizmasında bir kopukluk yaşanmış olabilir mi? Sıcak-soğuk ayar düğmesini çevirdiğinizde arkada o yönlendirme kanadı dönmüyor ve hava sürekli dışarıdan gelen soğuk klape pozisyonunda takılı kalıyor olabilir.
Özellikle Megane ve Clio grubunda sıkça rastladığımız bu klape aktüatörü arızalandığında, sistem aslında sıcacık suyla doludur ama o sıcaklık kabin içine yönlendirilemez... Düğmeyle oynarken göğsün derinliklerinden gelen hafif tıkırtı sesleri, mekanizmanın zorlandığını ve kanadın takıldığını anlatır bize.
Belki de problem sanıldığından çok daha basit bir detayda hidden... Polen filtresi en son ne zaman değişti, yapraklar ve tozlar yüzünden tamamen tıkanmış bir filtre, fanın üflediği havanın petek üzerinden geçmesini tamamen engelleyebilir.
Debisi düşen havanın sıcaklığı da hissedilmez hale gelir; fan bas avazı çıktığı kadar bağırır ama havalandırma menfezinden parmak ucunuza sadece cılız bir rüzgar değer. Önce basit şeylerden başlamak gerek, bir polen filtresini söküp bakmak bazen yüzlerce liralık petek temizleme masrafından kurtarır insanı.
Devirdaim pompası dediğimiz su pompası, kanatçıkları aşındığı için soğutma sıvısını yeterli basınçla kalorifer radyatörüne pompalayamıyor da olabilir. Rölantide dururken buz gibi üfleyen havanın, gaza basıp devir yükseldikçe biraz olsun ısınmasının arkasındaki gizli fail genellikle bu pompadır işte.
Triger seti değişirken ihmal edilen bir devirdaim, zamanla o plastik veya metal kanatlarını kaybeder ve suyu çevirmekte zorlanır... Hal böyle olunca sıcak su motor bloğunda hapsolur ama kabin içine kadar ulaşacak gücü bulamaz.
İşe önce antifriz seviyesini ve kalitesini kontrol ederek başlamak en mantıklısı. Tıkalı bir petek için sanayide hemen "göğüs sökülecek" diyen ustalara koşmadan önce, özel temizleme makineleri ve kimyasallarla tersten tazyikli su basılarak yapılan petek yıkama işlemini bir denemekte fayda var.
Termostatı orijinal derecesinde yenilemek, sistemin havasını güzelce almak ve kaliteden ödün vermeden doğru antifriz karışımını koymak... Bazen küçücük bir hava alma tapası bile sizi o dondurucu kış sabahlarında sıcacık bir sürüşten mahrum bırakabilir.