Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah işe giderken o tanıdık yokuşta araba birden yığılıverdi, gaz pedalına basıyorsun ama tık yok.
Göstergede yanan o minik motor arıza lambası sanki insanın neşesini bir anda silip süpürüyor, insan ofis yolunda kendi kendine homurdanmaya başlıyor.
Egzozdan gelen o hafif siyah dumanı ayna kontrol ederken fark ediyorsun da, miden bulanıyor adeta.
Kurum bağlamış bir metal parçasının bütün motorun huzurunu kaçırabileceğini kim düşünebilirdi ki.
Servisteki usta elinde anahtarla gelip "EGR valfi yine pert" dediğinde yüzündeki o bilmiş ifadeye gıcık oluyorsun.
Aslında şehir içinde hep düşük devirde kullanmanın faturasını kesiyorlar işte sana.
Temizletmek mi gerek yoksa doğrudan değiştirmek mi daha mantıklı, usta bir onu diyor bir bunu...
Parçanın fiyatını duyunca insanın cebindeki akrep canlanıyor tabii, yetkili servis ile sanayi arasında gidip geliyorsun.
Aracın motoru biraz nefes alsın istiyorsan bazen yüksek devirde uzun yola çıkmak şart azizim.
Zift gibi yapışkan kurum tabakasını o valften söküp atarken ustanın döktüğü akaryakıt kokusu hâlâ burnumda tütüyor sanki.
Çekişten düşen o atik arabanın eski günlerine dönmesi, gazı köklediğinde sırtını koltuğa yaslaması paha biçilemez bir huzur veriyor insana.
Göstergede yanan o minik motor arıza lambası sanki insanın neşesini bir anda silip süpürüyor, insan ofis yolunda kendi kendine homurdanmaya başlıyor.
Egzozdan gelen o hafif siyah dumanı ayna kontrol ederken fark ediyorsun da, miden bulanıyor adeta.
Kurum bağlamış bir metal parçasının bütün motorun huzurunu kaçırabileceğini kim düşünebilirdi ki.
Servisteki usta elinde anahtarla gelip "EGR valfi yine pert" dediğinde yüzündeki o bilmiş ifadeye gıcık oluyorsun.
Aslında şehir içinde hep düşük devirde kullanmanın faturasını kesiyorlar işte sana.
Temizletmek mi gerek yoksa doğrudan değiştirmek mi daha mantıklı, usta bir onu diyor bir bunu...
Parçanın fiyatını duyunca insanın cebindeki akrep canlanıyor tabii, yetkili servis ile sanayi arasında gidip geliyorsun.
Aracın motoru biraz nefes alsın istiyorsan bazen yüksek devirde uzun yola çıkmak şart azizim.
Zift gibi yapışkan kurum tabakasını o valften söküp atarken ustanın döktüğü akaryakıt kokusu hâlâ burnumda tütüyor sanki.
Çekişten düşen o atik arabanın eski günlerine dönmesi, gazı köklediğinde sırtını koltuğa yaslaması paha biçilemez bir huzur veriyor insana.